Kelimeler
Osmanlıca sık kullanılan kelimeler: metinlerin iskeleti
· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Osmanlıca sık kullanılan kelimeler, hangi metni açarsanız açın karşınıza çıkan küçük bir kelime grubudur: ve, ile, için, gibi, kadar, ki, bu, o, bir, olmak, etmek ve -dır ek-fiili bunların başında gelir. Bu kelimeler kısa, kalıplaşmış ve her sayfada defalarca tekrarlanan sözler olduğu için önce bunları öğrenmek, Osmanlıca okumayı en hızlı kolaylaştıran adımdır. Bir gazete sütununda ya da bir mektupta bilmediğiniz kelimeler olsa bile, bu iskelet kelimeleri tanıdığınızda cümlenin yapısını görür, gerisini sözlükle tamamlarsınız.
Aşağıda en çok kullanılan Osmanlıca kelimeleri gruplar halinde bulacaksınız: bağlaçlar ve edatlar, zamirler ve soru kelimeleri, yardımcı fiiller ve sık fiiller, metinlerde sürekli tekrarlanan Arapça-Farsça isimler ve sıfatlar. Her tabloda kelimenin Osmanlıca yazılışı, okunuşu ve anlamı yer alıyor. Henüz harfleri tanımıyorsanız önce Osmanlıca alfabe sayfasına göz atmanızı öneririz.
Neden önce sık kullanılan kelimeler öğrenilmeli?
Bütün dillerde olduğu gibi Osmanlıcada da kelimelerin kullanım sıklığı eşit dağılmaz. Küçük bir kelime grubu, metnin büyük bölümünü oluşturur. Bunlar çoğunlukla anlamı az, görevi çok olan kelimelerdir: bağlaçlar, edatlar, zamirler ve yardımcı fiiller. "Bu", "ve", "için", "olmak" gibi sözler her konuda, her türde ve her dönemde kullanılır.
Osmanlıca öğrenen biri için bu kelimelerin iki ayrı faydası vardır:
- Hız kazandırır. Bu kelimeleri her seferinde harf harf çözmek zorunda kalmazsınız. Göz onları bir bütün olarak tanır ve dikkatiniz bilmediğiniz kelimelere kalır.
- Cümleyi böler. Osmanlıca metinlerde noktalama işaretleri bugünkü kadar düzenli değildir. و ve, كه ki, ایچون için gibi kelimeler, cümlenin nerede bölündüğünü ve hangi parçanın neye bağlandığını gösteren işaretler gibi çalışır.
Bu yüzden sık kelimeler, ezberlenecek bir liste olmaktan çok okumayı yönlendiren tabelalar gibidir. Aşağıdaki tabloları okurken her kelimeyi birkaç kez kendiniz yazmayı deneyin; yazdığınız kelimeyi okurken çok daha hızlı tanırsınız.
En çok kullanılan Osmanlıca bağlaçlar ve edatlar
Bağlaçlar ve edatlar, Osmanlıca metinlerin en sık tekrar eden parçalarıdır. Bir kısmı Türkçe, bir kısmı Arapça ya da Farsça kökenlidir. Köken önemlidir, çünkü yazılışı belirler: Türkçe kelimeler ünlüleri harflerle gösterme eğilimindedir, Arapça ve Farsça kelimeler ise kendi dillerindeki imlayı korur.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam | Köken |
|---|---|---|---|
| و | ve | ve | Arapça |
| ایله | ile | ile, birlikte | Türkçe |
| ایچون | için | için | Türkçe |
| كبی | gibi | gibi | Türkçe |
| قدر | kadar | kadar | Arapça |
| كه | ki | ki | Farsça |
| دخی | dahi | de, da; bile | Türkçe |
| هم | hem | hem | Farsça |
| یا | ya | ya, veya | Farsça |
| اما | ammâ | ama | Arapça |
| لكن | lâkin | ama, fakat | Arapça |
| فقط | fakat | fakat; yalnız | Arapça |
| چونكه | çünkü | çünkü | Farsça |
| زیرا | zîrâ | çünkü | Farsça |
| اگر | eğer | eğer | Farsça |
| بلكه | belki | belki; bilakis | Farsça |
| یعنی | yani | yani | Arapça |
| حتی | hattâ | hatta | Arapça |
| اوزره | üzere | üzere | Türkçe |
| صوڭرا | sonra | sonra | Türkçe |
Bu tabloda dikkat çeken birkaç nokta var:
- و ve tek harftir ve kendinden sonraki harfe bitişmez. Farsça tamlamalarda iki kelimeyi bağlayan u/ü sesi de aynı harfle yazılır: leyl ü nehâr (gece ve gündüz).
- كه ki kelimesinde sondaki he, i sesini gösterir. Bu, Farsçadan gelen bir imladır ve Türkçe kelimelerin genel kuralına uymaz.
- كبی gibi kelimesinde kef harfi g okunur. Matbu metinlerin çoğunda g sesi için ayrı bir gef işareti kullanılmaz; kef hem k hem g okunabilir. Bu konuyu kef harfi sayfasında ayrıntılı bulabilirsiniz.
- صوڭرا sonra kelimesinde n sesi için nef (sağır kef) kullanılır. Bu harf bugünkü Türkçede kaybolmuş genizden gelen bir sesi gösterir; nef harfi sayfasında örnekleriyle anlatılır.
- Bağlaç olan de/da, eski ve resmî metinlerde sık sık دخی dahi biçiminde görülür. 19. yüzyıl düzyazısında ise bağlaç olarak ده da yaygındır; iki biçim uzun süre yan yana kullanılmıştır. Bulunma eki -de/-da ise kelimeye bitişik ده ile yazılır: اوده evde.
Özetle: Bir metinde و, كه, ایچون ve ایله kelimelerini gördüğünüz yerde durup cümlenin oradan bölündüğünü düşünün. Bu basit alışkanlık uzun Osmanlıca cümleleri çözmeyi çok kolaylaştırır.
Zamirler, işaret sözleri ve soru kelimeleri
Zamirler ve soru kelimeleri hem kısadır hem de çok sık kullanılır. Hepsi Türkçe kökenli olduğu için yazılışları Türkçe kelimelerin imla kurallarına uyar: kelime başındaki ünlü elif ile, o/ö/u/ü sesleri vav ile, ı/i sesleri ye ile gösterilir. Bu kuralları ayrıntılı görmek isterseniz ünlülerin yazılışı dersi iyi bir başlangıçtır.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|
| بن | ben | birinci tekil kişi |
| سن | sen | ikinci tekil kişi |
| او | o | üçüncü tekil kişi; işaret sözü |
| بز | biz | birinci çoğul kişi |
| سز | siz | ikinci çoğul kişi |
| انلر | onlar | üçüncü çoğul kişi |
| بو | bu | yakını gösterir |
| شو | şu | biraz uzağı gösterir |
| كندی | kendi | dönüşlülük zamiri |
| بر | bir | sayı; belgisiz sıfat |
| هر | her | her |
| هیچ | hiç | hiç |
| نه | ne | ne |
| كیم | kim | kim |
| نره | nere | nere |
| ناصل | nasıl | nasıl |
| نیچون | niçin | niçin |
Bu tablodaki kelimelerin bazıları birden fazla biçimde karşınıza çıkabilir. Onlar kelimesi انلر yanında اونلر olarak da yazılmıştır; her iki yazılış da matbu metinlerde görülür. Nasıl kelimesinin ناصل yazılışında s sesi için sad kullanılması dikkat çekicidir: kalın ünlülü Türkçe kelimelerde s sesi zaman zaman sad ile yazılır.
Aynı yazılan kısa kelimelere dikkat
Zamirler kısa olduğu için başka kelimelerle aynı yazılabilir. Osmanlıcada kısa ünlülerin çoğu yazılmadığından bu durum sık görülür:
- بز hem biz hem bez okunabilir.
- سز hem siz hem de -sız/-siz ekinin yazılışıdır.
- او hem o hem ev okunabilir; tek başına duran bir او çoğu zaman zamirdir, ama اوده evde örneğinde olduğu gibi ek aldığında ev olabilir.
- بر çoğunlukla bir okunur; Farsça tamlamalarda ber (üzere, üstüne) anlamına da gelebilir.
Bu kelimelerin doğru okunuşunu her zaman cümle belirler. Okumayı ilerlettikçe bu tahminleri farkında olmadan yapmaya başlarsınız. Okuma stratejilerini Osmanlıca nasıl okunur yazısında daha ayrıntılı bulabilirsiniz.
Osmanlıca metinlerde en sık geçen fiiller
Fiiller arasında sıklık açısından açık ara önde olanlar yardımcı fiillerdir. Osmanlıcada Arapça ve Farsça isimler çoğunlukla etmek, olmak, eylemek ve kılmak fiilleriyle birleşerek fiil yapar: kabul etmek, tayin olunmak, ihsan eylemek gibi. Bu yüzden bu dört fiil neredeyse her cümlede karşınıza çıkar.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam / kullanım |
|---|---|---|
| اولمق | olmak | olmak; edilgen yardımcı fiil |
| ایتمك | etmek | yapmak; birleşik fiil yardımcısı |
| ایلمك | eylemek | etmek (daha resmî ve edebî) |
| قیلمق | kılmak | etmek, yapmak |
| گلمك | gelmek | gelmek |
| گیتمك | gitmek | gitmek |
| ویرمك | vermek | vermek |
| آلمق | almak | almak |
| دیمك | demek | söylemek |
| گورمك | görmek | görmek |
| بیلمك | bilmek | bilmek |
| یازمق | yazmak | yazmak |
| اوقومق | okumak | okumak |
| بولمق | bulmak | bulmak |
| ایستمك | istemek | istemek |
| قالمق | kalmak | kalmak |
| چیقمق | çıkmak | çıkmak |
Fiillerin mastar halinde dikkat edilecek kural, kalın ve ince ünlülü kelimelerin farklı mastar eki almasıdır: kalın ünlülü fiillerde مق (-mak), ince ünlülü fiillerde مك (-mek) yazılır. یازمق yazmak ile گلمك gelmek bu farkı açıkça gösterir. Bu kural sayesinde mastarın son harfine bakarak kelimenin kalın mı ince mi okunacağını da tahmin edebilirsiniz.
Birleşik fiiller: isim + etmek, olmak, eylemek
Osmanlıcanın en verimli kelime yapma yolu, Arapça ya da Farsça bir ismin yanına yardımcı fiil getirmektir. Bu yapılar son derece çoktur, ama hepsi aynı mantıkla çalışır: isim anlamı taşır, yardımcı fiil ise çekimi üstlenir. Bu yüzden ایتمك etmek ve اولمق olmak fiillerinin çekimli biçimlerini tanıyan okuyucu, yeni bir birleşik fiille karşılaştığında yalnızca isim kısmını öğrenmek zorunda kalır.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|
| قبول ایتمك | kabûl etmek | kabul etmek |
| تشكر ایتمك | teşekkür etmek | teşekkür etmek |
| دوام ایتمك | devâm etmek | sürdürmek |
| تعیین اولنمق | ta'yîn olunmak | atanmak |
| عفو ایلمك | afv eylemek | bağışlamak |
Resmî metinlerde edilgen yapılar için اولنمق olunmak çok sık kullanılır: bir memurun atandığını bildiren cümlelerde ta'yîn olunmuşdur gibi ifadeler görürsünüz. Eylemek ise etmek ile aynı anlamı taşır, ama daha süslü ve resmî bir üslubu yansıtır.
Ek-fiil ve sık görülen fiil biçimleri
Ek-fiil, Osmanlıca metinlerde belki de en sık görülen unsurdur. Bugünkü -dır/-dir eki, yazıda her zaman در biçimindedir ve kelimeye bitişik yazılır: لازمدر lâzımdır, گوزلدر güzeldir. Geçmiş ve rivayet bildiren biçimler ise çoğu zaman ayrı yazılır:
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|
| در | -dır, -dir | ek-fiil (geniş zaman) |
| ایدی | idi | -dı, -di |
| ایمش | imiş | -mış, -miş |
| ایسه | ise | -sa, -se; ise |
| دگل | değil | olumsuzluk |
| وار | var | var |
| یوق | yok | yok |
ایدی idi ve ایمش imiş bugünkü Türkçede çoğunlukla eke dönüşmüş olsa da Osmanlıca metinlerde ayrı kelime olarak sık yazılır: گلمش ایدی gelmiş idi (gelmişti). Eklerin yazılışını sistemli biçimde görmek için Türkçe kelimelerin imlası ve ekler dersine bakabilirsiniz; orada çokluk, hâl ve zaman eklerinin her biri örnekle gösterilir.
Metinlerde sürekli tekrarlanan Arapça ve Farsça isimler
Osmanlıca metinlerin söz varlığında Arapça ve Farsça kelimeler büyük yer tutar. Bunların bir kısmı bugün de kullandığımız kelimelerdir; bir kısmı ise özellikle resmî yazışmalarda, gazetelerde ve kitaplarda kalıplaşmış biçimde sürekli tekrarlanır. Aşağıdaki liste, konu fark etmeksizin metinlerde sık karşılaşacağınız isimlerden oluşur.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam | Köken |
|---|---|---|---|
| وقت | vakit | zaman | Arapça |
| زمان | zamân | zaman | Arapça |
| حال | hâl | durum | Arapça |
| شی | şey | şey | Arapça |
| انسان | insân | insan | Arapça |
| آدم | âdem / adam | insan, kişi | Arapça |
| دولت | devlet | devlet; talih | Arapça |
| ملت | millet | millet; topluluk | Arapça |
| مملكت | memleket | ülke, yurt | Arapça |
| شهر | şehir | şehir | Farsça |
| خلق | halk | halk; yaratma | Arapça |
| حق | hak | hak; gerçek | Arapça |
| امر | emir | buyruk; iş | Arapça |
| خصوص | husûs | konu, mesele | Arapça |
| سنه | sene | yıl | Arapça |
| ساعت | sâat | saat | Arapça |
| كتاب | kitâb | kitap | Arapça |
| علم | ilm (ilim) | bilgi, bilim | Arapça |
| عالم | âlem / âlim | dünya / bilgin | Arapça |
| لازم | lâzım | gerekli | Arapça |
Bu listedeki عالم kelimesi, Osmanlıca okumada bağlamın neden bu kadar önemli olduğunu gösteren güzel bir örnektir. Aynı harflerle yazılan kelime hem âlem (dünya, evren) hem de âlim (bilgin) okunabilir. Âlem-i İslâm gibi bir tamlamada âlem, âlim bir zât gibi bir ifadede âlim okunur. Arapça kelimelerin kök ve kalıp sistemini tanımak bu tür ayrımları kolaylaştırır; konuya giriş için Arapça ve Farsça kelimeler dersine bakabilirsiniz.
Resmî yazışmalarda sık geçen kalıp kelimeler
Arşiv belgeleri ve resmî yazılar okumak istiyorsanız aşağıdaki kelimeleri neredeyse her belgede göreceksiniz. Bunlar daha önce sözü geçmiş bir kişiyi, şeyi ya da konuyu işaret etmeye yarar:
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|
| ایشبو | işbu | bu, şu (resmî dilde) |
| مذكور | mezkûr | adı geçen (şey) |
| مرقوم | merkûm | adı geçen (kişi) |
| عرض | arz | sunma, bildirme |
| حقنده | hakkında | hakkında |
| خصوصنده | husûsunda | konusunda |
Düzyazıda sık geçen kalıplaşmış bağlantı sözleri
Osmanlıca düzyazıyı, özellikle 19. yüzyıl gazete ve kitaplarını okurken bazı Arapça ve Farsça kökenli bağlantı sözlerinin sürekli tekrarlandığını fark edeceksiniz. Bunlar paragraflar ve cümleler arasında geçiş kurar: bir sonucu bildirir, bir karşıtlığı haber verir ya da örnek getirir. Bugün çoğu kullanımdan düşmüş olsa da Osmanlıca okuyan biri için vazgeçilmezdir.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|
| بناء علیه | binâenaleyh | bundan dolayı, bu sebeple |
| معهذا | maahâzâ | bununla birlikte |
| مع مافیه | maamâfih | bununla beraber, yine de |
| حالبوكه | hâlbuki | oysa |
| اگرچه | eğerçi | gerçi, her ne kadar |
| مثلا | meselâ | örneğin |
| بالخاصه | bilhâssa | özellikle |
| ذاتا | zâten | zaten |
| فی الحقیقه | fi'l-hakîka | gerçekte |
Bu kelimelerin bir kısmı Arapça zarf yapısındadır. مثلا meselâ ve ذاتا zâten gibi kelimelerin sonundaki -en/-â sesi, matbu metinlerde çoğu zaman elif üzerine konan iki üstün işaretiyle (tenvin) gösterilir; işaretin konmadığı baskılar da vardır. Okurken bu işaret olsun olmasın kelimeyi aynı biçimde okursunuz. Harekelerin ve tenvinin ne işe yaradığını harekeler dersi ayrıntılı olarak anlatır.
بناء علیه binâenaleyh ve مع مافیه maamâfih gibi ifadeler iki ya da üç Arapça kelimenin birleşmesinden oluşur. Bunları parçalarına ayırarak çevirmeye çalışmak yerine tek bir kalıp olarak öğrenmek çok daha pratiktir. Bir yazının sonuç paragrafına geldiğinizde بناء علیه görmek, tıpkı bugünkü "bu nedenle" gibi, sonucun açıklanacağını haber verir.
Sık kelimelerde yapılan okuma ve yazma hataları
Sık kelimeler kısa ve tanıdık oldukları için bazen dikkatsizce okunur ya da yazılır. Başlangıçta en çok karşılaşılan hatalar şunlardır:
- ایله kelimesini her zaman ayrı aramak. İle edatı çoğu zaman ayrı yazılır, ama kısalarak kendinden önceki kelimeye bitişebilir: سزڭله sizinle örneğinde olduğu gibi. Bu durumda kelimenin sonundaki له parçasını -la/-le olarak okumanız gerekir.
- كه kelimesini ke okumak. Bağlaç olan ki, her ne kadar he ile bitse de i okunur. Türkçe kelimelerin sonundaki he'nin a/e okunması kuralı burada geçerli değildir.
- Bulunma eki ile bağlacı karıştırmak. اوده evde örneğindeki ek kelimeye bitişiktir; ben de örneğindeki bağlaç ise ayrı yazılır. Bugünkü Türkçede de geçerli olan bu ayrım, Osmanlıca yazıda boşlukla gösterilir.
- Kef ile kafı karıştırmak. یوق yok kelimesini kef ile, بیوك büyük kelimesini kaf ile yazmak sık yapılan bir yanlıştır. Kalın ünlülü kelime kaf, ince ünlülü kelime kef ister.
- Mastarları tek tip yazmak. اوقومق okumak ile بیلمك bilmek kelimelerinin son harfleri farklıdır; mastar eki de kalınlık-incelik kuralına uyar.
Bu hataların hemen hepsi, Türkçe kelimelerin imla kurallarını bir kez sistemli biçimde gözden geçirmekle önlenebilir. Sık yapılan yanlışların toplu bir listesini Osmanlıca imla kuralları yazısında bulabilirsiniz.
Sık kullanılan Türkçe sıfatlar ve zarflar
Türkçe kökenli sıfat ve zarflar da metinlerde çok sık geçer. Bunların yazılışı, Türkçe kelimelerin imlasına iyi bir örnek oluşturur: kalın ünlülü kelimelerde kaf (ق), ince ünlülü kelimelerde kef (ك) tercih edilir.
| Osmanlıca | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|
| چوق | çok | çok |
| آز | az | az |
| دها | daha | daha |
| بیوك | büyük | büyük |
| كوچك | küçük | küçük |
| یڭی | yeni | yeni |
| اسكی | eski | eski |
| گوزل | güzel | güzel |
| ایلك | ilk | ilk |
| شمدی | şimdi | şimdi |
| بوگون | bugün | bugün |
| اوت | evet | evet |
یڭی yeni kelimesi nef harfinin en bilinen örneklerinden biridir. Eski Türkçede bu kelimedeki ses genizden gelen bir ñ idi; yazı bu eski telaffuzu korumuştur. چوق çok ve یوق yok kelimelerinde ise kalın ünlü nedeniyle kaf kullanıldığını görürsünüz. بیوك büyük ve كوچك küçük kelimelerinin sonunda ise ince ünlü nedeniyle kef vardır.
Sık kelimeler cümle içinde nasıl görünür?
Kelimeleri tek tek bilmek ilk adımdır; asıl kazanç onları cümle içinde tanımaktır. Aşağıdaki kısa örnek cümlelerde yukarıdaki tablolardan kelimeler bir araya geliyor. Önce Osmanlıca satırı kendiniz okumayı deneyin, sonra okunuşa bakın.
- بو كتابی اوقومق ایچون چوق وقت لازمدر Bu kitâbı okumak için çok vakit lâzımdır. — Bu kitabı okumak için çok zaman gerekir.
- بن ده سزڭله گلیرم Ben de sizinle gelirim.
- او شمدی اوده دگل O şimdi evde değil.
- بز بوگون مكتبه گیتمدك Biz bugün mektebe gitmedik. — Biz bugün okula gitmedik.
Bu cümlelerdeki her kelimeyi bir öncekilerle karşılaştırın. Örneğin ilk cümlede بو, ایچون, چوق, وقت ve لازمدر doğrudan tablolardan gelir; كتابی ise كتاب kelimesine belirtme eki ی eklenmiş halidir. Üçüncü cümlede ise hem او o zamiri hem de اوده evde kelimesi yer alır; aynı harflerle başlayan iki kelimeyi cümle içindeki görevlerinden ayırırsınız.
Bu tür kısa cümlelerle çalışmaya devam etmek isterseniz Osmanlıca basit okuma metinleri yazısında başlangıç seviyesine uygun daha fazla örnek bulabilirsiniz.
Osmanlıca kelimeler nasıl kalıcı öğrenilir?
Sık kullanılan kelimeleri öğrenmenin en etkili yolu, onları bir liste olarak ezberlemek değil, tekrar tekrar görmek ve yazmaktır. Şu yöntemler pek çok öğrencinin işine yarar:
- Küçük gruplarla çalışın. Her gün beş ila on kelime seçin. Önce bağlaçlarla, sonra zamirlerle, sonra yardımcı fiillerle ilerleyin.
- El ile yazın. Her kelimeyi birkaç kez kâğıda yazın. Harflerin bitişme biçimini elinizle tekrarlamak, okurken tanımayı hızlandırır. Bitişme kurallarını hatırlamak için harflerin yazılışı dersine dönebilirsiniz.
- Kelimeyi metin içinde arayın. Bir okuma parçasında yalnızca و ya da ایچون kelimelerini bulup işaretleyin. Bu basit oyun, gözünüzü bu kelimelere alıştırır.
- Kartlarla tekrar edin. Kartın bir yüzüne Osmanlıca yazılışı, diğer yüzüne okunuş ve anlamı yazın. Bilemediğiniz kartları daha sık tekrar edin.
- Alıştırma yapın. Sitemizdeki alıştırmalar harf ve kelime tanıma pratiği için hazırlanmıştır.
Sık kelimeleri bitirdiğinizde konu konu ilerlemek daha verimli olur. Gündelik ve kısa kelimeler için Osmanlıca kolay kelimeler, anlamları bugün unutulmaya yüz tutmuş kelimeler için Osmanlıca kelimeler ve anlamları yazılarına geçebilirsiniz.
Bir kelimenin yazılışında emin olmadığınızda güvenilir bir Osmanlıca sözlüğe bakın. Matbu metinlerde aynı kelimenin birden fazla yazılışla geçtiği durumlar vardır; özellikle Türkçe kelimelerde ünlülerin gösterilmesi dönemden döneme değişmiştir.
Sık sorulan sorular
Osmanlıcada en çok kullanılan kelimeler hangileridir?
Hemen her metinde görülen kelimeler bağlaçlar ve edatlardır: ve, ile, için, gibi, kadar, ki, de. Bunlara bu, o, bir gibi zamir ve sayı sözleri, olmak ve etmek gibi yardımcı fiiller ve -dır ek-fiili eklenir. Bu küçük grubu tanıyan okuyucu, bir sayfadaki kelimelerin önemli bir kısmını ilk bakışta okuyabilir.
Osmanlıca kelimeleri öğrenmeye nereden başlamalıyım?
Önce alfabeyi ve harflerin bitişme kurallarını öğrenin, ardından bu yazıdaki bağlaç, zamir ve yardımcı fiillerle başlayın. Bu kelimeler kısa, sık ve kalıplaşmış oldukları için gözünüz onları çabuk tanır. İçerik kelimelerini (isim ve fiilleri) bunların ardından konu konu öğrenmek daha verimlidir.
Osmanlıcada ve bağlacı nasıl yazılır?
Ve bağlacı tek başına bir vav harfiyle yazılır: و. Kendinden sonraki kelimeye bitişmez, araya genellikle boşluk konur. Farsça tamlamalarda iki kelimeyi bağlayan u/ü sesi de aynı vav ile gösterilir; örneğin leyl ü nehâr (gece ve gündüz).
Osmanlıcada ki ile de nasıl yazılır?
Bağlaç olan ki, Farsçadan gelen كه biçimiyle yazılır; sondaki he burada i okunur. Bağlaç olan de/da ise metnin dönemine ve üslubuna göre ده ya da daha eski ve resmî görünen دخی (dahi) olarak görülebilir. Bulunma eki -de/-da ise ده biçiminde kelimeye bitişik yazılır.
Aynı yazılan farklı kelimeleri nasıl ayırt ederim?
Osmanlıcada kısa ünlüler çoğunlukla yazılmadığı için بز hem biz hem bez, او hem o hem ev okunabilir. Doğru okumayı cümle belirler: önce kelimenin cümledeki görevine, ardından aldığı eklere ve çevresindeki kelimelere bakın. Sık kelimeleri iyi tanımak bu tahmini çok kolaylaştırır.