Kelimeler
Osmanlıca anne nasıl yazılır? Ana, vâlide, baba, peder ve aile kelimeleri
· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Anne kelimesi Osmanlıca metinlerde çoğunlukla Türkçe "ana" (آنا) ya da Arapça kökenli resmî "vâlide" (والده) olarak geçer; bugünkü "anne" biçimi yazıda seyrektir ve kurala göre آننه diye yazılabilir. Baba ise بابا diye yazılır; resmî dilde Farsça "peder" (پدر) ve Arapça "vâlid" (والد) kullanılırdı. Anne ve baba birlikte "vâlideyn" (والدین) diye anılır.
Aşağıda anne ve baba için kullanılan Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri, aile içi hitapları ve kardeşten amcaya, dededen torunlara kadar akrabalık kelimelerinin Osmanlıca yazılışlarını tablolarla veriyoruz. Kelimelerin hangi durumda tarihî bir yazılışa, hangi durumda kurala dayandığını da her yerde belirttik.
Osmanlıca anne nasıl yazılır?
Osmanlıcada "anne" kavramı için tek bir kelime yoktu; konuşan kişinin üslubuna, metnin resmiyetine ve hitap edilen kişiye göre farklı kelimeler seçilirdi. Bu, Osmanlıcanın Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri bir arada kullanan yapısının tipik bir örneğidir.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Köken | Kullanım alanı |
|---|---|---|---|
| ana | آنا | Türkçe | gündelik dil, halk dili, şiir |
| anne | آننه | Türkçe | kurala dayalı yazım; yazıda seyrek |
| vâlide | والده | Arapça | resmî ve saygılı dil, belgeler |
| mâder | مادر | Farsça | edebî dil, şiir |
| ümm | ام | Arapça | birleşik isim ve terimlerde |
Ana (آنا) kelimesi Türkçedir ve Osmanlıca metinlerde anne için en çok rastlanan kelimedir. Kelime başındaki a sesi, Türkçe kelimelerde sık görüldüğü gibi, medli elif (آ) ile yazılır; ikinci a sesi ise yalın bir elifle gösterilir. Medli elif kendinden sonraki harfe bitişmediği için nun yeni bir başlangıç yapar ve sondaki elife bağlanır. Bu yazım elif harfi sayfasında anlatılan kuralların doğrudan uygulamasıdır.
Anne biçimi, İstanbul ağzında yaygınlaşmış bir söyleyiştir ve Osmanlı yazı dilinde "ana" ve "vâlide" kadar sık görülmez. Bu kelimeyi Osmanlıca yazmak isteyenler için kurala uygun yazılış آننه biçimidir: baştaki a için medli elif, ikiz n sesi için iki nun ve sondaki e için he. Türkçe kelimelerdeki ikiz ünsüzlerin iki harfle yazılması Osmanlıcada yaygındır; اللی (elli) kelimesi de iki lamla yazılır. Yine de bu yazımı bir tarihî kayıt olarak değil, kurala dayalı bir öneri olarak görmek gerekir.
Vâlide (والده) Arapça kökenlidir ve "doğuran" anlamındaki v-l-d kökünden gelir. Resmî belgelerde, mektuplarda ve saygı ifade edilmek istendiğinde kullanılırdı. Padişah annelerine verilen "Vâlide Sultan" (والده سلطان) unvanı da bu kelimeyle kurulmuştur. Vâlide Sultan, sarayda padişahtan sonra en etkili kişilerden biri sayılırdı ve pek çok vâlide sultan cami, çeşme, imaret gibi hayır eserleri yaptırdı. İstanbul Eminönü'ndeki Yeni Cami, Safiye Sultan tarafından başlatılıp Turhan Hatice Sultan döneminde tamamlanmış bir vâlide sultan eseridir. Bu yapıların kitabelerinde "vâlide" kelimesini tam da والده biçiminde görebilirsiniz.
Aynı kökten "doğum" anlamındaki "velâdet" (ولادت) ve "çocuk" anlamındaki "veled" (ولد) kelimeleri de türemiştir.
"Ana" kelimesiyle ilgili sık sorulan bir konu da Anadolu adıdır. Anadolu, Osmanlıcada آناطولی diye tı ile yazılır. Halk arasında adın "ana dolu" sözünden geldiği anlatılsa da kelime aslında Yunanca "doğu, güneşin doğduğu yer" anlamındaki bir kelimeden gelir. Osmanlıca yazımdaki آناطولی biçimi de bu Yunanca adın söyleyişini yansıtır; "ana dolu" açıklaması ise sonradan kurulmuş bir halk etimolojisidir.
Mâder (مادر) Farsçadır ve daha çok edebî metinlerde, şiirde geçer. Gündelik Osmanlıcada nadir kullanılırdı. Ümm (ام) ise Arapçada anne demektir ve Türkçede tek başına kullanılmaz; Ümmügülsüm gibi isimlerde ya da "ümmü'l-kitâb" gibi terimlerde karşınıza çıkar.
Baba Osmanlıca yazılışı: baba, peder, vâlid
Baba kelimesinin Osmanlıca yazılışı alfabe öğrenenlerin ilk tanıdığı kelimelerden biridir: بابا. İki be ve iki elif harfinden oluşur. Be harfi kendinden sonraki elife bağlanır, elif ise kendinden sonraki harfe bitişmediği için ikinci be yeni bir bağlantı başlatır. Kelime iki ayrı "ba" parçası gibi görünür; bu durum harflerin yazılışı dersinde anlatılan bitişmeyen harf kuralının güzel bir örneğidir.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Köken | Kullanım alanı |
|---|---|---|---|
| baba | بابا | Türkçe | gündelik dil |
| ata | آتا | Türkçe | ata, ecdat; eski dilde baba |
| peder | پدر | Farsça | resmî ve saygılı dil |
| vâlid | والد | Arapça | resmî metinler |
| eb | اب | Arapça | birleşik terimlerde |
Peder (پدر) Farsçadır ve Osmanlıcada çok yaygın kullanılırdı. Mektuplarda "pederim" (پدرم) diye hitap edilir, belgelerde bir kişi "filan kimsenin pederi" diye tanıtılırdı. Vâlid (والد) ise vâlide kelimesinin eril biçimidir ve resmî metinlerde geçer. Ata (آتا) eski Türkçede baba anlamındadır; Osmanlıcada daha çok "atalar" yani geçmiş kuşaklar anlamında kullanılır. "Atalar sözü" ifadesi bu kullanımdan gelir.
Anne ve baba birlikte: vâlideyn ve ebeveyn
Anne ile babayı birlikte anmak için Osmanlıcada iki Arapça kelime kullanılırdı. Vâlideyn (والدین) "iki doğuran" yani ana ile baba demektir. Ebeveyn (ابوین) ise "iki baba" anlamındaki Arapça ikilik biçiminden gelir ve yine ana ile babayı birlikte ifade eder. Bugünkü Türkçede de kullanılan "ebeveyn" kelimesi bu yolla dilimize girmiştir. Her iki kelimenin sonundaki "-eyn", Arapçada ikilik bildiren bir ektir ve ین ile yazılır.
Anneye ve babaya hitap: annem, babacığım, vâlidem
Aile içinde konuşurken ve mektup yazarken anne ile babaya nasıl hitap edildiği, Osmanlıca metinlerde sık karşılaşılan bir konudur. Türkçe iyelik ekleri Osmanlıcada sabit biçimde yazıldığı için bu hitapları tanımak kolaydır: "-m" eki her zaman mim (م) ile, "-cığım" eki ise genellikle جغم ile gösterilir.
| Hitap | Osmanlıca yazılış | Açıklama |
|---|---|---|
| anam | آنام | ana + -m |
| babam | بابام | baba + -m |
| vâlidem | والدهم | resmî ve saygılı hitap |
| pederim | پدرم | resmî ve saygılı hitap |
| babacığım | باباجغم | sevgi bildiren hitap |
| canım anam | جانم آنام | sevgi bildiren hitap |
| muhterem pederim | محترم پدرم | mektup başlarında |
Vâlidem örneğinde bir incelik vardır. Kelimenin sonundaki he harfi kendinden sonraki harfe bitişmez; bu yüzden iyelik eki olan mim, he'den sonra ayrı bir harf olarak durur: والدهم. Okunurken araya bir ünlü eklenmez, kelime "vâlidem" diye okunur.
Mektuplarda anne ve babaya hitap genellikle saygı kalıplarıyla başlardı. "Muhterem pederim" ya da "Muhterem vâlidem" diye başlayan bir mektup, sonunda "ellerinizden öperim" gibi bir ifadeyle kapanabilirdi. Bu tür mektup kalıplarını Osmanlıca selamlaşma yazısında daha ayrıntılı ele alıyoruz.
Kardeş, abla, ağabey: aynı kuşaktan akrabalar
Kardeş kelimesi Osmanlıcada çoğunlukla قرنداش diye yazılır. Bu yazılış, kelimenin eski söyleyişi olan "karındaş" biçimini yansıtır: "karın" ve "-daş" eki, yani "aynı karından doğan". Zamanla söyleyiş "kardeş" biçimine dönüşmüş, ama yazı uzun süre eski biçimi korumuştur. Bu, Osmanlıcada yazının söyleyişin gerisinde kaldığı pek çok örnekten biridir.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Köken | Anlamı |
|---|---|---|---|
| kardeş | قرنداش | Türkçe | kardeş (eski söyleyiş: karındaş) |
| birâder | برادر | Farsça | erkek kardeş |
| hemşîre | همشیره | Farsça | kız kardeş |
| ağabey | آغابك | Türkçe | büyük erkek kardeş |
| abla | آبلا | Türkçe | büyük kız kardeş |
Birâder (برادر) Farsçada erkek kardeş demektir ve Osmanlıcada çok yaygındı. Bugün "birader" kelimesi Türkçede samimi bir hitap olarak yaşamaya devam ediyor. Hemşîre (همشیره) ise Osmanlıcada "kız kardeş" anlamındaydı; kelime Farsçada "aynı sütü emmiş" anlamına gelir. Bugün Türkçede daha çok "hasta bakıcı" anlamıyla bilinen bu kelimenin asıl anlamı, Osmanlıca belgeleri okurken akılda tutulmalıdır.
Ağabey kelimesi "ağa" ile "bey" kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Bey kelimesi Osmanlıcada kef ile بك yazıldığı için ağabey de آغابك biçiminde görülür. Bu kelimenin yazımında metinler arasında farklılık bulunabilir; "ağa" kelimesinin tek başına da büyük erkek kardeş için kullanıldığı olur.
Amca, dayı, hala, teyze: anne ve babanın kardeşleri
Anne ve babanın kardeşleri için kullanılan kelimelerin bir kısmı Arapçadan gelir ve ilginç bir anlam kayması gösterir. Amca kelimesinin kökeni Türkçedir: eski "abuca, abıca" biçimi, "baba" anlamındaki "apa/aba" kelimesine "-ca" ekinin getirilmesiyle oluşmuştur. Kelimenin b sesinin m'ye dönmesi ise Nişanyan'ın açıklamasına göre Arapçada "babanın erkek kardeşi" anlamına gelen "amm" (عم) kelimesinin etkisiyledir. Bu yüzden Osmanlıca yazımda kelime, Arapça kelimedeki gibi ayın harfiyle başlar. Hala ise Arapça "hâle" (خاله) kelimesinden gelir; ama Arapçada bu kelime "annenin kız kardeşi" yani teyze anlamındadır. Türkçeye geçerken anlamı değişmiş ve "babanın kız kardeşi" olmuştur.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Köken | Anlamı |
|---|---|---|---|
| amca | عموجه | Türkçe (Arapça amm etkisiyle) | babanın erkek kardeşi |
| hala | خاله | Arapça | babanın kız kardeşi |
| dayı | دایی | Türkçe | annenin erkek kardeşi |
| teyze | تیزه | Türkçe | annenin kız kardeşi |
Dayı kelimesi dönem sözlüklerinde çoğunlukla dal ile دایی biçiminde kayıtlıdır. Kalın ünlülü Türkçe kelimelerde d sesinin tı (ط) ile gösterilmesi kuralı طاغ (dağ) gibi kelimelerde yerleşmiş olsa da her kelimede uygulanmamıştır; dayı için tı ile yazılmış طایی biçimine daha seyrek rastlanır. Teyze ise ince ünlülü olduğu için te ile yazılır. Amca kelimesi Redhouse'un 1890 tarihli Türkçe-İngilizce sözlüğü gibi dönem sözlüklerinde عموجه biçiminde, eski "amuca" söyleyişini yansıtacak şekilde vav ile kayıtlıdır; vavsız عمجه yazımına da rastlanır. Amca, dayı ve teyze kelimelerinin Osmanlıca yazılışlarında metinlere göre küçük farklılıklar görülebilir; burada en yaygın biçimleri verdik.
Dede, nine, anneanne ve babaanne
Büyükanne ve büyükbabalar için Osmanlıcada kullanılan kelimeler, bugünkü kullanımdan biraz farklıdır. Bugün yaygın olan "anneanne" ve "babaanne" gibi birleşik kelimeler, Osmanlı yazı dilinde yerleşik değildi. Bunların yerine "nine", "dede" ya da "büyük vâlide", "büyük peder" gibi ifadeler kullanılırdı.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Anlamı / not |
|---|---|---|
| dede | دده | büyükbaba; aynı zamanda tarikat büyüğü |
| nine | نینه | büyükanne |
| büyük vâlide | بیوك والده | büyükanne, resmî dil |
| büyük peder | بیوك پدر | büyükbaba, resmî dil |
| torun | طورون | çocuğun çocuğu |
| anneanne | آننه آننه | kurala dayalı yazım |
| babaanne | بابا آننه | kurala dayalı yazım |
Dede (دده) kelimesi Osmanlıcada büyükbabanın yanı sıra Mevlevî ve Bektaşî gibi tarikatlarda belli bir mertebeye ulaşmış kişiler için de kullanılırdı. Dede Korkut hikâyelerinin adında da bu kelime geçer. Nine (نینه) Türkçedir ve büyükanne için en yaygın kelimedir.
Anneanne ve babaanne için yerleşik bir tarihî yazılış bilmediğimizden, tablodaki biçimler kurala dayalıdır: "anne" kelimesinin kurala göre yazılışı olan آننه, "anne" ve "baba" kelimeleriyle birleştirilmiştir. Bu kelimeleri bitişik ya da ayrı yazmak tercihe bağlıdır. Eski belgelerde ise büyükanne çoğu zaman "vâlidesinin vâlidesi" gibi bir tarifle anlatılırdı.
Eş, çocuk ve evlilikle gelen akrabalar
Aile kelimeleri yalnızca kan bağını değil, evlilikle kurulan akrabalıkları da kapsar. Osmanlıca belgelerde, özellikle miras ve evlilik kayıtlarında, bu kelimelerle sıkça karşılaşırsınız.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Köken | Anlamı |
|---|---|---|---|
| oğul | اوغل | Türkçe | erkek çocuk |
| kız | قیز | Türkçe | kız çocuk |
| evlâd | اولاد | Arapça | çocuk, çocuklar |
| zevce | زوجه | Arapça | eş (kadın) |
| zevc | زوج | Arapça | eş (erkek) |
| koca | قوجه | Türkçe | eş (erkek) |
| gelin | گلین | Türkçe | gelin |
| dâmâd | داماد | Farsça | damat |
Evlâd (اولاد) kelimesi aslında Arapçada "veled" kelimesinin çoğuludur ve "çocuklar" anlamına gelir; Türkçede tekil olarak "çocuk" anlamıyla da kullanılır. Oğul kelimesinin اوغل yazılışında ğ sesinin gayın ile gösterildiğini görüyorsunuz; kalın ünlülü Türkçe kelimelerde bu ses her zaman gayın ile yazılır. Kız ise قیز diye kaf ile yazılır. Bu Türkçe kelimelerin yazım kurallarını Türkçe kelimelerin imlası dersinde bulabilirsiniz.
Evlilikle kurulan akrabalıklarda "kayın" kelimesi önemli bir yer tutar. Eşin anne ve babası için Osmanlıcada Türkçe "kayın" ile Arapça ya da Farsça kelimeler birleştirilirdi: "kayın vâlide" (قاین والده) eşin annesi, "kayın peder" (قاین پدر) eşin babası anlamına gelir. Bugün kullandığımız "kayınvalide" ve "kayınpeder" kelimeleri bu karma yapının doğrudan devamıdır. Bu örnek, Osmanlıcada Türkçe bir kelimenin Arapça ya da Farsça bir kelimeyle rahatlıkla birleşebildiğini gösterir.
Mektuplarda akrabalık kelimeleri yalnızca kan bağı için değil, yakınlık ve saygı bildirmek için de kullanılırdı. Bir dosta "azîz kardeşim" (عزیز قرنداشم) diye, yaşça büyük bir erkeğe "ağabeyim", yaşça büyük bir kadına "ablam" diye hitap edilebilirdi; bu kullanım bugün de Türkçede canlıdır. Bu yüzden bir mektupta geçen akrabalık kelimesini her zaman gerçek bir aile bağı olarak anlamamak, bağlamı dikkate almak gerekir.
Belgelerde aile kelimeleri: bin, binti, verese
Osmanlıca resmî belgelerde, özellikle mahkeme kayıtlarında, tereke (miras) defterlerinde ve nüfus kayıtlarında aile ilişkileri çoğu zaman Arapça kelimelerle ifade edilir. Soyadı bulunmadığı için bir kişi baba adıyla birlikte anılır; bu yüzden bu kelimeleri tanımak belge okumanın temel adımlarından biridir.
| Kelime | Osmanlıca yazılış | Anlamı | Örnek kullanım |
|---|---|---|---|
| bin | بن | oğlu | Mehmed bin Ali: Ali'nin oğlu Mehmed |
| bint | بنت | kızı | Ayşe bint Ahmed: Ahmed'in kızı Ayşe |
| veled | ولد | çocuk, oğul | "veled-i Hasan" gibi kalıplarda |
| verese | ورثه | mirasçılar | tereke kayıtlarında |
| yetîm | یتیم | babası ölmüş çocuk | vasilik kayıtlarında |
| sagîr | صغیر | küçük, ergin olmayan çocuk | miras paylaşımında |
"Bin" ve "bint" kalıbı, Arap dünyasındaki isimlendirme geleneğinden gelir ve Osmanlı belgelerinde çok yaygındır. Fuzûlî'nin asıl adının "Mehmed bin Süleyman" diye anılması bunun bilinen bir örneğidir. Türkçe metinlerde aynı ilişki "Ali oğlu Mehmed" ya da "Ahmed kızı Ayşe" biçiminde de ifade edilebilir. Belgelerde bu kalıpları gördüğünüzde, ilk ismin kişinin kendisi, ikinci ismin babası olduğunu bilmek okumayı büyük ölçüde kolaylaştırır.
Bu kelimelerin geçtiği belgeler genellikle el yazısıyla, çoğu zaman da rika ya da divani gibi yazı türleriyle yazılmıştır; noktalar atlanabilir, harfler birbirine karışabilir. Bu yüzden önce bu tablodaki kelimeleri matbu biçimleriyle iyice tanımak, sonra el yazısına geçmek iyi bir yöntemdir. Belge okumaya hazırlanıyorsanız okuma metinleri dersiyle başlayabilirsiniz.
Aile kelimeleriyle kısa okuma alıştırması
Öğrendiğiniz kelimeleri cümle içinde görmek, onları kalıcı olarak tanımanın en iyi yoludur. Aşağıdaki kısa cümleler bu yazı için hazırlanmış basit örneklerdir; Osmanlıca yazılışlar Türkçe imla kurallarına göre verilmiştir. Önce Osmanlıca yazılışı okumayı deneyin, sonra Latin harfli karşılığıyla karşılaştırın.
| Cümle | Osmanlıca yazılış | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Babam evde. | بابام اوده | "-de" eki sabit ده |
| Anam bize geldi. | آنام بزه گلدی | "-di" eki دی |
| Kardeşim mektebe gitti. | قرنداشم مكتبه گیتدی | yönelme eki ه |
| Vâlideniz nasıldır? | والدهڭز ناصلدر | "-niz" eki nef ile |
| Pederim İstanbul'dadır. | پدرم استانبولدهدر | ekler kelimeye bitişik yazılır |
Bu cümlelerde, Türkçe eklerin ünlü uyumundan bağımsız olarak hep aynı biçimde yazıldığını görürsünüz. "Evde" ile "İstanbul'da" kelimelerindeki bulunma eki, okunuşu farklı olsa da aynı ده ile gösterilir. "Nasıl" kelimesinin ناصل diye sad ile yazılması ise kalın ünlülü Türkçe kelimelerde s sesinin bazen sad ile gösterildiğini hatırlatır.
İkinci kişi çoğul eki olan "-niz", Osmanlıcada nef ve ze ile (ڭز) yazılır; bu yüzden "vâlideniz" kelimesi والدهڭز biçimini alır. Bu tür ekleri tanımak, mektup ve belgelerdeki saygılı hitapları okumanızı kolaylaştırır. Benzer cümlelerle pratik yapmak isterseniz alıştırma sayfasındaki sorulara geçebilirsiniz.
Anne ve baba üzerine sözler
Anne ve babayla ilgili Türkçe atasözleri ve sözler Osmanlıca metinlerde de yaygındır. Aşağıdaki örnekler Türkçede iyi bilinen sözlerdir; Osmanlıca yazılışları Türkçe imla kurallarına göre verilmiştir.
- "Anasına bak, kızını al." آناسنه باق قیزینی آل Bir kızın ailesini, özellikle annesini tanımanın önemini anlatan bilinen bir atasözüdür.
- "Ana gibi yâr olmaz." آنا گبی یار اولماز Annenin sevgisinin hiçbir sevgiyle kıyaslanamayacağını anlatan yaygın bir sözdür; halk şiirinde ve türkülerde de geçer.
- "Cennet anaların ayakları altındadır." جنت آنالرڭ آیاقلری آلتندهدر Anneye gösterilmesi gereken saygıyı anlatan çok bilinen bir sözdür.
Bu cümlelerde Türkçe eklerin sabit yazılışını görebilirsiniz: yönelme eki "-a" (ه), ilgi eki "-ın" (ڭ) ve "-dır" eki (در). İlgi ekindeki nef harfi, Osmanlıcada genizden çıkan n sesini gösteren özel bir harftir.
Anne ve baba kelimelerini bir kart, mektup ya da dövme için Osmanlıca yazdırmak istiyorsanız, kelimenin tarihî bir yazılışı olup olmadığına ve harflerin doğru bitişip bitişmediğine dikkat edin. Bu konuda sık yapılan hataları Osmanlıca dövme yazıları yazısında topladık. Aile bireylerinin isimlerini yazmak için de Osmanlıca kız isimleri yazısına göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Anne Osmanlıca nasıl yazılır?
Osmanlı metinlerinde anne için en çok Türkçe 'ana' (آنا) ve Arapça kökenli resmî 'vâlide' (والده) kelimeleri kullanılır. Bugünkü 'anne' biçimi yazıda daha seyrek görülür; kurala göre آننه biçiminde yazılabilir, ancak bu kurala dayalı bir yazımdır.
Baba Osmanlıca nasıl yazılır?
Baba Osmanlıcada بابا diye yazılır: iki be ve iki elif. Daha resmî metinlerde Farsça 'peder' (پدر) ve Arapça 'vâlid' (والد) kelimeleri de kullanılırdı.
Osmanlıcada anne ve baba birlikte nasıl söylenir?
Anne ve baba birlikte Arapça kökenli 'vâlideyn' (والدین) ya da 'ebeveyn' (ابوین) kelimeleriyle ifade edilir. İkisi de 'ana ile baba' anlamında ikilik bildiren Arapça biçimlerdir.
Kardeş Osmanlıca nasıl yazılır?
Kardeş kelimesinin Osmanlıcadaki yaygın yazılışı قرنداش biçimidir ve eski 'karındaş' söyleyişini yansıtır. Erkek kardeş için Farsça 'birâder' (برادر), kız kardeş için 'hemşîre' (همشیره) kelimeleri de kullanılırdı.
Anneanne ve babaanne Osmanlıca nasıl yazılır?
Osmanlı metinlerinde büyükanne için daha çok 'nine' (نینه) ya da 'büyük vâlide' (بیوك والده) gibi ifadeler görülür. Anneanne ve babaanne birleşik kelimeleri için yerleşik bir tarihî yazılış bilinmez; kurala göre yazılabilir.