Osmanlıca Öğrenعثمانلیجه

Kelimeler

Osmanlıca anne nasıl yazılır? Ana, vâlide, baba, peder ve aile kelimeleri

· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri

Anne kelimesi Osmanlıca metinlerde çoğunlukla Türkçe "ana" (آنا) ya da Arapça kökenli resmî "vâlide" (والده) olarak geçer; bugünkü "anne" biçimi yazıda seyrektir ve kurala göre آننه diye yazılabilir. Baba ise بابا diye yazılır; resmî dilde Farsça "peder" (پدر) ve Arapça "vâlid" (والد) kullanılırdı. Anne ve baba birlikte "vâlideyn" (والدین) diye anılır.

Aşağıda anne ve baba için kullanılan Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri, aile içi hitapları ve kardeşten amcaya, dededen torunlara kadar akrabalık kelimelerinin Osmanlıca yazılışlarını tablolarla veriyoruz. Kelimelerin hangi durumda tarihî bir yazılışa, hangi durumda kurala dayandığını da her yerde belirttik.

Osmanlıca anne nasıl yazılır?

Osmanlıcada "anne" kavramı için tek bir kelime yoktu; konuşan kişinin üslubuna, metnin resmiyetine ve hitap edilen kişiye göre farklı kelimeler seçilirdi. Bu, Osmanlıcanın Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri bir arada kullanan yapısının tipik bir örneğidir.

Kelime Osmanlıca yazılış Köken Kullanım alanı
ana آنا Türkçe gündelik dil, halk dili, şiir
anne آننه Türkçe kurala dayalı yazım; yazıda seyrek
vâlide والده Arapça resmî ve saygılı dil, belgeler
mâder مادر Farsça edebî dil, şiir
ümm ام Arapça birleşik isim ve terimlerde

Ana (آنا) kelimesi Türkçedir ve Osmanlıca metinlerde anne için en çok rastlanan kelimedir. Kelime başındaki a sesi, Türkçe kelimelerde sık görüldüğü gibi, medli elif (آ) ile yazılır; ikinci a sesi ise yalın bir elifle gösterilir. Medli elif kendinden sonraki harfe bitişmediği için nun yeni bir başlangıç yapar ve sondaki elife bağlanır. Bu yazım elif harfi sayfasında anlatılan kuralların doğrudan uygulamasıdır.

Anne biçimi, İstanbul ağzında yaygınlaşmış bir söyleyiştir ve Osmanlı yazı dilinde "ana" ve "vâlide" kadar sık görülmez. Bu kelimeyi Osmanlıca yazmak isteyenler için kurala uygun yazılış آننه biçimidir: baştaki a için medli elif, ikiz n sesi için iki nun ve sondaki e için he. Türkçe kelimelerdeki ikiz ünsüzlerin iki harfle yazılması Osmanlıcada yaygındır; اللی (elli) kelimesi de iki lamla yazılır. Yine de bu yazımı bir tarihî kayıt olarak değil, kurala dayalı bir öneri olarak görmek gerekir.

Vâlide (والده) Arapça kökenlidir ve "doğuran" anlamındaki v-l-d kökünden gelir. Resmî belgelerde, mektuplarda ve saygı ifade edilmek istendiğinde kullanılırdı. Padişah annelerine verilen "Vâlide Sultan" (والده سلطان) unvanı da bu kelimeyle kurulmuştur. Vâlide Sultan, sarayda padişahtan sonra en etkili kişilerden biri sayılırdı ve pek çok vâlide sultan cami, çeşme, imaret gibi hayır eserleri yaptırdı. İstanbul Eminönü'ndeki Yeni Cami, Safiye Sultan tarafından başlatılıp Turhan Hatice Sultan döneminde tamamlanmış bir vâlide sultan eseridir. Bu yapıların kitabelerinde "vâlide" kelimesini tam da والده biçiminde görebilirsiniz.

Aynı kökten "doğum" anlamındaki "velâdet" (ولادت) ve "çocuk" anlamındaki "veled" (ولد) kelimeleri de türemiştir.

"Ana" kelimesiyle ilgili sık sorulan bir konu da Anadolu adıdır. Anadolu, Osmanlıcada آناطولی diye tı ile yazılır. Halk arasında adın "ana dolu" sözünden geldiği anlatılsa da kelime aslında Yunanca "doğu, güneşin doğduğu yer" anlamındaki bir kelimeden gelir. Osmanlıca yazımdaki آناطولی biçimi de bu Yunanca adın söyleyişini yansıtır; "ana dolu" açıklaması ise sonradan kurulmuş bir halk etimolojisidir.

Mâder (مادر) Farsçadır ve daha çok edebî metinlerde, şiirde geçer. Gündelik Osmanlıcada nadir kullanılırdı. Ümm (ام) ise Arapçada anne demektir ve Türkçede tek başına kullanılmaz; Ümmügülsüm gibi isimlerde ya da "ümmü'l-kitâb" gibi terimlerde karşınıza çıkar.

Baba Osmanlıca yazılışı: baba, peder, vâlid

Baba kelimesinin Osmanlıca yazılışı alfabe öğrenenlerin ilk tanıdığı kelimelerden biridir: بابا. İki be ve iki elif harfinden oluşur. Be harfi kendinden sonraki elife bağlanır, elif ise kendinden sonraki harfe bitişmediği için ikinci be yeni bir bağlantı başlatır. Kelime iki ayrı "ba" parçası gibi görünür; bu durum harflerin yazılışı dersinde anlatılan bitişmeyen harf kuralının güzel bir örneğidir.

Kelime Osmanlıca yazılış Köken Kullanım alanı
baba بابا Türkçe gündelik dil
ata آتا Türkçe ata, ecdat; eski dilde baba
peder پدر Farsça resmî ve saygılı dil
vâlid والد Arapça resmî metinler
eb اب Arapça birleşik terimlerde

Peder (پدر) Farsçadır ve Osmanlıcada çok yaygın kullanılırdı. Mektuplarda "pederim" (پدرم) diye hitap edilir, belgelerde bir kişi "filan kimsenin pederi" diye tanıtılırdı. Vâlid (والد) ise vâlide kelimesinin eril biçimidir ve resmî metinlerde geçer. Ata (آتا) eski Türkçede baba anlamındadır; Osmanlıcada daha çok "atalar" yani geçmiş kuşaklar anlamında kullanılır. "Atalar sözü" ifadesi bu kullanımdan gelir.

Anne ve baba birlikte: vâlideyn ve ebeveyn

Anne ile babayı birlikte anmak için Osmanlıcada iki Arapça kelime kullanılırdı. Vâlideyn (والدین) "iki doğuran" yani ana ile baba demektir. Ebeveyn (ابوین) ise "iki baba" anlamındaki Arapça ikilik biçiminden gelir ve yine ana ile babayı birlikte ifade eder. Bugünkü Türkçede de kullanılan "ebeveyn" kelimesi bu yolla dilimize girmiştir. Her iki kelimenin sonundaki "-eyn", Arapçada ikilik bildiren bir ektir ve ین ile yazılır.

Anneye ve babaya hitap: annem, babacığım, vâlidem

Aile içinde konuşurken ve mektup yazarken anne ile babaya nasıl hitap edildiği, Osmanlıca metinlerde sık karşılaşılan bir konudur. Türkçe iyelik ekleri Osmanlıcada sabit biçimde yazıldığı için bu hitapları tanımak kolaydır: "-m" eki her zaman mim (م) ile, "-cığım" eki ise genellikle جغم ile gösterilir.

Hitap Osmanlıca yazılış Açıklama
anam آنام ana + -m
babam بابام baba + -m
vâlidem والدهم resmî ve saygılı hitap
pederim پدرم resmî ve saygılı hitap
babacığım باباجغم sevgi bildiren hitap
canım anam جانم آنام sevgi bildiren hitap
muhterem pederim محترم پدرم mektup başlarında

Vâlidem örneğinde bir incelik vardır. Kelimenin sonundaki he harfi kendinden sonraki harfe bitişmez; bu yüzden iyelik eki olan mim, he'den sonra ayrı bir harf olarak durur: والدهم. Okunurken araya bir ünlü eklenmez, kelime "vâlidem" diye okunur.

Mektuplarda anne ve babaya hitap genellikle saygı kalıplarıyla başlardı. "Muhterem pederim" ya da "Muhterem vâlidem" diye başlayan bir mektup, sonunda "ellerinizden öperim" gibi bir ifadeyle kapanabilirdi. Bu tür mektup kalıplarını Osmanlıca selamlaşma yazısında daha ayrıntılı ele alıyoruz.

Kardeş, abla, ağabey: aynı kuşaktan akrabalar

Kardeş kelimesi Osmanlıcada çoğunlukla قرنداش diye yazılır. Bu yazılış, kelimenin eski söyleyişi olan "karındaş" biçimini yansıtır: "karın" ve "-daş" eki, yani "aynı karından doğan". Zamanla söyleyiş "kardeş" biçimine dönüşmüş, ama yazı uzun süre eski biçimi korumuştur. Bu, Osmanlıcada yazının söyleyişin gerisinde kaldığı pek çok örnekten biridir.

Kelime Osmanlıca yazılış Köken Anlamı
kardeş قرنداش Türkçe kardeş (eski söyleyiş: karındaş)
birâder برادر Farsça erkek kardeş
hemşîre همشیره Farsça kız kardeş
ağabey آغابك Türkçe büyük erkek kardeş
abla آبلا Türkçe büyük kız kardeş

Birâder (برادر) Farsçada erkek kardeş demektir ve Osmanlıcada çok yaygındı. Bugün "birader" kelimesi Türkçede samimi bir hitap olarak yaşamaya devam ediyor. Hemşîre (همشیره) ise Osmanlıcada "kız kardeş" anlamındaydı; kelime Farsçada "aynı sütü emmiş" anlamına gelir. Bugün Türkçede daha çok "hasta bakıcı" anlamıyla bilinen bu kelimenin asıl anlamı, Osmanlıca belgeleri okurken akılda tutulmalıdır.

Ağabey kelimesi "ağa" ile "bey" kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Bey kelimesi Osmanlıcada kef ile بك yazıldığı için ağabey de آغابك biçiminde görülür. Bu kelimenin yazımında metinler arasında farklılık bulunabilir; "ağa" kelimesinin tek başına da büyük erkek kardeş için kullanıldığı olur.

Amca, dayı, hala, teyze: anne ve babanın kardeşleri

Anne ve babanın kardeşleri için kullanılan kelimelerin bir kısmı Arapçadan gelir ve ilginç bir anlam kayması gösterir. Amca kelimesinin kökeni Türkçedir: eski "abuca, abıca" biçimi, "baba" anlamındaki "apa/aba" kelimesine "-ca" ekinin getirilmesiyle oluşmuştur. Kelimenin b sesinin m'ye dönmesi ise Nişanyan'ın açıklamasına göre Arapçada "babanın erkek kardeşi" anlamına gelen "amm" (عم) kelimesinin etkisiyledir. Bu yüzden Osmanlıca yazımda kelime, Arapça kelimedeki gibi ayın harfiyle başlar. Hala ise Arapça "hâle" (خاله) kelimesinden gelir; ama Arapçada bu kelime "annenin kız kardeşi" yani teyze anlamındadır. Türkçeye geçerken anlamı değişmiş ve "babanın kız kardeşi" olmuştur.

Kelime Osmanlıca yazılış Köken Anlamı
amca عموجه Türkçe (Arapça amm etkisiyle) babanın erkek kardeşi
hala خاله Arapça babanın kız kardeşi
dayı دایی Türkçe annenin erkek kardeşi
teyze تیزه Türkçe annenin kız kardeşi

Dayı kelimesi dönem sözlüklerinde çoğunlukla dal ile دایی biçiminde kayıtlıdır. Kalın ünlülü Türkçe kelimelerde d sesinin tı (ط) ile gösterilmesi kuralı طاغ (dağ) gibi kelimelerde yerleşmiş olsa da her kelimede uygulanmamıştır; dayı için tı ile yazılmış طایی biçimine daha seyrek rastlanır. Teyze ise ince ünlülü olduğu için te ile yazılır. Amca kelimesi Redhouse'un 1890 tarihli Türkçe-İngilizce sözlüğü gibi dönem sözlüklerinde عموجه biçiminde, eski "amuca" söyleyişini yansıtacak şekilde vav ile kayıtlıdır; vavsız عمجه yazımına da rastlanır. Amca, dayı ve teyze kelimelerinin Osmanlıca yazılışlarında metinlere göre küçük farklılıklar görülebilir; burada en yaygın biçimleri verdik.

Dede, nine, anneanne ve babaanne

Büyükanne ve büyükbabalar için Osmanlıcada kullanılan kelimeler, bugünkü kullanımdan biraz farklıdır. Bugün yaygın olan "anneanne" ve "babaanne" gibi birleşik kelimeler, Osmanlı yazı dilinde yerleşik değildi. Bunların yerine "nine", "dede" ya da "büyük vâlide", "büyük peder" gibi ifadeler kullanılırdı.

Kelime Osmanlıca yazılış Anlamı / not
dede دده büyükbaba; aynı zamanda tarikat büyüğü
nine نینه büyükanne
büyük vâlide بیوك والده büyükanne, resmî dil
büyük peder بیوك پدر büyükbaba, resmî dil
torun طورون çocuğun çocuğu
anneanne آننه آننه kurala dayalı yazım
babaanne بابا آننه kurala dayalı yazım

Dede (دده) kelimesi Osmanlıcada büyükbabanın yanı sıra Mevlevî ve Bektaşî gibi tarikatlarda belli bir mertebeye ulaşmış kişiler için de kullanılırdı. Dede Korkut hikâyelerinin adında da bu kelime geçer. Nine (نینه) Türkçedir ve büyükanne için en yaygın kelimedir.

Anneanne ve babaanne için yerleşik bir tarihî yazılış bilmediğimizden, tablodaki biçimler kurala dayalıdır: "anne" kelimesinin kurala göre yazılışı olan آننه, "anne" ve "baba" kelimeleriyle birleştirilmiştir. Bu kelimeleri bitişik ya da ayrı yazmak tercihe bağlıdır. Eski belgelerde ise büyükanne çoğu zaman "vâlidesinin vâlidesi" gibi bir tarifle anlatılırdı.

Eş, çocuk ve evlilikle gelen akrabalar

Aile kelimeleri yalnızca kan bağını değil, evlilikle kurulan akrabalıkları da kapsar. Osmanlıca belgelerde, özellikle miras ve evlilik kayıtlarında, bu kelimelerle sıkça karşılaşırsınız.

Kelime Osmanlıca yazılış Köken Anlamı
oğul اوغل Türkçe erkek çocuk
kız قیز Türkçe kız çocuk
evlâd اولاد Arapça çocuk, çocuklar
zevce زوجه Arapça eş (kadın)
zevc زوج Arapça eş (erkek)
koca قوجه Türkçe eş (erkek)
gelin گلین Türkçe gelin
dâmâd داماد Farsça damat

Evlâd (اولاد) kelimesi aslında Arapçada "veled" kelimesinin çoğuludur ve "çocuklar" anlamına gelir; Türkçede tekil olarak "çocuk" anlamıyla da kullanılır. Oğul kelimesinin اوغل yazılışında ğ sesinin gayın ile gösterildiğini görüyorsunuz; kalın ünlülü Türkçe kelimelerde bu ses her zaman gayın ile yazılır. Kız ise قیز diye kaf ile yazılır. Bu Türkçe kelimelerin yazım kurallarını Türkçe kelimelerin imlası dersinde bulabilirsiniz.

Evlilikle kurulan akrabalıklarda "kayın" kelimesi önemli bir yer tutar. Eşin anne ve babası için Osmanlıcada Türkçe "kayın" ile Arapça ya da Farsça kelimeler birleştirilirdi: "kayın vâlide" (قاین والده) eşin annesi, "kayın peder" (قاین پدر) eşin babası anlamına gelir. Bugün kullandığımız "kayınvalide" ve "kayınpeder" kelimeleri bu karma yapının doğrudan devamıdır. Bu örnek, Osmanlıcada Türkçe bir kelimenin Arapça ya da Farsça bir kelimeyle rahatlıkla birleşebildiğini gösterir.

Mektuplarda akrabalık kelimeleri yalnızca kan bağı için değil, yakınlık ve saygı bildirmek için de kullanılırdı. Bir dosta "azîz kardeşim" (عزیز قرنداشم) diye, yaşça büyük bir erkeğe "ağabeyim", yaşça büyük bir kadına "ablam" diye hitap edilebilirdi; bu kullanım bugün de Türkçede canlıdır. Bu yüzden bir mektupta geçen akrabalık kelimesini her zaman gerçek bir aile bağı olarak anlamamak, bağlamı dikkate almak gerekir.

Belgelerde aile kelimeleri: bin, binti, verese

Osmanlıca resmî belgelerde, özellikle mahkeme kayıtlarında, tereke (miras) defterlerinde ve nüfus kayıtlarında aile ilişkileri çoğu zaman Arapça kelimelerle ifade edilir. Soyadı bulunmadığı için bir kişi baba adıyla birlikte anılır; bu yüzden bu kelimeleri tanımak belge okumanın temel adımlarından biridir.

Kelime Osmanlıca yazılış Anlamı Örnek kullanım
bin بن oğlu Mehmed bin Ali: Ali'nin oğlu Mehmed
bint بنت kızı Ayşe bint Ahmed: Ahmed'in kızı Ayşe
veled ولد çocuk, oğul "veled-i Hasan" gibi kalıplarda
verese ورثه mirasçılar tereke kayıtlarında
yetîm یتیم babası ölmüş çocuk vasilik kayıtlarında
sagîr صغیر küçük, ergin olmayan çocuk miras paylaşımında

"Bin" ve "bint" kalıbı, Arap dünyasındaki isimlendirme geleneğinden gelir ve Osmanlı belgelerinde çok yaygındır. Fuzûlî'nin asıl adının "Mehmed bin Süleyman" diye anılması bunun bilinen bir örneğidir. Türkçe metinlerde aynı ilişki "Ali oğlu Mehmed" ya da "Ahmed kızı Ayşe" biçiminde de ifade edilebilir. Belgelerde bu kalıpları gördüğünüzde, ilk ismin kişinin kendisi, ikinci ismin babası olduğunu bilmek okumayı büyük ölçüde kolaylaştırır.

Bu kelimelerin geçtiği belgeler genellikle el yazısıyla, çoğu zaman da rika ya da divani gibi yazı türleriyle yazılmıştır; noktalar atlanabilir, harfler birbirine karışabilir. Bu yüzden önce bu tablodaki kelimeleri matbu biçimleriyle iyice tanımak, sonra el yazısına geçmek iyi bir yöntemdir. Belge okumaya hazırlanıyorsanız okuma metinleri dersiyle başlayabilirsiniz.

Aile kelimeleriyle kısa okuma alıştırması

Öğrendiğiniz kelimeleri cümle içinde görmek, onları kalıcı olarak tanımanın en iyi yoludur. Aşağıdaki kısa cümleler bu yazı için hazırlanmış basit örneklerdir; Osmanlıca yazılışlar Türkçe imla kurallarına göre verilmiştir. Önce Osmanlıca yazılışı okumayı deneyin, sonra Latin harfli karşılığıyla karşılaştırın.

Cümle Osmanlıca yazılış Dikkat edilecek nokta
Babam evde. بابام اوده "-de" eki sabit ده
Anam bize geldi. آنام بزه گلدی "-di" eki دی
Kardeşim mektebe gitti. قرنداشم مكتبه گیتدی yönelme eki ه
Vâlideniz nasıldır? والدهڭز ناصلدر "-niz" eki nef ile
Pederim İstanbul'dadır. پدرم استانبولدهدر ekler kelimeye bitişik yazılır

Bu cümlelerde, Türkçe eklerin ünlü uyumundan bağımsız olarak hep aynı biçimde yazıldığını görürsünüz. "Evde" ile "İstanbul'da" kelimelerindeki bulunma eki, okunuşu farklı olsa da aynı ده ile gösterilir. "Nasıl" kelimesinin ناصل diye sad ile yazılması ise kalın ünlülü Türkçe kelimelerde s sesinin bazen sad ile gösterildiğini hatırlatır.

İkinci kişi çoğul eki olan "-niz", Osmanlıcada nef ve ze ile (ڭز) yazılır; bu yüzden "vâlideniz" kelimesi والدهڭز biçimini alır. Bu tür ekleri tanımak, mektup ve belgelerdeki saygılı hitapları okumanızı kolaylaştırır. Benzer cümlelerle pratik yapmak isterseniz alıştırma sayfasındaki sorulara geçebilirsiniz.

Anne ve baba üzerine sözler

Anne ve babayla ilgili Türkçe atasözleri ve sözler Osmanlıca metinlerde de yaygındır. Aşağıdaki örnekler Türkçede iyi bilinen sözlerdir; Osmanlıca yazılışları Türkçe imla kurallarına göre verilmiştir.

  • "Anasına bak, kızını al." آناسنه باق قیزینی آل Bir kızın ailesini, özellikle annesini tanımanın önemini anlatan bilinen bir atasözüdür.
  • "Ana gibi yâr olmaz." آنا گبی یار اولماز Annenin sevgisinin hiçbir sevgiyle kıyaslanamayacağını anlatan yaygın bir sözdür; halk şiirinde ve türkülerde de geçer.
  • "Cennet anaların ayakları altındadır." جنت آنالرڭ آیاقلری آلتندهدر Anneye gösterilmesi gereken saygıyı anlatan çok bilinen bir sözdür.

Bu cümlelerde Türkçe eklerin sabit yazılışını görebilirsiniz: yönelme eki "-a" (ه), ilgi eki "-ın" (ڭ) ve "-dır" eki (در). İlgi ekindeki nef harfi, Osmanlıcada genizden çıkan n sesini gösteren özel bir harftir.

Anne ve baba kelimelerini bir kart, mektup ya da dövme için Osmanlıca yazdırmak istiyorsanız, kelimenin tarihî bir yazılışı olup olmadığına ve harflerin doğru bitişip bitişmediğine dikkat edin. Bu konuda sık yapılan hataları Osmanlıca dövme yazıları yazısında topladık. Aile bireylerinin isimlerini yazmak için de Osmanlıca kız isimleri yazısına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Anne Osmanlıca nasıl yazılır?

Osmanlı metinlerinde anne için en çok Türkçe 'ana' (آنا) ve Arapça kökenli resmî 'vâlide' (والده) kelimeleri kullanılır. Bugünkü 'anne' biçimi yazıda daha seyrek görülür; kurala göre آننه biçiminde yazılabilir, ancak bu kurala dayalı bir yazımdır.

Baba Osmanlıca nasıl yazılır?

Baba Osmanlıcada بابا diye yazılır: iki be ve iki elif. Daha resmî metinlerde Farsça 'peder' (پدر) ve Arapça 'vâlid' (والد) kelimeleri de kullanılırdı.

Osmanlıcada anne ve baba birlikte nasıl söylenir?

Anne ve baba birlikte Arapça kökenli 'vâlideyn' (والدین) ya da 'ebeveyn' (ابوین) kelimeleriyle ifade edilir. İkisi de 'ana ile baba' anlamında ikilik bildiren Arapça biçimlerdir.

Kardeş Osmanlıca nasıl yazılır?

Kardeş kelimesinin Osmanlıcadaki yaygın yazılışı قرنداش biçimidir ve eski 'karındaş' söyleyişini yansıtır. Erkek kardeş için Farsça 'birâder' (برادر), kız kardeş için 'hemşîre' (همشیره) kelimeleri de kullanılırdı.

Anneanne ve babaanne Osmanlıca nasıl yazılır?

Osmanlı metinlerinde büyükanne için daha çok 'nine' (نینه) ya da 'büyük vâlide' (بیوك والده) gibi ifadeler görülür. Anneanne ve babaanne birleşik kelimeleri için yerleşik bir tarihî yazılış bilinmez; kurala göre yazılabilir.