Kelimeler
Osmanlıca selamlaşma ifadeleri: selam vermekten iyi geceler demeye
· 10 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Osmanlıca selamlaşmada en yaygın ifade "Selâmün aleyküm"dür (سلام علیكم); cevabı "ve aleyküm selâm"dır (وعلیكم السلام). Gündelik hayatta "Merhaba" (مرحبا), "Hoş geldiniz" (خوش گلدیڭز), hâl hatır sormak için "Nasılsınız?" (ناصلسڭز), akşam vedalaşırken "Hayırlı geceler" (خیرلی گیجهلر) denirdi. Bu ifadelerin çoğu Arapça, Farsça ve Türkçe kelimelerin birleşmesiyle oluşur ve Osmanlıcanın bu üç dili nasıl harmanladığını gösteren güzel örneklerdir.
Aşağıda selam vermekten vedalaşmaya, hâl hatır sormaktan bayram tebriğine, mektup hitaplarından "iyi ki doğdun" gibi modern dileklere kadar sık sorulan ifadelerin Osmanlıca yazılışlarını ve anlamlarını bulacaksınız. Tarihî metinlerde geçen ifadeleri, bugünkü dileklerin kurala dayalı yazımlarından ayrı olarak belirttik.
Osmanlıca selamlaşma: selâm vermek ve almak
Osmanlı toplumunda selamlaşma, basit bir nezaket kalıbından öte, dinî ve toplumsal bir anlam taşırdı. Müslümanlar arasında en yaygın selam, Arapça "Selâmün aleyküm" yani "Selam (esenlik) üzerinize olsun" ifadesiydi. Bu selamı alan kişi "ve aleyküm selâm", yani "Selam sizin de üzerinize olsun" diye karşılık verirdi.
Selamlaşmanın belli bir adabı vardı. İslam adabında yaygın olarak bilinen kurala göre binekli olan yürüyene, yürüyen oturana, az sayıdaki kişiler kalabalığa, küçük de büyüğe selam verirdi. Selam sözle verildiği gibi el hareketiyle de verilirdi; sağ eli göğse, dudağa ve alına götürerek yapılan selam hareketine "temennâ" (تمنا) denirdi. Osmanlı resmî törenlerinde ve gündelik hayatta bu hareket sık görülürdü.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Anlamı |
|---|---|---|
| Selâmün aleyküm | سلام علیكم | esenlik üzerinize olsun |
| Ve aleyküm selâm | وعلیكم السلام | esenlik sizin de üzerinize olsun |
| Merhaba | مرحبا | hoş geldin, selam |
| Hoş geldiniz | خوش گلدیڭز | gelişiniz hoş olsun |
| Hoş bulduk | خوش بولدق | hoş geldiniz sözüne cevap |
| Safâ geldiniz | صفا گلدیڭز | hoş geldiniz sözünün tamamlayıcısı |
| Efendim | افندم | saygılı hitap; çağrıya cevap |
Merhaba kelimesi Arapça kökenlidir ve aslında "genişlik, ferahlık" anlamındaki bir kökten gelir; "hoş geldin, rahat ol" anlamında bir karşılama sözüdür. Osmanlıcada مرحبا diye yazılır. Bugün Türkçede en yaygın selam sözü olan merhaba, Osmanlı döneminde daha çok karşılama ve iltifat sözü olarak kullanılırdı.
Hoş geldiniz ifadesi Farsça "hoş" kelimesiyle Türkçe "gelmek" fiilinin birleşmesinden oluşur. "Hoş" kelimesinin خوش diye hı, vav ve şın ile yazıldığına dikkat edin. "Geldiniz" kelimesinde ise ikinci çoğul kişi eki nef harfi ve ze ile (ڭز) gösterilir. Osmanlı misafirperverliğinde "Hoş geldiniz, safâ geldiniz" diye iki ifade birlikte söylenir, misafir de "Hoş bulduk, safâ bulduk" diye cevap verirdi. "Safâ" kelimesinin Arapça kökenli olduğu ve sad harfi ile yazıldığı da görülüyor.
Efendim (افندم) Osmanlıcanın en çok kullanılan saygı sözlerinden biridir. "Efendi" kelimesine "-m" iyelik eki gelerek oluşur ve hem hitap, hem çağrıya cevap, hem de söylenenin anlaşılmadığını belirtmek için kullanılırdı. Yazılışta "efendi" kelimesinin sonundaki ye düşer ve kelime افندم biçimini alır.
Osmanlı toplumu farklı dinlerden ve dillerden insanların bir arada yaşadığı bir toplumdu. "Selâmün aleyküm" daha çok Müslümanlar arasında kullanılan bir selamdı. Farklı topluluklardan insanlar karşılaştığında ise genellikle "Merhaba", "Sabahınız hayrolsun" ya da "Hoş geldiniz" gibi herkesin kullandığı ifadeler tercih edilirdi. Bu ortak nezaket dili, çarşıda, mahallede ve resmî dairelerde gündelik hayatın bir parçasıydı.
Vakte göre selamlar: Osmanlıca günaydın ve hayırlı akşamlar
Bugün sabah selamı olarak "günaydın" deriz. Bu kelimenin yaygınlaşması genellikle 20. yüzyıla, Cumhuriyet dönemine bağlanır. Osmanlı döneminde sabah selamı için daha çok "hayır" kelimesiyle kurulan dilekler kullanılırdı. Günaydın kelimesini Osmanlıca yazmak isteyenler için kurala uygun yazılış گون آیدین biçimidir; ancak bunun Osmanlı metinlerinde yerleşik bir selam olmadığını hatırlatalım.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Ne zaman söylenir? |
|---|---|---|
| Sabahınız hayrolsun | صباحڭز خیر اولسون | sabah karşılaşınca |
| Sabah-ı şerifler hayrolsun | صباح شریفلر خیر اولسون | sabah, daha kibar bir dille |
| Hayırlı sabahlar | خیرلی صباحلر | sabah |
| Akşamınız hayrolsun | آقشامڭز خیر اولسون | akşam karşılaşınca |
| Hayırlı akşamlar | خیرلی آقشاملر | akşam |
| Günaydın | گون آیدین | kurala dayalı yazım; modern selam |
Bu ifadelerde "sabah" kelimesinin صباح diye sad ve ha ile yazıldığını görüyorsunuz; kelime Arapça kökenlidir. "Akşam" ise Türkçedir ve آقشام diye medli elif ve kaf ile yazılır. "Hayrolsun" ifadesi Arapça "hayr" (خیر) kelimesi ile Türkçe "olsun" (اولسون) fiilinin birleşmesidir; iki kelime yazıda ayrı durur, okunurken birleşir.
"Olsun" kelimesinin yazılışı da öğreticidir. Türkçede üçüncü kişi emir eki "-sın, -sin, -sun, -sün" diye ünlü uyumuna göre değişir; Osmanlıcada ise bu ek çoğunlukla sabit olarak سون biçiminde yazılır. Bu yüzden "olsun" اولسون, "gelsin" گلسون, "versin" ویرسون diye yazılır. Eklerin sabit yazılışı kuralını Türkçe kelimelerin imlası dersinde ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Osmanlıca nasılsın nasıl yazılır? Hâl hatır sormak
Karşılaştıktan sonra hâl hatır sormak Osmanlı nezaketinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Bunun için "Nasılsınız?" sorusunun yanında daha kibar ve süslü ifadeler de kullanılırdı.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Açıklama |
|---|---|---|
| Nasılsın? | ناصلسڭ | samimi |
| Nasılsınız? | ناصلسڭز | saygılı |
| Keyfiniz nasıl? | كیفڭز ناصل | gündelik ve kibar |
| Mizacınız nasıl? | مزاجڭز ناصل | sağlığını sormak |
| Hatırınız nasıl? | خاطرڭز ناصل | kibar |
| İyiyim | ایویم | cevap |
| Elhamdülillah | الحمد لله | "hamd Allah'adır"; cevap |
| Çok şükür | چوق شكر | cevap |
"Nasıl" kelimesi Türkçe olmasına rağmen Osmanlıcada ناصل diye sad ile yazılır. Kalın ünlülü Türkçe kelimelerde s sesinin zaman zaman sad ile gösterilmesi Osmanlı imlasının bir özelliğidir. "Nasılsın" kelimesindeki ikinci tekil kişi eki "-sın" ise nef ile سڭ biçiminde yazılır; bu, eski Türkçedeki genizden n sesinin bir izidir. "Nasılsınız" kelimesinde bu eke ze eklenir: ناصلسڭز.
"Keyf" (كیف) ve "mizâc" (مزاج) Arapça kökenli kelimelerdir. "Mizacınız nasıl?" sorusu, bugün daha çok "karakter" anlamıyla kullandığımız mizaç kelimesinin eski "sağlık durumu, beden hâli" anlamını yansıtır. "Hatır" (خاطر) ise "gönül, akıl" anlamına gelir; "hatır sormak" deyimi de buradan gelir.
Bu sorulara verilen cevaplar genellikle şükür ifadeleriyle başlardı. "Elhamdülillah" (الحمد لله) Arapça bir ifadedir ve "hamd Allah'a mahsustur" anlamına gelir. "Çok şükür" ifadesinde Türkçe "çok" kelimesi چوق diye çim, vav ve kaf ile, Arapça "şükür" kelimesi شكر diye şın, kef ve re ile yazılır.
Teşekkür etmek
Hâl hatır sorulduktan sonra teşekkür etmek de nezaketin gereğiydi. "Teşekkür ederim" (تشكر ایدرم), "Sağ olun" (صاغ اولڭ) ve "Allah razı olsun" (الله راضی اولسون) en yaygın teşekkür ifadeleriydi. 19. yüzyılın sonlarında, özellikle İstanbul'da, Fransızca "merci" kelimesinden gelen "mersi" (مرسی) de kullanılır olmuştu. "Teşekkür" kelimesinin تشكر yazılışında kef ve re arasında ünlü harfi bulunmaz; kısa ünlüler Arapça kelimelerde genellikle yazılmaz. Bu konuyu Arapça ve Farsça kelimeler dersinde daha ayrıntılı görebilirsiniz.
Vedalaşma: Allaha ısmarladık ve güle güle
Vedalaşmada da Osmanlı nezaketi iki taraflı bir kalıp izlerdi. Ayrılan kişi "Allaha ısmarladık" der, kalan kişi "Güle güle" diye karşılık verirdi. "Allaha ısmarladık", "sizi Allah'a emanet ettik" anlamına gelir.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Kim söyler? |
|---|---|---|
| Allaha ısmarladık | اللهه اصمارلادق | ayrılan kişi |
| Güle güle | گوله گوله | kalan kişi |
| Hoşça kalın | خوشجه قالڭ | ayrılan kişi |
| Selâmetle | سلامتله | kalan kişi; "esenlikle gidin" |
| Uğurlar olsun | اوغورلر اولسون | kalan kişi; yolculuğa çıkana |
"Ismarlamak" fiilinin اصمارلامق diye sad ile yazılması, yine kalın ünlülü Türkçe kelimelerde s sesinin sad ile gösterilebildiğini hatırlatır. "Güle güle" ise ince ünlülü olduğu için gef ile yazılır ve iki kelime aynen tekrarlanır: گوله گوله. "Selâmetle" kelimesi Arapça "selâmet" (esenlik) kelimesine Türkçe "-le" ekinin bitişmesiyle oluşur: سلامتله.
Osmanlıca iyi geceler nasıl yazılır?
Gece vedalaşırken bugün "İyi geceler" deriz. Bu ifadenin Osmanlıca yazılışı Türkçe imla kurallarına göre ایو گیجهلر biçimindedir. "İyi" kelimesi Osmanlıcada ایو diye elif, ye ve vav ile yazılırdı; bu yazılış kelimenin eski "eyü" söyleyişini yansıtır. "Gece" ise گیجه diye gef, ye, cim ve he ile yazılır.
Osmanlı döneminde gece vedalaşmasında daha çok "hayır" kelimesiyle kurulan ifadeler ya da dualar kullanılırdı:
- Hayırlı geceler خیرلی گیجهلر: En yaygın gece selamıdır. Arapça "hayr" kelimesine Türkçe "-lı" eki eklenerek "hayırlı" kelimesi oluşur.
- Geceniz hayrolsun گیجهڭز خیر اولسون: Sabah ve akşam selamlarıyla aynı kalıpta, gece için söylenir.
- Allah rahatlık versin الله راحتلق ویرسون: Yatmaya giden birine söylenen bir dua; bugün de yaygındır.
"Geceler" kelimesinde dikkat edilecek bir nokta vardır: "gece" kelimesinin sonundaki he, kendinden sonraki harfe bitişmez. Bu yüzden çokluk eki لر, he'den sonra ayrı başlar ve kelime گیجهلر biçiminde görünür. Bu durum yazımda bir boşluk gibi görünse de okunurken kelime tek parça olarak okunur.
İyi ki doğdun ve diğer kutlama ifadeleri
"İyi ki doğdun" bugün çok sevilen bir dilek, ama Osmanlı metinlerinde yerleşik bir doğum günü kutlama kalıbı olarak karşımıza çıkmaz. Bu yüzden aşağıdaki yazılışlar Osmanlıca imla kurallarına göre yapılmış kurala dayalı yazımlardır. Kurala uygun, okunabilir ve doğru yazılmış ifadelerdir; ancak bir Osmanlı metninden alınmış değildir.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Not |
|---|---|---|
| İyi ki doğdun | ایو كه طوغدڭ | kurala dayalı yazım |
| Doğum günün kutlu olsun | طوغوم گونڭ قوتلو اولسون | kurala dayalı yazım |
| Nice yıllara | نیجه ییللره | kurala dayalı yazım |
| Nice senelere | نیجه سنهلره | kurala dayalı yazım |
"İyi ki doğdun" ifadesindeki "ki" bağlacı Osmanlıcada كه diye kef ve he ile yazılır; bu yazım Farsçadaki aynı bağlaçtan gelir. "Doğmak" fiili kalın ünlülü bir Türkçe kelime olduğu için d sesi tı ile, ğ sesi gayın ile yazılır: طوغمق. "Doğdun" kelimesindeki ikinci tekil kişi eki ise yine nef ile gösterilir: طوغدڭ.
"Nice yıllara" ifadesinde Türkçe "yıl" kelimesi ییل diye iki ye ile yazılır; ilk ye y ünsüzünü, ikinci ye ı ünlüsünü gösterir. "Nice senelere" ifadesinde ise Arapça kökenli "sene" (سنه) kelimesi kullanılır. Osmanlı döneminde "yıl" yerine "sene" kelimesi daha sık tercih edilirdi.
Doğumla ilgili kelimeler arasında Osmanlıcada çok bilinen iki Arapça kelime daha vardır. "Velâdet" (ولادت) doğrudan "doğum" demektir ve resmî metinlerde "doğum tarihi" yerine "tarih-i velâdet" ifadesi kullanılırdı. "Mevlid" (مولد) ise "doğum zamanı, doğum yeri" anlamına gelir ve özellikle Hz. Peygamber'in doğumunu anlatan eserler için kullanılır. Süleyman Çelebi'nin 15. yüzyılın başında yazdığı ve halk arasında "Mevlid" diye bilinen Vesîletü'n-Necât adlı eseri, bu türün Türkçedeki en tanınmış örneğidir. Doğum gününü kutlamak isteyen biri, Türkçe ifadelerin yanında bu kelimeleri de bir kartta ya da mektupta kullanabilir; ancak bunları kendi bağlamları içinde kullanmak gerekir.
Bayram ve iyi dilekler
Osmanlıcada iyi dilek ifadelerinin büyük bölümü "olsun" kalıbıyla kurulur. Bu ifadeler bugün de Türkçede yaşadığı için tanıması kolaydır.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Ne zaman söylenir? |
|---|---|---|
| Bayramınız mübarek olsun | بایرامڭز مبارك اولسون | bayramlarda |
| Geçmiş olsun | گچمش اولسون | hastalık ve sıkıntıda |
| Afiyet olsun | عافیت اولسون | yemekte |
| Kolay gelsin | قولای گلسون | çalışan birine |
| Hayırlı olsun | خیرلی اولسون | yeni bir işte, alışverişte |
| Başınız sağ olsun | باشڭز صاغ اولسون | taziyede |
| Allah rahmet eylesin | الله رحمت ایلسون | ölen biri için |
"Afiyet" kelimesinin عافیت diye ayın ile başlaması, Türkçede a diye okunan bu sesin Arapça kökenli bir kelimede olduğunu gösterir. "Mübarek" (مبارك) ve "rahmet" (رحمت) de Arapça kökenlidir. "Kolay", "sağ" ve "baş" gibi Türkçe kelimeler ise kalın ünlülü oldukları için kaf ve sad ile yazılır: قولای, صاغ, باش.
Konuşmayı süsleyen kalıp sözler
Osmanlı konuşma dilinde selam ve dileklerin yanında, konuşmanın arasına serpiştirilen kısa kalıp sözler de vardı. Bunların çoğu Arapça dua ifadeleridir ve bugün de Türkçede yaşar. Arapça ifadeler Osmanlıcada Arap imlasıyla, yani söylendiği gibi değil aslındaki gibi yazılır.
| İfade | Osmanlıca yazılış | Anlamı ve kullanımı |
|---|---|---|
| İnşallah | ان شاء الله | "Allah dilerse"; gelecekle ilgili sözlerde |
| Maşallah | ما شاء الله | "Allah'ın dilediği oldu"; beğeni ve takdirde |
| Estağfurullah | استغفر الله | iltifata ya da özre karşı kibar cevap |
| Rica ederim | رجا ایدرم | teşekküre cevap; ricada bulunma |
| Buyurun | بیورڭ | davet, ikram, söz verme |
"Estağfurullah" ifadesinin kullanımı özellikle ilginçtir. Kelime anlamı "Allah'tan bağışlanma dilerim" olmasına rağmen Türkçede, birine iltifat edildiğinde ya da biri kendini küçümsediğinde "Estağfurullah, ne demek" anlamında kibar bir cevap olarak kullanılır. "Rica" kelimesi Arapça kökenlidir ve Osmanlıcada رجا diye yazılır; "buyurun" ise Türkçe "buyurmak" fiilinden gelir ve emir ekindeki genizden n sesi yine nef ile gösterilir. "İnşallah" ve "maşallah" ifadeleri metinlerde bazen bitişik olarak انشاالله ve ماشاالله biçiminde de yazılır.
Selamlaşma ifadelerini okurken dikkat edilecekler
Selamlaşma ifadeleri kısa ve tekrar eden kalıplar olduğu için Osmanlıca okumaya başlayanlar için çok iyi bir alıştırma malzemesidir. Bu ifadeleri okurken birkaç noktaya dikkat etmek işinizi kolaylaştırır.
Birincisi, ifadenin hangi kelimelerinin Arapça, hangilerinin Türkçe olduğunu ayırın. "Bayramınız mübarek olsun" ifadesinde "bayram" ve "olsun" Türkçe, "mübarek" Arapçadır. Türkçe kelimelerde ünlüler genellikle harfle gösterilir, Arapça kelimelerde ise kısa ünlüler çoğu zaman yazılmaz. Bu ayrımı yaptığınızda hangi kelimeyi tahmin etmeniz, hangisini tanımanız gerektiğini bilirsiniz.
İkincisi, ekleri tanıyın. "-nız", "-sın", "-lar", "-da", "-dan" gibi ekler Osmanlıcada hep aynı biçimde yazılır. Bir kelimenin sonundaki ڭز, لر ya da دن gibi parçaları gördüğünüzde onları ayırıp kelimenin kökünü bulmak çok daha kolaydır. Örneğin آقشامڭز kelimesinde آقشام kökünü ve ڭز ekini ayırdığınızda "akşamınız" okunuşuna ulaşırsınız.
Üçüncüsü, dinî ifadelerin Arapça imlasını olduğu gibi öğrenin. "Elhamdülillah", "inşallah", "maşallah" gibi ifadeler Arapça yazım kurallarını korur ve Türkçe söyleyişten farklı görünebilir. Bu ifadeleri birkaç kez görüp tanımak, onları her seferinde harf harf çözmekten çok daha verimlidir.
Mektuplarda selam ve hitap kalıpları
Osmanlıca mektuplar, selamlaşma kalıplarının en zengin görüldüğü metinlerdir. Mektuplar genellikle saygılı bir hitapla başlar, hâl hatır sormayla devam eder ve selam ile dua kalıplarıyla biterdi. Bu kalıpları tanımak, eski aile mektuplarını okumak isteyenlere büyük kolaylık sağlar.
Mektubun başında hitap edilen kişinin konumuna göre "Muhterem efendim" (محترم افندم), "Azîz kardeşim" (عزیز قرنداشم) ya da aile büyükleri için "Muhterem pederim" (محترم پدرم) gibi ifadeler kullanılırdı. Mektubun sonunda ise küçükler büyüklere "Ellerinizden öperim" (اللریڭزدن اوپرم), büyükler küçüklere "Gözlerinizden öperim" (گوزلریڭزدن اوپرم) diye yazardı. Kapanışta sık kullanılan bir başka kelime de "vesselâm" (والسلام) idi; "ve selam", yani "selam ile" anlamına gelir ve sözü bitirmek için kullanılır.
Bu kalıpların bir arada nasıl kullanıldığını görmek için aşağıda kısa bir örnek mektup hazırladık. Bu metin bir arşiv belgesi değildir; yazıda geçen kalıplar kullanılarak bu yazı için kurulmuş basit bir örnektir. Her satırı önce Osmanlıca okumayı deneyin, sonra Latin harfli karşılığına bakın.
| Satır | Osmanlıca yazılış |
|---|---|
| Muhterem pederim, | محترم پدرم، |
| Ellerinizden öperim. | اللریڭزدن اوپرم. |
| Mizacınız nasıldır? | مزاجڭز ناصلدر؟ |
| Biz burada elhamdülillah iyiyiz. | بز بوراده الحمد لله ایویز. |
| Vâlideme selâm ederim. | والدهمه سلام ایدرم. |
| Vesselâm. | والسلام. |
Bu kısa metinde yazı boyunca öğrendiğiniz pek çok kural bir arada görülüyor: Türkçe eklerin sabit yazılışı ("-dan" için دن, "-dır" için در), Arapça kelimelerin kendi imlası (الحمد لله), kalın Türkçe kelimelerde sad kullanımı (ناصل) ve Osmanlıcada soru işaretinin ters yönlü biçimi (؟). Virgül de Arap harfli metinlerde ters yönde yazılır (،).
Aile mektuplarında geçen pederim, vâlidem, kardeşim gibi hitapların yazılışlarını Osmanlıca anne ve baba yazısında tablolar hâlinde verdik. Mektuplardaki tarih satırlarını okumak için ay ve gün adlarını bilmek de gerekir; bunun için Osmanlıca günler yazısına bakabilirsiniz.
Bu ifadelerin çoğu bugün de Türkçede yaşıyor; değişen yalnızca yazıları. Selamlaşma ifadelerini Osmanlıca harflerle tanımak, hem kısa metinleri okumaya başlamak için iyi bir adım hem de Osmanlıcanın Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri nasıl bir araya getirdiğini görmek için güzel bir fırsattır. Bu kalıpları okuyabildiğinizde okuma metinleri dersindeki kısa metinlere geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Osmanlıca selam nasıl verilir?
Osmanlı'da en yaygın selam 'Selâmün aleyküm' (سلام علیكم), cevabı ise 've aleyküm selâm' (وعلیكم السلام) idi. Bunun yanında 'Merhaba' (مرحبا), 'Hoş geldiniz' (خوش گلدیڭز) ve vakte göre 'Sabahınız hayrolsun' gibi ifadeler kullanılırdı.
Osmanlıca nasılsın nasıl yazılır?
'Nasılsın' Osmanlıcada ناصلسڭ, 'nasılsınız' ise ناصلسڭز diye yazılır. Kelimedeki s sesi sad harfiyle, ikinci kişi eki ise nef (sağır kef) ile gösterilir. Daha kibar bir dille 'Keyfiniz nasıl?' ya da 'Mizacınız nasıl?' diye de sorulurdu.
Osmanlıca iyi geceler nasıl yazılır?
'İyi geceler' Osmanlıca imlaya göre ایو گیجهلر diye yazılır. Osmanlı döneminde daha çok 'Hayırlı geceler' (خیرلی گیجهلر) ya da 'Allah rahatlık versin' (الله راحتلق ویرسون) gibi ifadeler kullanılırdı.
İyi ki doğdun Osmanlıca nasıl yazılır?
'İyi ki doğdun' Osmanlıca imla kurallarına göre ایو كه طوغدڭ diye yazılabilir. Bu modern bir dilek olduğu için yazılış kurala dayalıdır. 'Nice yıllara' ise نیجه ییللره diye yazılır.
Günaydın Osmanlıca nasıl yazılır?
Günaydın kurala göre گون آیدین diye yazılabilir. Ancak bu selamın yaygınlaşması genellikle 20. yüzyıla bağlanır; Osmanlı döneminde sabah selamı olarak daha çok 'Sabahınız hayrolsun' (صباحڭز خیر اولسون) ya da 'Sabah-ı şerifler hayrolsun' denirdi.