Osmanlıca Öğrenعثمانلیجه

Kelimeler

Osmanlıca aşk kelimeleri: aşk nasıl yazılır, sevgili ne denir?

· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri

Osmanlıca aşk kelimeleri arasında en bilineni aşk kelimesinin kendisidir ve Osmanlıcada عشق biçiminde, yani ayın, şın ve kaf harfleriyle yazılır. Sevgiyi anlatmak için bunun yanında muhabbet محبت, sevdâ سودا ve hubb حب kelimeleri; sevgili için yâr یار, cânân جانان, dilber دلبر ve mahbûb محبوب kelimeleri kullanılır. Bu kelimelerin büyük bölümü Arapça ve Farsça kökenlidir ve özellikle divan şiirinde zengin bir anlam dünyası oluşturur.

Aşağıda önce aşk kelimesinin nasıl yazıldığını harf harf göreceksiniz. Ardından aşk anlamına gelen kelimeleri, sevgili için kullanılan sözleri, aşkın hallerini anlatan kelimeleri, divan şiirinde sevgilinin güzelliğini anlatan benzetmeleri ve gerçek, bilinen aşk beyitlerini bulacaksınız. Son bölümde "seni seviyorum" gibi cümlelerin Osmanlıca yazılışı ve bu kelimeleri hediye ya da dövme için yazarken dikkat edilecek noktalar yer alıyor.

Aşk Osmanlıca nasıl yazılır?

Aşk kelimesi Arapçadır ve Osmanlıcada da Arapça imlasını korur. Üç harften oluşur ve harflerin üçü de birbirine bitişir:

Sıra Harf Adı Konumu Okunuşu
1 ع ayın kelime başı a sesini taşır
2 ش şın kelime ortası ş
3 ق kaf kelime sonu k

Sağdan sola okunduğunda ayın, şın ve kaf yan yana gelerek عشق kelimesini oluşturur. Bu kelimede birkaç önemli nokta vardır:

  • Kelime elif ile değil ayın ile başlar. Türkçe kelimelerin başındaki ünlü sesler elif ile yazılır, ama Arapça kelimelerde bu ses çoğu zaman ayın harfinden gelir. Ayın harfinin kelime başındaki biçimini ve diğer örneklerini ayın harfi sayfasında görebilirsiniz.
  • Ortadaki harf üç noktalı şındır. Şın, sin harfinin üzerine üç nokta konmuş biçimidir. Noktalar unutulursa kelime başka bir şey okunur. Şın harfi sayfasında bu harfin bütün biçimleri yer alıyor.
  • Son harf kef değil kaftır. Aşk kalın ünlülü bir kelimedir ve Arapçada da kaf ile yazılır. Kaf harfi kelime sonunda iki noktalı ve satırın altına inen yuvarlak bir kuyrukla yazılır.

Sık yapılan yanlış: اشك

İnternette ve dövme örneklerinde aşk kelimesinin اشك biçiminde, yani elif, şın ve kef ile yazıldığı görülür. Bu yazılış aşk okunmaz. Osmanlıcada اشك ya Türkçe eşek kelimesidir ya da Farsçada "gözyaşı" anlamına gelen eşk kelimesidir. Aynı yazılışın iki anlamı da aşkla ilgili bir mesaj vermek isteyen kişi için istenmeyen bir sonuçtur. Bu yüzden aşk yazarken baştaki harfin ayın, sondaki harfin kaf olduğundan emin olun.

Aşk kelimesinden türeyen kelimeler

Arapça kelimelerin büyük çoğunluğu üç ünsüzlü bir kökten türer. Aşk kelimesinin kökü de ʿ-ş-k, yani ayın, şın ve kaf harfleridir. Bu kökten türeyen kelimelerin hepsinde aynı üç harf aynı sırayla bulunur; kalıba göre araya ya da başa başka harfler eklenir.

Osmanlıca Okunuş Anlam Kalıp
عشق aşk şiddetli sevgi kökün kendisi
عاشق âşık seven; halk şairi fâil (yapan)
معشوق ma'şûk sevilen mef'ûl (yapılan)
معشوقه ma'şûka sevilen kadın mef'ûl + dişilik eki
عشاق uşşâk âşıklar kırık çoğul
عاشقانه âşıkâne âşıkça, âşığa yaraşır biçimde Farsça -âne ekiyle

Bu tabloyu bir harita gibi kullanabilirsiniz. Bir metinde ayın, şın ve kaf harflerini bu sırayla gördüğünüzde kelimenin aşkla ilgili olduğunu hemen anlarsınız. Baştaki م harfi mef'ûl kalıbının işaretidir; ikinci sıradaki elif ise fâil kalıbının işaretidir. Bu kalıp bilgisi yalnız aşk kelimeleri için değil, Arapça kökenli bütün kelimeler için işe yarar. Kalıpları ayrıntılı tanımak isterseniz Osmanlıcada Arapça vezinler yazısına bakabilirsiniz.

عاشق âşık kelimesinin Türk kültüründe ikinci bir anlamı daha vardır: saz çalarak şiir söyleyen halk şairi. Halk edebiyatında Âşık Veysel gibi adlarda görülen bu kullanım, "seven" anlamından gelişmiştir; halk şairleri de şiirlerinin büyük bölümünde aşkı ve özlemi işler. عاشقانه âşıkâne kelimesindeki -âne eki ise Farsçadır ve "-ca, -ce, -casına" anlamı katar; dostâne (dostça), şâirâne (şairce) kelimeleri de aynı ekle kurulmuştur.

Aşk anlamına gelen Osmanlıca kelimeler

Osmanlıcada sevgiyi anlatan tek bir kelime yoktur; sevginin derecesine ve türüne göre farklı kelimeler kullanılır. Bunların çoğu Arapça kökenlidir ve bugünkü Türkçede de bilinir.

Osmanlıca Okunuş Anlam Köken
عشق aşk şiddetli, tutkulu sevgi Arapça
محبت muhabbet sevgi, dostluk Arapça
سودا sevdâ tutku, kara sevda Arapça
حب hubb sevgi Arapça
مودت meveddet sevgi, dostluk Arapça
اشتیاق iştiyâk özlem, şiddetli istek Arapça
سومك sevmek sevmek Türkçe
سوگی sevgi sevgi Türkçe

Bu kelimeler arasında anlam farkları vardır. Aşk en yoğun ve tutkulu sevgiyi anlatır; divan şiirinde insanı kendinden geçiren, akla üstün gelen bir güç olarak işlenir. Muhabbet ise daha geniş anlamlıdır; dostlar, aile üyeleri ya da bir topluluğun üyeleri arasındaki sevgiyi de kapsar. Bugün Türkçede "sohbet" anlamında kullanılması, "sevgiyle konuşmak" anlamından gelişmiştir.

Sevdâ kelimesinin hikâyesi ilginçtir. Arapçada "kara" anlamındaki bu kelime, eski tıpta insan bedenindeki dört sıvıdan biri olan kara safra için kullanılırdı. Kara safranın fazlalığının karamsarlığa ve aşırı tutkuya yol açtığına inanılırdı. Zamanla kelime Türkçede "tutkulu aşk" anlamını kazandı; kara sevda ifadesi bu eski anlamın izini taşır.

Hubb ise daha çok tamlamalarda ve birleşik kelimelerde görülür. محبت muhabbet ve محبوب mahbûb kelimeleri aynı ḥ-b-b kökünden türemiştir. Arapça kök ve kalıp sistemini tanımak, bu tür kelime ailelerini görmeyi kolaylaştırır; konuya giriş için Arapça ve Farsça kelimeler dersine bakabilirsiniz.

Sevgili anlamına gelen kelimeler

Divan şiirinde sevgiliye seslenirken kullanılan kelimeler son derece zengindir. Bunların bir kısmı Arapça kökten türemiş "sevilen" anlamındaki kelimelerdir, bir kısmı ise Farsça birleşik kelimelerdir.

Osmanlıca Okunuş Anlam Köken
یار yâr sevgili; dost Farsça
جانان cânân candan sevilen, sevgili Farsça
دلبر dilber gönül alan, gönül çalan Farsça
دلدار dildâr gönlü elinde tutan, sevgili Farsça
نگار nigâr resim gibi güzel; sevgili Farsça
محبوب mahbûb sevilen Arapça
محبوبه mahbûbe sevilen (kadın) Arapça
معشوق ma'şûk sevilen Arapça
معشوقه ma'şûka sevilen (kadın) Arapça
سوگیلی sevgili sevgili Türkçe

Farsça kelimelerin yapısına bakmak anlamlarını açıklar. دلبر dilber, دل dil (gönül) ile -ber (götüren, alan) parçalarından oluşur: "gönül götüren". دلدار dildâr ise dil ile -dâr (tutan, sahip olan) parçalarından oluşur: "gönlü tutan". جانان cânân, جان cân (can) kelimesine Farsça bir ek almış biçimidir ve "can gibi sevilen" anlamını taşır.

Arapça معشوق ma'şûk ve عاشق âşık ise aynı ʿ-ş-k kökünden gelir. Âşık "seven", ma'şûk "sevilen" demektir. Bu iki kelime, Arapçadaki fâil (yapan) ve mef'ûl (yapılan) kalıplarının tipik bir örneğidir. Aynı kökten gelen عشاق uşşâk ise "âşıklar" anlamındaki çoğul biçimdir ve klasik Türk müziğinde bir makamın adı olarak da bilinir.

یار yâr kelimesi, bu listedeki en çok yönlü kelimedir. Divan şiirinde sevgili anlamına gelir; ama Farsçadaki asıl anlamı "dost, yardımcı"dır ve yârân (dostlar) çoğulu da bu anlamla kullanılır. Halk şiirinde ve türkülerde yâr en sık kullanılan sevgili kelimesidir. Tasavvufi şiirlerde ise yâr ve dost kelimeleri çoğu zaman Allah'ı anlatır; bu yüzden bir beyitteki yâr kelimesinin insan sevgiliyi mi yoksa ilahi sevgiliyi mi kastettiğini şiirin bütününe bakarak anlamak gerekir.

Halk şiirinde Arapça ve Farsça kelimelerin yanında Türkçe aşk kelimeleri de bolca kullanılır: sevmek, sevgi, gönül, göz, yanmak, özlemek. Bu kelimeler Türkçe olduğu için yazılışlarında ünlüler çoğunlukla harflerle gösterilir; bu da halk şiirini divan şiirine göre okumayı biraz kolaylaştırır.

Bu kelimeleri isim olarak da görebilirsiniz; Dilber, Nigâr ve Mahbube Osmanlı döneminde kullanılmış kadın isimleridir. İsimlerin Osmanlıca yazılışı için Osmanlıca isim nasıl yazılır yazısına bakabilirsiniz.

Aşkın halleri: özlem, ayrılık ve kavuşma kelimeleri

Divan şiirinde aşk hiçbir zaman yalnızca mutluluk değildir. Âşık çoğu zaman sevgiliden ayrıdır, ona kavuşmayı bekler, özlem çeker ve acı içindedir. Bu hallerin her biri için ayrı bir kelime vardır.

Osmanlıca Okunuş Anlam Köken
حسرت hasret özlem Arapça
هجران hicrân ayrılık, ayrılık acısı Arapça
فراق firâk ayrılık Arapça
وصال visâl kavuşma Arapça
وصلت vuslat kavuşma Arapça
وفا vefâ sözünde durma, bağlılık Arapça
جفا cefâ eziyet, sıkıntı Arapça
رقیب rakîb aşkta rakip Arapça
ناز nâz naz, cilve Farsça
غمزه gamze göz süzme, bakışla işaret Arapça
آه âh iç çekme, inilti Farsça
اشك eşk gözyaşı Farsça

Bu tablodaki kelimeler birbirleriyle karşıtlıklar kurar. Firâk ve hicrân (ayrılık), visâl ve vuslat (kavuşma) ile; vefâ (bağlılık) ise cefâ (eziyet) ile çift halinde kullanılır. Divan şiirinde sevgili çoğu zaman cefâ eden, âşık ise vefâ gösteren taraftır. رقیب rakîb de bu dünyanın vazgeçilmez kişisidir: sevgilinin yanında bulunan, âşığın kıskandığı kimsedir.

Tablonun sonundaki اشك eşk kelimesine dikkat edin. Yukarıda aşk kelimesinin yanlış yazılışı olarak gördüğümüz harfler, Farsçada "gözyaşı" anlamına gelir. Divan şiirinde âşığın gözyaşları sık işlenen bir konu olduğu için eşk kelimesi şiirlerde aşk ile yan yana bile kullanılabilir. Doğru yazılışla ikisini ayırt etmek kolaydır: عشق aşk, اشك eşk.

Divan şiirinde sevgilinin güzelliğini anlatan kelimeler

Divan şiirinde sevgilinin güzelliği belirli benzetmelerle anlatılır. Bu benzetmelere mazmun denir. Mazmunları bilmek, bir beyti ilk okuyuşta anlamanın en önemli anahtarıdır, çünkü şair çoğu zaman sevgilinin boyundan, saçından ya da kaşından doğrudan değil, bir benzetme üzerinden söz eder.

Osmanlıca Okunuş Anlam Şiirdeki karşılığı
حسن hüsn güzellik sevgilinin güzelliği
جمال cemâl yüz güzelliği sevgilinin yüzü
زلف zülf saç âşığın gönlünü bağlayan tuzak, zincir
ابرو ebrû kaş yay; mihrap
چشم çeşm göz âşığı yaralayan, ok atan
لب leb dudak can veren; şarap, yakut
خال hâl ben yüzdeki siyah nokta, tuzağın yemi
قد kadd boy servi gibi uzun ve düzgün
سرو serv selvi ağacı sevgilinin boyu
گل gül gül sevgilinin yüzü; sevgili
بلبل bülbül bülbül âşık
پروانه pervâne pervane, gece kelebeği kendini aşka feda eden âşık
شمع şem' mum sevgili

Gül ile bülbül, divan şiirinin en tanınmış çiftidir. Bülbül güle âşıktır, onun için durmadan öter ve ağlar; gül ise dikenleriyle bülbülü yaralar. Bu ilişki âşıkla sevgilinin ilişkisinin bir yansımasıdır. Pervane ile mum çifti de benzer bir anlam taşır: pervane, mumun ışığına doğru uçar ve sonunda ateşinde yanar. Bu, kendini aşkına feda eden âşığın simgesidir.

بلبل bülbül kelimesi Osmanlıca yazının güzel bir örneğidir: iki kez tekrarlanan bül hecesi, be ve lam harfleriyle aynı biçimde yazılır. پروانه pervâne kelimesinde ise Farsçaya özgü pe harfi ve kelime sonunda e sesini gösteren he harfi görülür.

Aşk sözleri: divan ve tasavvuf şiirinden ünlü beyitler

Osmanlı şiirinde aşk, hem bir insana duyulan sevgi hem de tasavvufi anlamda Allah'a duyulan sevgi olarak işlenir. Klasik kaynaklarda insana duyulan aşka aşk-ı mecâzî, Allah'a duyulan aşka aşk-ı hakîkî denir; tasavvufi bakışa göre mecazi aşk, hakiki aşka giden bir köprüdür. Aşağıdaki beyitler, şairi bilinen ve yaygın olarak aktarılan örneklerdir. Okunuşlar bugünkü yaygın aktarımlara göredir.

Fuzûlî, 16. yüzyılın aşk şairi olarak tanınır. Gazellerinden birinde geçen şu beyit çok bilinir:

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb Kılma dermân kim helâkim zehri dermânındadır

Anlamı: Ey hekim, ben aşk derdiyle hoşnudum, ilacımdan elini çek; bana derman verme, çünkü beni öldürecek zehir senin dermanındadır. Âşık, aşk derdinden kurtulmak istemez; onu iyileştirmek, onu yok etmek olur.

Fuzûlî'nin bir başka ünlü beyti, aşkı bir dua konusu yapar:

Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni

Anlamı: Rabbim, beni aşk belasıyla tanıştır; bir an bile beni aşk belasından ayırma. Burada آشنا âşinâ "tanıdık, bildik", جدا cüdâ "ayrı" anlamındadır.

Fuzûlî'ye ait bir başka söz, aşkı bilginin bile üstünde tutar:

Aşk imiş her ne var âlemde İlm bir kîl ü kâl imiş ancak

Anlamı: Dünyada ne varsa aşk imiş; ilim ise yalnızca bir dedikodu, söz kalabalığı imiş. Kîl ü kâl "dedi kodu, boş söz" anlamında Arapça bir deyimdir.

Yunus Emre ise aşkı sade bir Türkçeyle anlatır:

Ben yürürem yane yane, aşk boyadı beni kane Ne âkilem ne divâne, gel gör beni aşk neyledi

Anlamı: Yana yana yürüyorum, aşk beni kana boyadı; ne akıllıyım ne deliyim; gel gör, aşk bana ne yaptı. دیوانه dîvâne "deli", âkil ise "akıllı" demektir.

Bu beyitleri okumak için Farsça tamlamaları tanımak gerekir: belâ-yı aşk "aşk belası" demektir ve bir izafet örneğidir. Divan şiirinin biçimleri hakkında bilgi için divan edebiyatı nazım şekilleri yazısına, aşk dışında kalan ünlü beyitler ve özlü sözler için Osmanlıca güzel sözler yazısına bakabilirsiniz.

Osmanlı edebiyatının ünlü aşk hikâyeleri

Aşk, Osmanlı edebiyatında uzun manzum hikâyelerin, yani mesnevilerin de en sevilen konusudur. Bu hikâyelerin bir kısmı İran ve Arap edebiyatından gelen ortak konuları işler.

Eser Şair Dönem
Hüsrev ü Şîrîn Şeyhî 15. yüzyıl
Yûsuf u Züleyhâ Hamdullah Hamdî 15. yüzyıl
Leylâ vü Mecnûn Fuzûlî 16. yüzyıl
Hüsn ü Aşk Şeyh Gâlib 18. yüzyıl

Bu eserler arasında en bilineni Leylâ ile Mecnûn'un hikâyesidir. مجنون Mecnûn Arapçada "deli" demektir; asıl adı Kays olan genç, Leylâ'ya duyduğu aşk yüzünden bu lakapla anılır. لیلی Leylâ adının sonundaki â sesi ise Osmanlıcada noktasız ye ile gösterilir. Şeyh Gâlib'in Hüsn ü Aşk adlı eseri ise "Güzellik ve Aşk" anlamına gelir; kahramanlarının adları da bu iki kavramdır.

Seni seviyorum ve sevgi cümleleri Osmanlıca nasıl yazılır?

Aşk kelimelerinin yanında, sevgiyi anlatan kısa Türkçe cümlelerin yazılışı da sık merak edilir. Bu cümleler Türkçe olduğu için Türkçe kelimelerin imla kurallarına göre yazılır.

Osmanlıca Okunuş Açıklama
سنی سویورم seni seviyorum سن sen + ی -i; سو sev- + یور -iyor + م -um
سنی چوق سویورم seni çok seviyorum araya چوق çok eklenir
سڭا عاشقم sana âşığım سڭا sana; عاشق âşık + م -ım
جانم cânım جان can + م iyelik eki
گوڭلم gönlüm گوڭل gönül + م iyelik eki
سوگیلیم sevgilim سوگیلی sevgili + م iyelik eki

Bu tabloda iki noktaya dikkat edin. Birincisi, سڭا sana ve گوڭل gönül kelimelerinde nef (sağır kef) harfi kullanılmıştır. Bu harf eski Türkçedeki genizden gelen ñ sesini gösterir; bugün n olarak okunur. Matbu metinlerde gef ve nef çoğu zaman düz kef ile basıldığı için gönül kelimesini كوكل biçiminde görmeniz de olağandır; bu bir hata değil, dönemin baskı alışkanlığıdır. İkincisi, Türkçe ekler ünlü uyumuna göre değişmez: -um, -ım, -im hepsi tek bir م ile yazılır. Eklerin yazılışını sistemli olarak öğrenmek için Türkçe kelimelerin imlası dersine bakabilirsiniz.

Aşk kelimelerini hediye, levha ya da dövme için yazarken dikkat edilecekler

Aşk kelimeleri en çok hediyelik eşyalarda, takılarda ve dövmelerde kullanılır. Bu tür kalıcı işlerde küçük bir yazım hatası bile kelimenin anlamını değiştirebilir. Şu noktalara dikkat etmeniz önerilir:

  1. Doğru harfleri kullanın. Aşk için عشق, âşık için عاشق yazılır. Baştaki ayın yerine elif, sondaki kaf yerine kef kullanılmamalıdır.
  2. Harfleri birbirine bitiştirin. Osmanlıcada harfler kelime içinde birbirine bitişir. Harfleri tek tek, ayrık biçimleriyle yan yana koymak kelimeyi okunmaz hale getirir. Hangi harflerin bitişip hangilerinin bitişmediğini harflerin yazılışı dersinde bulabilirsiniz.
  3. Yönü kontrol edin. Osmanlıca sağdan sola yazılır. Bazı programlar Arap harfli metni ters çevirebilir; çıktının yönünü mutlaka kontrol edin.
  4. Noktaları atlamayın. Şın'ın üç noktası, kaf'ın iki noktası kelimenin parçasıdır. Süsleme uğruna noktaları kaldırmak kelimeyi değiştirir.
  5. Kontrol ettirin. Son tasarımı Osmanlıca bilen birine ya da bir hattata gösterin.

Dövme için kelime seçerken karşılaşılan yaygın hataları ve doğru örnekleri Osmanlıca dövme yazıları yazısında ayrıca ele aldık. Harfleri tanıma pratiği yapmak isterseniz alıştırma bölümünü kullanabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Aşk Osmanlıca nasıl yazılır?

Aşk kelimesi Osmanlıcada عشق biçiminde yazılır: ayın (ع), şın (ش) ve kaf (ق). Kelime Arapça olduğu için elif ile değil ayın ile başlar ve sonunda kef değil kaf bulunur. Elif ve kef ile yazılan اشك ise aşk değil, eşek ya da Farsça eşk (gözyaşı) okunur.

Osmanlıcada aşk anlamına gelen kelimeler nelerdir?

En yaygınları aşk (عشق), muhabbet (محبت), sevdâ (سودا), hubb (حب) ve meveddet (مودت) kelimeleridir. Aşk en güçlü ve tutkulu sevgiyi, muhabbet daha genel ve sakin sevgiyi anlatır. Sevdâ ise tutku ve kara sevda anlamıyla kullanılır.

Osmanlıcada sevgiliye ne denir?

Sevgili için en çok kullanılan kelimeler yâr (یار), cânân (جانان), dilber (دلبر), mahbûb (محبوب), ma'şûk (معشوق) ve nigâr (نگار) kelimeleridir. Divan şiirinde bu kelimelerin her biri sevgilinin farklı bir yönünü vurgular; örneğin dilber gönül çalan, cânân ise candan sevilen anlamındadır.

Seni seviyorum Osmanlıca nasıl yazılır?

Seni seviyorum cümlesi Osmanlıcada سنی سویورم biçiminde yazılır. سنی seni, سویورم ise sev- kökü ile şimdiki zaman eki ve birinci tekil kişi ekinden oluşur. Seni çok seviyorum demek için araya چوق (çok) kelimesi eklenir: سنی چوق سویورم.

Aşk kelimesini dövme olarak yaptırırken nelere dikkat etmeliyim?

Harflerin doğru sırada, sağdan sola ve birbirine doğru bitişmiş olmasına dikkat edin. Ayın yerine elif, kaf yerine kef kullanmak kelimeyi tamamen değiştirir. Kalıcı bir uygulamadan önce yazımı Osmanlıca bilen birine ya da bir hattata kontrol ettirmeniz önerilir.

Âşık ve maşuk arasındaki fark nedir?

İkisi de aynı Arapça ʿ-ş-k kökünden gelir. Âşık (عاشق) seven kişidir, ma'şûk (معشوق) ise sevilen kişidir. Sevilen kadın için ma'şûka (معشوقه) biçimi de kullanılır.