Alfabe ve Yazı
Osmanlıca imla kuralları: yeni başlayanların en sık yaptığı hatalar
· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Osmanlıca imla kuralları, Türkçe kelimelerin Arap harfleriyle nasıl yazılacağını belirleyen birkaç temel ilkeye dayanır: ünlüler elif, vav, ye ve he ile gösterilir; ünlüyle başlayan her kelime elifle başlar; ekler ünlü uyumuna göre değişmeden yazılır; kalın ve ince kelimelerde bazı ünsüzler farklı harflerle yazılır; Arapça ve Farsça kelimeler ise aslındaki harflerle yazılır. Yeni başlayanların imla hatalarının büyük çoğunluğu bu beş ilkeden birinin atlanmasından doğar.
Aşağıda bu kuralları hata örnekleri üzerinden anlatıyoruz. Her bölümde önce yanlış yazımı, sonra doğrusunu ve gerekçesini göreceksiniz. Kuralların sistemli anlatımı Türkçe kelimelerin imlası dersimizde yer alıyor; bu yazı ise bir hata listesi ve kontrol rehberi olarak düşünüldü.
Osmanlıca imla kılavuzu var mıydı?
Bugün bir kelimenin nasıl yazılacağından emin olmadığımızda Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu'na bakarız. Osmanlı döneminde ise bu anlamda herkesin uyduğu tek bir resmî imla kılavuzu yoktu. Yazım standardı yüzyıllar boyunca kâtiplerin, hattatların ve özellikle 19. yüzyılda yaygınlaşan matbaanın elinde yavaş yavaş oturdu. Okul kitapları, gazeteler ve sözlükler bu standardı yaydı.
Bu yüzden bugün "Osmanlıca imla kılavuzu" denince genellikle iki şey kastedilir:
- 19. yüzyıl sonunun matbu metinleri: Gazete, kitap ve resmî yayınlarda kullanılan yazım, öğretimde ölçü kabul edilir. Bu sitedeki yazımlar da bu standarda göre verilir.
- Dönemin sözlükleri: Şemseddin Sâmi'nin 1900 civarında yayımlanan Kâmûs-ı Türkî'si ve James Redhouse'un 1890 tarihli A Turkish and English Lexicon'u, kelimelerin Osmanlı harfleriyle yazılışını gösterdikleri için bugün de başvurulan eserlerdir. Günümüzde yaygın kullanılan Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat'i de Arapça ve Farsça kelimelerin yazılışını kontrol etmek için işe yarar.
Sözlük seçimi hakkında daha fazlası için Osmanlıca sözlük yazımıza bakabilirsiniz. Önemli olan şudur: Osmanlıca imla kaideleri ezberlenecek uzun bir kurallar listesi değildir. Birkaç ilkeyi anladığınızda Türkçe kelimelerin büyük kısmını doğru yazarsınız; Arapça ve Farsça kelimeleri ise tek tek, kelime bilgisiyle öğrenirsiniz.
Hata 1: Ünlüyle başlayan kelimeyi elifsiz yazmak
Arap yazısında bir kelime ünlü harfle başlayamaz; ünlünün önünde mutlaka bir taşıyıcı harf bulunur. Türkçe kelimelerde bu taşıyıcı elif'tir. O, ö, u, ü ile başlayan kelimelerde elifin yanına vav, ı ve i ile başlayanlarda ye eklenir. Kelime başındaki a sesi ise çoğunlukla medli elifle, yani آ ile yazılır.
| Kelime | Yanlış | Doğru | Açıklama |
|---|---|---|---|
| ev | و | او | Kelime başındaki e sesi elifle gösterilir, ardından vav |
| on | ون | اون | o sesi elif + vav ile yazılır |
| iş | یش | ایش | i sesi elif + ye ile yazılır |
| iki | یكی | ایكی | Baştaki i için elif şart; aksi hâlde "y" okunur |
| at | ات | آت | Baştaki a sesi medli elifle; yalın elif "et" okunur |
Son satır özellikle önemlidir: ات et ile آت at arasındaki tek fark elifin üstündeki medde işaretidir. Medde unutulursa kelime başka bir kelimeye dönüşür. Bu konunun ayrıntısı ünlülerin yazılışı dersinde anlatılır.
Hata 2: Ekleri ünlü uyumuna göre farklı yazmaya çalışmak
Latin harfli Türkçeye alışkın biri -lar ile -ler'i, -da ile -de'yi iki ayrı ek gibi düşünür. Osmanlıcada ise ekler ünlü uyumuna göre değişmez; aynı ek her kelimede aynı biçimde yazılır. Hangi ünlünün okunacağına kelimenin kökü karar verir.
| Kelime | Yanlış | Doğru | Kural |
|---|---|---|---|
| kitaplar | كتابلار | كتابلر | Çokluk eki her zaman لر |
| evler | اولار | اولر | Aynı ek; ince ünlülü kelimede de değişmez |
| evde | اودا | اوده | Bulunma eki ده |
| evden | اودان | اودن | Ayrılma eki دن |
| geldi | گلدا | گلدی | Görülen geçmiş zaman eki دی |
Bu kuralın tek önemli istisnası, içinde k ya da g sesi bulunan eklerdir. Bu eklerde kalın ve ince ünlülü kelimeler farklı harf alır: mastar eki kalın kelimelerde مق, ince kelimelerde مك yazılır.
- یازمق yazmak, اوقومق okumak — kaf ile
- گلمك gelmek, بیلمك bilmek — kef ile
Aynı ayrım -lık / -lik ekinde de görülür: دوستلق dostluk kaf ile, برلك birlik kef ile yazılır. Bu yüzden یازمك ya da گلمق gibi karışık yazımlar hatadır.
Hata 3: Kalın ve ince ünsüzleri karıştırmak
Türkçe kelimelerde k, g, ğ, t ve s sesleri, kelimenin kalın ya da ince ünlülü olmasına göre farklı harflerle yazılma eğilimindedir. Bu ayrım hem doğru yazmak hem de okurken ünlüyü tahmin etmek için önemlidir.
| Ses | Kalın ünlülü kelimelerde | İnce ünlülü kelimelerde |
|---|---|---|
| k | kaf ق: قیز kız | kef ك: كیم kim |
| g, ğ | gayın غ: طاغ dağ | gef گ: گون gün |
| t | tı ط: طاش taş | te ت: تپه tepe |
| s | sad ص: صو su | sin س: سوز söz |
Bu tablodaki k ve g sütunları oldukça düzenli işler; كیز diye yazılan bir "kız" ya da قوز diye yazılan bir "göz" açık bir imla hatasıdır. T ve s ise yalnızca eğilimdir: آت at ve آلتی altı kalın ünlülü oldukları hâlde te ile yazılır. Bu nedenle tı ve sad içeren Türkçe kelimeleri kural ezberlemek yerine kelime kelime öğrenmek daha güvenlidir. Konunun ayrıntısı için Osmanlıca ince ve kalın harfler yazımıza ve ünsüzlerin okunuşları dersine bakabilirsiniz.
Hata 4: Türkçe kelimelerin içindeki ünlüleri yanlış göstermek
Türkçe kelimelerin içinde ünlülerin gösterilmesi de belirli alışkanlıklara bağlıdır. Yeni başlayanlar iki yönde hata yapar: ya yazılması gereken ünlüyü atlar ya da yazılmaması gereken ünlüyü yazar.
Yazılması gerekenler. Türkçe kelimelerin içindeki a sesi genellikle elifle, ı ve i sesleri ye ile, o, ö, u ve ü sesleri de vav ile yazılır. Bu harfleri atlamak kelimeyi tanınmaz hâle getirir ya da başka bir kelimeye çevirir:
- bil- fiili بیل yazılır; ye atlanıp بل yazılırsa kelime bel okunur.
- gün گون yazılır; vav atlanırsa okuyucu kelimeyi tanıyamaz.
- baş باش yazılır; elif atlanırsa kelime بش beş olur.
Yazılmaması gerekenler. Türkçe kelimelerin içindeki e sesi ise çoğunlukla hiç yazılmaz: بش beş, سس ses, گل gel. Bu e sesini elifle göstermeye çalışmak kelimeyi a'lı bir kelimeye dönüştürür; beş yazmak isterken باش yazarsanız okuyucu baş okur. Bazı kelimelerde ise kapalı e sesi ye ile gösterilir; ویرمك vermek ve دیمك demek kelimelerinde olduğu gibi. Ama bunlar ezberlenecek kalıplardır, genel kural değildir.
Bu iki yönlü hatanın ortak çözümü, kelimeyi tek başına ünlüleriyle değil, tanıdık bir kelime görüntüsü olarak öğrenmektir. Sık kullanılan Türkçe kelimelerin yazılışını gördükçe hangi ünlünün harfle gösterildiği kendiliğinden yerleşir.
Hata 5: Arapça ve Farsça kelimeleri okunuşa göre yazmak
Osmanlıca imlanın en çok hata yapılan alanı Arapça ve Farsça kökenli kelimelerdir. Bu kelimeler Türkçe söylenişe göre değil, kendi dillerindeki asıllarına göre yazılır. Türkçede aynı sesi veren birkaç harften hangisinin kullanılacağını kelimenin kökeni belirler.
Aynı sesi veren harfler
Türkçe okunuşta aynı sesi veren harf grupları şunlardır:
- h sesi: ha ح, hı خ, he ه — حال hâl, خبر haber, هوا hava
- z sesi: zel ذ, ze ز, dad ض, zı ظ — ذهن zihin, زمان zaman, ضعیف zayıf, نظر nazar
- s sesi: se ث, sin س, sad ص — ثروت servet, سلام selâm, صباح sabah
- t sesi: te ت, tı ط — تاریخ tarih, خطا hata
Bu harfler arasında seçim yapmanın kuralla çözülebilecek bir yolu yoktur. زمان zaman kelimesini ذمان ya da ظمان diye yazmak, Latin harfli yazımda bir kelimeyi yanlış harfle yazmak gibidir. Çözüm, kelimeyi bilmek ya da sözlükten kontrol etmektir.
Kısa ünlüleri yazmak
Arapça ve Farsça kelimelerde kısa ünlüler yazılmaz; elif, vav ve ye çoğunlukla uzun ünlüleri (â, û, î) gösterir. Türkçe kelime alışkanlığıyla her ünlüyü harfle göstermeye çalışmak sık bir hatadır.
| Kelime | Yanlış | Doğru | Neden? |
|---|---|---|---|
| kitap | كیتاب | كتاب | "i" kısa ünlüdür, yazılmaz; â uzun olduğu için elif yazılır |
| kalem | قالم | قلم | İki kısa ünlü de yazılmaz |
| saat | سات | ساعت | Kelimedeki ayın harfi korunur |
| ilim | ایلم | علم | Kelime ayın ile başlar, elif ile değil |
| hayat | هایات | حیات | Kelime ha ile başlar; kısa a yazılmaz |
Sondaki b ve d'yi p ve t yapmak
Arapça kelimelerin sonundaki b ve d sesleri bugünkü Türkçede çoğunlukla p ve t olarak söylenir. Osmanlıca imla ise aslındaki harfi korur. كتاب kitâb bugün "kitap" diye okunur ama pe ile yazılmaz; مكتب mekteb de "mektep" olarak okunur. Aynı şekilde احمد Ahmed ve محمد Mehmed dal ile biter. مكتپ ya da احمت gibi yazımlar hatalıdır.
Özetle: Türkçe kelimelerde kural, Arapça ve Farsça kelimelerde kelime bilgisi belirleyicidir. Emin olmadığınız alıntı kelimeyi sözlükten kontrol etmeden yazmayın.
Hata 6: Farsça tamlamada izafet ekini harfle yazmak
Osmanlıcada Farsça kuralla kurulan tamlamalar çok yaygındır: lisân-ı Osmânî, dünyâ-yı fânî gibi. Bu tamlamalardaki "-ı / -i" sesine izafet kesresi denir. Yeni başlayanların sık yaptığı hata, bu sesi her durumda bir ye harfiyle yazmaktır.
Kural şudur: Ünsüzle biten bir kelimeden sonra izafet kesresi harfle yazılmaz, yalnızca okunur. لسان عثمانی lisân-ı Osmânî tamlamasında birinci kelimenin sonuna ye eklenmez; لسانی عثمانی yazımı hatalıdır. Okuyucu bu sesi tamlamanın yapısından anlar.
Uzun ünlüyle biten kelimelerde ise durum farklıdır. Elif ya da vav ile biten bir kelimeden sonra izafet sesi bir ye ile gösterilir: دنیای فانی dünyâ-yı fânî. Sesli harfle biten kelimede araya giren bu ye, okunuşta "-yı / -yi" olarak duyulur. Sessiz he ile biten kelimelerde ise izafet, he'nin üzerine konan küçük bir hemze işaretiyle gösterilir.
Bu kurallar ilk bakışta karışık görünebilir, ama örneklerle kısa sürede oturur. Farsça ve Arapça tamlamaların yazılışı ve okunuşu tamlamalar ve izafet dersimizde ayrıntılı biçimde anlatılır.
Hata 7: Bitişme ve boşluk hataları
Osmanlıcada kelime içindeki harfler, bitişmeyen harfler dışında, birbirine bağlanır. Elif, dal, zel, re, ze, je, vav ve lamelif kendinden sonraki harfe bitişmez. Bu kural yazarken iki tür hataya yol açar.
Bitişmeyen harften sonra bağlamak. اوردو ordu kelimesinde hiçbir harf bir sonrakine bağlanmaz. Bu harflerin sonrasına bağlantı çizgisi eklemek, el yazısında bile okuyanı şaşırtır. Bitişme kuralının pratik listesi Osmanlıcada bitişmeyen harfler yazımızda yer alıyor.
Eki kelimeden ayırmak. Türkçe ekler kelimeye bitişik yazılır. كتاب لر diye boşlukla yazılan bir "kitaplar" hatalıdır; doğrusu كتابلر. Ek bitişmeyen bir harften sonra geldiğinde, örneğin اولر evler kelimesinde, harfler görünüşte ayrı durur ama araya boşluk konmaz. Okurken kelime sınırını bu küçük boşluk farkından anlarsınız.
Ayrı yazılanlar
Buna karşılık bazı küçük kelimeler ek gibi görünse de ayrı yazılır:
- Soru eki: گلدی می geldi mi
- Bağlaç olan "de, da": سن ده گل sen de gel
- "ki" bağlacı: كه ki
- "ve" bağlacı: و ve
Bulunma eki ده ile bağlaç olan ده aynı harflerle yazılır; birincisi kelimeye bitişir, ikincisi ayrı durur. Bugünkü Türkçede yapılan "de/da" hatasının bir benzeri Osmanlıcada da yapılabilir.
Hata 8: Kelime sonundaki a ve e
Türkçe kelimelerin sonundaki e sesi genellikle he ile yazılır: دده dede, تپه tepe. Sondaki a sesi ise iki türlü yazılabilir. Bazı kelimeler he ile biter: قره kara, اوطه oda. Bazıları ise elif ile: بابا baba. Bu yüzden sondaki a için "her zaman elif" ya da "her zaman he" demek yanlış olur; kelimeyi tanımak gerekir.
Yönelme eki de buna bağlı olarak iki biçimde yazılır. Ünsüzle biten kelimeye yalnızca he eklenir: اوه eve. Ünlüyle biten kelimede araya ye girer: بابایه babaya. بابااه gibi bir yazım hatalıdır.
Farsça kökenli kelimelerin sonundaki e sesi de he ile yazılır: پنجره pencere, خانه hâne. Arapça kökenli kelimelerde ise sondaki ses bazen he, bazen te ile gösterilir: جمعه cuma ve حادثه hâdise he ile, ساعت saat ve حیات hayat te ile yazılır. Bu da kelime kelime öğrenilir.
Hata 9: Nef, gef ve eski imla farklarını hata sanmak
Her imla farkı hata değildir. Osmanlıca okurken ya da yazarken şu farklılıkları tanımak gerekir:
- Nef (sağır kef): Türkçedeki genizden söylenen ñ sesi ڭ ile gösterilir: دڭیز deniz, بابانڭ babanın. (Deniz kelimesi bazı sözlüklerde دڭز biçiminde, ortadaki ye yazılmadan da geçer; iki yazım da dönemde kullanılmıştır, bu sitede دڭیز esas alınır.) Ancak matbu metinlerin çoğunda bu harf üç noktası olmadan düz kef olarak basılır. بابانك yazımı bu nedenle eski bir kitapta hata değildir.
- Gef: Benzer şekilde gef de pek çok metinde ikinci çizgisi olmadan, kef olarak yazılır. گون gün kelimesini kef ile yazılmış görmek şaşırtıcı değildir.
- Erken dönem imlası: 15. ve 16. yüzyıl metinlerinde Türkçe kelimelerin ünlüleri daha az gösterilir, bazı ekler farklı yazılır. 19. yüzyıl sonunda ise ünlüler daha düzenli yazılır hâle gelmiştir.
Kendi yazdığınız metinde nef'i ve gef'i ayırt etmeniz okuyucuya kolaylık sağlar; başkasının yazdığı bir metinde ise bu harflerin yokluğunu bir yazım geleneği olarak kabul etmek gerekir.
Sık yapılan imla hataları: toplu tablo
Yukarıdaki hataları hızlıca gözden geçirmek için tek bir tabloda topladık. Kendi yazdığınız bir metni kontrol ederken bu tabloyu yanınızda tutabilirsiniz.
| Hata türü | Yanlış örnek | Doğru yazım | Okunuş |
|---|---|---|---|
| Baştaki ünlü elifsiz | ون | اون | on |
| Baştaki a meddesiz | ات (at anlamında) | آت | at |
| Ek uyuma göre değişmiş | اولار | اولر | evler |
| Mastar eki yanlış harfle | یازمك | یازمق | yazmak |
| Kalın kelimede kef | كیز | قیز | kız |
| İnce kelimede kaf | قوز (göz anlamında) | گوز | göz |
| İçteki ünlü atlanmış | بل (bil anlamında) | بیل | bil |
| Arapça kelimede kısa ünlü yazılmış | كیتاب | كتاب | kitap |
| Arapça kelimede yanlış harf | ذمان | زمان | zaman |
| Ayın atlanmış | سات | ساعت | saat |
| Sondaki d, t'ye çevrilmiş | احمت | احمد | Ahmed |
| İzafet kesresi harfle yazılmış | لسانی عثمانی | لسان عثمانی | lisân-ı Osmânî |
| Ek kelimeden ayrılmış | كتاب لر | كتابلر | kitaplar |
Tablodaki hataların bir kısmı kelimeyi yalnızca "çirkin" yapar, bir kısmı ise anlamı tamamen değiştirir. Medde ya da içteki ünlü atlandığında okuyucu bambaşka bir kelime okur; bu yüzden bu iki hata türüne özellikle dikkat edin. Arapça kelimelerdeki harf hataları ise anlamı değiştirmese bile metni okuyan birine yazarın kelimeyi tanımadığını hemen belli eder.
Yazdığınızı kontrol etmek için imla listesi
Bir kelimeyi ya da kısa bir cümleyi Osmanlıca yazdıktan sonra şu soruları sırayla sorun:
- Ünlüyle başlayan kelimeler elifle mi başlıyor? Baştaki a için medde, o/u için vav, ı/i için ye eklendi mi?
- Ekler sabit biçimde mi yazıldı? -lar/-ler için لر, -da/-de için ده, -dan/-den için دن kullanıldı mı?
- Mastar ve -lık ekleri kelimenin kalınlığına uyuyor mu? Kalın kelimede kaf, ince kelimede kef var mı?
- Türkçe kelimelerde k ve g doğru harfle mi? Kalın kelimelerde kaf ve gayın, ince kelimelerde kef ve gef seçildi mi?
- Arapça ve Farsça kelimeler sözlükteki gibi mi? Kısa ünlüler yazılmadı mı, ha/he/hı ve z harfleri doğru seçildi mi?
- Ekler kelimeye bitişik, bağlaçlar ayrı mı? Soru eki, "de" bağlacı ve "ki" ayrı yazıldı mı?
- Sondaki b ve d korundu mu? Arapça kelimelerde p ve t'ye çevrilmedi mi?
Bu listeyi birkaç hafta düzenli kullandığınızda kontroller kendiliğinden alışkanlığa dönüşür. Yazdıklarınızı kontrol etmenin bir başka yolu da okumaktır: matbu metinlerde aynı kelimeyi birkaç kez gördükten sonra yanlış yazımlar gözünüze batmaya başlar. Okuma pratiği için okuma metinleri dersinden ve alıştırma sayfasından yararlanabilirsiniz.
Osmanlıca imla kuralları okumayı nasıl kolaylaştırır?
Osmanlıca imla, yalnızca "doğru yazmak" için değil, doğru okumak için de önemlidir. Kısa ünlülerin yazılmadığı bir sistemde okuyucu kelimeyi tanımak için harf seçimine güvenir. قیز diye yazılmış bir kelimenin kalın ünlülü olduğunu kaf'tan anlar; گوز kelimesinin ince olduğunu gef'ten çıkarır. Yanlış harf seçimi, okuyucunun elindeki bu ipucunu yok eder.
Aynı nedenle imla kurallarını bilen biri, el yazısı belgelerde ya da yıpranmış metinlerde eksik görünen harfleri de daha kolay tamamlar. Bir kelimenin nasıl yazılması gerektiğini bilmek, onu nasıl okuyacağınızı da büyük ölçüde belirler. İmla kurallarına dair temel bilgileri pekiştirdikten sonra okuma stratejileri için Osmanlıca nasıl okunur yazımıza geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Osmanlıca imla kuralları nelerdir?
Osmanlıca imlanın temel kuralları şunlardır: Türkçe kelimelerde ünlüler elif, vav, ye ve he ile gösterilir; ünlüyle başlayan kelime elifle başlar; ekler ünlü uyumuna göre değişmeden yazılır; kalın ve ince kelimelerde k ve g sesleri farklı harflerle yazılır; Arapça ve Farsça kelimeler ise kendi asıllarındaki harflerle yazılır.
Osmanlıcanın resmî bir imla kılavuzu var mıydı?
Bugünkü TDK Yazım Kılavuzu gibi herkesin uyduğu tek bir resmî kılavuz yoktu. Yazım standardı daha çok matbaa, okul kitapları ve sözlüklerle oturdu. 19. yüzyıl sonunun matbu metinleri ve Şemseddin Sâmi'nin Kâmûs-ı Türkî'si gibi sözlükler bugün de başvuru ölçüsü olarak kullanılır.
Osmanlıcada ekler neden ayrı yazılmaz?
Osmanlıcada ekler, tıpkı bugünkü Türkçede olduğu gibi kelimeye bitişik yazılır. Ek bitişmeyen bir harften sonra geliyorsa görünüşte ayrı durabilir, ama araya boşluk konmaz. Soru eki mi, bağlaç olan de ve ki ise ayrı yazılır.
Kelime sonundaki a ve e sesi nasıl yazılır?
Türkçe kelimelerin sonundaki e sesi genellikle he ile yazılır. Sondaki a sesi ise bazı kelimelerde he, bazılarında elif ile yazılır; bu yüzden sondaki a için kelimeyi tanımak gerekir.
Arapça kelimelerde hangi harfin kullanılacağını nasıl bilirim?
Arapça ve Farsça kelimeler aslındaki harflerle yazılır; Türkçe okunuşa bakarak harf seçilemez. Bu yüzden ha, he ve hı ya da ze, zel, dad ve zı arasında seçim yaparken kelimeyi bir Osmanlıca sözlükte kontrol etmek en güvenli yoldur.
Eski metinlerde farklı yazımlar görmek hata mıdır?
Her zaman değil. Osmanlıca imla yüzyıllar içinde değişti; erken metinlerde ünlüler daha az yazılır, matbu metinlerde gef ve nef çoğu zaman düz kef ile basılır. Bir okuma metnindeki farklılık çoğu zaman dönemin imlasıdır; kendi yazınızda ise 19. yüzyıl sonu standardını izlemeniz önerilir.