Kelimeler
Osmanlıca çoğul ekleri: Türkçe, Arapça ve Farsça çokluk biçimleri
· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Osmanlıca çoğul ekleri üç kaynaktan gelir: Türkçe kelimeler -lar/-ler (لر) ekiyle, Arapça kelimeler -ât (ات) ve -în (ین) ekleriyle ya da iç yapıları değişerek (kırık çoğul), Farsça kelimeler ise çoğunlukla -ân (ان) ekiyle çoğul yapılır. Aynı metinde كتابلر kitablar ile كتب kütüb yan yana görülebilir; ikisi de "kitaplar" demektir ama biri Türkçe, öteki Arapça kurala göre kurulmuştur.
Bu yazıda her bir çokluk biçiminin nasıl yazıldığını ve okunduğunu, Osmanlıcada en sık görülen kırık çoğul kalıplarını ve bugünkü Türkçeye "tekil" olarak geçmiş Arapça çoğulları ele alacağız. Konunun kısa bir özeti Arapça ve Farsça kelimeler dersinde yer alıyor; burada daha geniş bir liste ve okuma ipuçları bulacaksınız.
Osmanlıca çoğul ekleri neden bu kadar çeşitli?
Osmanlı Türkçesi, Türkçe dil yapısının üzerine Arapça ve Farsçadan alınmış geniş bir söz varlığı ekler. Yalnızca kelimeler değil, bu kelimelerin dilbilgisi kuralları da kısmen alınmıştır. Bir Osmanlı kâtibi Arapça bir kelimeyi çoğul yapmak istediğinde çoğu zaman Arapçanın kendi çoğulunu tercih ederdi; özellikle resmî ve edebî dilde bu bir üslup gereğiydi.
Bu yüzden Osmanlıca okuyan biri üç farklı sistemle karşılaşır:
- Türkçe çokluk: her kelimeye eklenebilen -lar/-ler.
- Arapça çokluk: sağlam çoğul (-ât, -în, -ûn), ikil (-ân, -eyn) ve kırık çoğul.
- Farsça çokluk: -ân, -gân ve -yân.
Osmanlıcada çoğu zaman şu genel eğilim görülür: Türkçe kelime Türkçe ekle, Arapça kelime Arapça kuralla, Farsça kelime Farsça ekle çoğul yapılır. Ancak bu kesin bir kural değildir; Arapça ve Farsça kelimeler de rahatlıkla -ler alabilir ve gündelik dile yakın metinlerde bunu sık görürsünüz.
Türkçe çoğul eki -lar / -ler nasıl yazılır?
Türkçe çokluk eki Osmanlı imlasında tek biçimde yazılır: لر. Kalın ünlülü kelimelerde -lar, ince ünlülü kelimelerde -ler okunur; yazıda bu fark gösterilmez. Hangisinin okunacağına kelimenin kendi ünlüleri karar verir.
| Tekil | Okunuş | Çoğul | Okunuş |
|---|---|---|---|
| آت | at | آتلر | atlar |
| قوش | kuş | قوشلر | kuşlar |
| طاغ | dağ | طاغلر | dağlar |
| ایش | iş | ایشلر | işler |
| كتاب | kitâb | كتابلر | kitablar |
Ekin önündeki harf sola bağlanan bir harfse (be, şın, kaf gibi) lam bitişik yazılır; elif, dal, re, vav gibi sola bağlanmayan bir harften sonra ise ek ayrı başlar. Hangi harflerin sola bağlanmadığını bitişmeyen harfler yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz. Türkçe eklerin genel yazım kuralları ise Türkçe kelimelerin imlası dersinin konusudur.
Arapça sağlam çoğul: -ât ve -în ekleri
Arapçada kelimenin yapısı bozulmadan sonuna ek getirilerek yapılan çoğula "sağlam çoğul" (cem-i sâlim) denir. Osmanlıcada iki biçimi yaygındır.
-în / -ûn: erkek sağlam çoğul
ین -în eki, Arapçada akıllı erkek varlıkları bildiren sıfat ve isimlere gelir. Arapçada yalın hâlde -ûn (ون) biçimi de vardır, fakat Osmanlıcaya geçen çoğullar büyük ölçüde -în biçimindedir.
- معلم muallim → معلمین muallimîn (öğretmenler)
- مأمور me'mûr → مأمورین me'mûrîn (memurlar)
- حاضر hâzır → حاضرین hâzırîn (orada bulunanlar)
- مهاجر muhâcir → مهاجرین muhâcirîn (göçmenler)
- مسلم müslim → مسلمین müslimîn (Müslümanlar)
Arapçada -ûn biçimi yalın hâlde, -în biçimi ise ilgi ve belirtme hâllerinde kullanılır. Osmanlıca, Farsçada olduğu gibi, bu iki biçimden -în'i genel çokluk eki olarak benimsemiştir. Bu yüzden Arapça cümle içinde -ûn ile karşılaşabileceğiniz bir kelimeyi Osmanlıca metinde neredeyse her zaman -în ile görürsünüz. Okurken yazıda yalnızca ye ve nun harflerini görürsünüz; önlerindeki ünlünün î olduğunu kelimenin çoğul anlamından ve ekin kalıba eklenme biçiminden çıkarırsınız.
Bu çoğullar Osmanlıca kurum adlarında da yaşar. 19. yüzyılda açılan erkek öğretmen okulunun adı Dârülmuallimîn idi: "öğretmenler evi".
-ât: dişil sağlam çoğul
ات -ât eki Osmanlıcanın en verimli Arapça çokluk ekidir. Arapçada dişil kelimelerin çoğulunu yapar, ama pek çok cansız varlık adına ve mastara da gelir. Sonu ه ile biten bir kelime bu eki aldığında he düşer.
- معلوم ma'lûm → معلومات ma'lûmât (bilgiler)
- حیوان hayvân → حیوانات hayvânât (hayvanlar)
- تنظیم tanzîm → تنظیمات Tanzîmât (düzenlemeler)
- اصلاح ıslâh → اصلاحات ıslâhât (iyileştirmeler, reformlar)
- حركت hareket → حركات harekât (hareketler; askerî harekât)
- معلمه muallime → معلمات muallimât (kadın öğretmenler)
Tanzimat döneminin adı tam da bu ekten gelir: Tanzîmât-ı Hayriyye, "hayırlı düzenlemeler". Kadın öğretmen yetiştiren okulun adının Dârülmuallimât olması da -în / -ât ayrımının güzel bir örneğidir.
Türkçe ve Farsça kelimelere gelen -ât
Osmanlı bürokrasisinde -ât eki zaman zaman Arapça olmayan kelimelere de getirilmiştir. باغ bâğ (bağ) kelimesinin باغات bâğât, چفتلك çiftlik kelimesinin چفتلكات çiftlikât biçiminde çoğul yapıldığı görülür. Bu kullanım özellikle defter ve belge dilinde karşınıza çıkar; Osmanlı belgeleriyle çalışacaksanız belge okuma rehberimize de göz atabilirsiniz.
İkil: iki tane anlamında -eyn
Arapçada tekil ve çoğulun yanında bir de "ikil" (tesniye) vardır. Osmanlıcada en çok ین -eyn biçimiyle görülür. Yazıda -în ekiyle aynı harflerle yazıldığına dikkat edin; hangisinin okunacağını kelimenin anlamı ve kullanımı belirler.
| Tekil | Okunuş | İkil | Okunuş | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| طرف | taraf | طرفین | tarafeyn | iki taraf |
| والد | vâlid | والدین | vâlideyn | anne ile baba |
| حرم | harem | حرمین | Haremeyn | Mekke ve Medine |
| قطب | kutb | قطبین | kutbeyn | iki kutup |
Arapçada ikilin yalın hâli -ân ile yapılır, ama Osmanlıcada bu biçim çok az görülür; okuyucunun karşısına çıkan ikil hemen her zaman -eyn'dir. Bu durum, yukarıda anlatılan -în tercihinin bir benzeridir. İkil, sayının özellikle "iki" olduğunu vurgulamak gerektiğinde kullanılır ve çoğunlukla çift hâlinde düşünülen kavramlarda karşımıza çıkar: iki taraf, iki kutup, anne ile baba.
Vâlideyn örneği ilginçtir: kelime "baba" anlamındaki vâlid'in ikilidir, ama anne ile babayı birlikte anlatır. Akrabalık kelimelerinin Osmanlıca yazılışını merak ediyorsanız anne ve baba kelimeleri yazımız bu konuya ayrılmıştır.
Kırık çoğul nedir? Cem-i mükesser kalıpları
Kırık çoğul (cem-i mükesser), Arapça bir kelimenin sonuna ek almadan, iç yapısı değiştirilerek çoğul yapılmasıdır. "Kırık" denmesinin sebebi tekil kelimenin kalıbının bozulup yeni bir kalıba dökülmesidir. Kök harfler yerinde kalır; değişen, araya giren uzun ünlüler ve ek harflerdir. Kalıp mantığını Osmanlıca kelime vezni yazımızda anlattık; kırık çoğullar o sistemin çoğul tarafıdır.
Hangi tekilin hangi kırık çoğulu alacağı her zaman tahmin edilemez; bu yüzden sık görülen kelimeleri çoğullarıyla birlikte öğrenmek gerekir. Ama çoğul kalıpları sınırlı sayıdadır ve bir kalıbı tanıyınca kelimenin çoğul olduğunu hemen fark edersiniz.
| Kalıp | Yazılış | Tekil → Çoğul örnekleri |
|---|---|---|
| ef'âl | افعال | خبر haber → اخبار ahbâr; فكر fikr → افكار efkâr; وقت vakt → اوقات evkât; ولد veled → اولاد evlâd |
| fu'ûl | فعول | علم ilm → علوم ulûm; حق hak → حقوق hukûk; فن fen → فنون fünûn; درس ders → دروس dürûs |
| fu'ul | فعل | كتاب kitâb → كتب kütüb; رسول resûl → رسل rüsül |
| fu'alâ | فعلا | عالم âlim → علما ulemâ; شاعر şâir → شعرا şuarâ; فقیر fakîr → فقرا fukarâ; وزیر vezîr → وزرا vüzerâ |
| ef'ilâ | افعلا | نبی nebî → انبیا enbiyâ; ولی velî → اولیا evliyâ; غنی ganî → اغنیا agniyâ |
| mefâ'il | مفاعل | مسجد mescid → مساجد mesâcid; مدرسه medrese → مدارس medâris; مجلس meclis → مجالس mecâlis; منزل menzil → منازل menâzil |
| mefâ'îl | مفاعیل | مكتوب mektûb → مكاتیب mekâtîb; مفتاح miftâh → مفاتیح mefâtîh; مقدار mikdâr → مقادیر mekâdîr |
| fe'âil | فعائل | رساله risâle → رسائل resâil; قبیله kabîle → قبائل kabâil; فضیلت fazîlet → فضائل fezâil |
| fevâ'il | فواعل | قاعده kâide → قواعد kavâid; عامل âmil → عوامل avâmil |
Ef'âl kalıbında sık görülen kelimeler
Kırık çoğul kalıpları arasında Osmanlıcada en sık karşılaşacağınız kalıp büyük ihtimalle ef'âl'dir. Bu kalıbın kelimeleri bugünkü Türkçede de yaşadığı için tanımak kolaydır; çoğu zaman yalnızca tekilin ne olduğunu hatırlamak gerekir. Aşağıdaki tabloda hem tekili hem çoğulu bugün de kullanılan kelimeler var.
| Çoğul | Okunuş | Tekili | Anlam |
|---|---|---|---|
| احوال | ahvâl | حال hâl | hâller, durumlar |
| اسباب | esbâb | سبب sebeb | sebepler |
| اشخاص | eşhâs | شخص şahs | şahıslar, kişiler |
| اموال | emvâl | مال mâl | mallar |
| اجداد | ecdâd | جد cedd | dedeler, atalar |
| اطراف | etrâf | طرف taraf | taraflar, çevre |
| اسرار | esrâr | سر sır | sırlar |
| اوراق | evrâk | ورق varak | yapraklar, kâğıtlar |
Tablodaki evrâk ve etrâf gibi kelimeler, bugün "evrak" ve "etraf" olarak tekil anlamda kullanılır. Ecdâd da "ecdat" biçimiyle "atalar" anlamını korur. Bir kelimenin baştaki elif ve sondan önceki elif arasında üç kök harfi taşıdığını gördüğünüzde, bu tabloyu hatırlamanız çoğu zaman yeterli olur.
Kırık çoğulu yazıda nasıl tanırsınız?
Harekesiz bir metinde kırık çoğulu tanımak için birkaç görsel ipucu işe yarar:
- Başta elif, son harften önce elif: ef'âl kalıbı (اخبار, افكار, احوال). Bu kalıp tekil isimlerle karışabilir; if'âl mastarlarıyla aynı harf iskeletine sahiptir. اخبار hem ahbâr (haberler) hem ihbâr (bildirme) okunabilir; hangisinin kastedildiğini bağlam söyler.
- İkinci ve üçüncü kök harfi arasında vav: fu'ûl kalıbı (علوم, فنون). Mef'ûl kalıbından farkı, başta mim bulunmamasıdır.
- Sonda elif (hemzesiz): fu'alâ ve ef'ilâ kalıpları (علما, انبیا). Osmanlı imlasında bu kelimelerin sonundaki Arapça hemze genellikle yazılmaz.
- Başta mim, ikinci harften sonra elif: mefâ'il ya da mefâ'îl kalıbı (مدارس, مكاتیب). Tekili çoğunlukla yine mimle başlayan bir yer ya da mef'ûl kelimesidir.
Farsça çoğul ekleri: -ân, -gân, -yân
Farsça kökenli kelimeler, özellikle canlı varlık bildirenler, Osmanlıcada çoğu zaman ان -ân ekiyle çoğul yapılır. Bu ek edebî dilde, özellikle şiirde çok sevilmiştir.
- یار yâr → یاران yârân (dostlar)
- دوست dost → دوستان dostân (dostlar)
- مرغ murg → مرغان murgân (kuşlar)
Sonu sesli harf okunan he ile biten kelimelerde he düşer ve ek -gân (گان) olur:
- بنده bende (kul) → بندگان bendegân (kullar)
- ستاره sitâre (yıldız) → ستارگان sitâregân (yıldızlar)
Sonu uzun â sesiyle biten kelimelerde ise ekten önce bir ye girer ve ek -yân (یان) olarak okunur:
- گدا gedâ (dilenci) → گدایان gedâyân (dilenciler)
- دانا dânâ (bilgin) → دانایان dânâyân (bilginler)
Farsça çoğullar Arapça kelimelere de eklenebilir; Osmanlıca şiirde عاشقان âşıkân (âşıklar) gibi biçimler sıkça geçer. Kelime Arapça olsa da ek Farsçadır. Bu tür karma kullanımlar edebî metinlerin karakteristik bir özelliğidir; divan edebiyatı nazım şekilleri yazımızda bu dilin hangi türlerde kullanıldığını görebilirsiniz.
Çoğulun çoğulu ve tekil gibi kullanılan çoğullar
Cem'ü'l-cem: çoğulun çoğulu
Bazı Arapça çoğullar bir kez daha çoğul yapılmıştır. Bunlara "çoğulun çoğulu" (cem'ü'l-cem) denir:
- اسم ism → اسما esmâ → اسامی esâmî (isimler, ad listesi)
- بیت beyt → بیوت büyût → بیوتات buyûtât (köklü aileler, hanedanlar)
- فتح feth → فتوح fütûh → فتوحات fütûhât (fetihler)
Türkçede tekil sanılan Arapça çoğullar
Osmanlıcadan bugünkü Türkçeye geçen bazı kelimeler aslında Arapça çoğuldur, ama Türkçede tekil gibi kullanılır ve üzerine bir de -lar/-ler alır. Bu durumu bilmek hem Osmanlıca okurken hem de bugünkü dilin tarihini anlamak için faydalıdır.
| Bugünkü kelime | Osmanlıca | Arapça tekili | Asıl anlamı |
|---|---|---|---|
| evlat | اولاد | ولد veled | çocuklar |
| eşya | اشیا | شی şey | şeyler |
| akraba | اقربا | قریب karîb | yakınlar |
| esnaf | اصناف | صنف sınıf | sınıflar, zümreler |
| ahlak | اخلاق | خلق hulk | huylar |
| tüccar | تجار | تاجر tâcir | tacirler |
| havadis | حوادث | حادثه hâdise | olaylar; haberler |
| erkân | اركان | ركن rükn | direkler; ileri gelenler |
"Evlatlar" ya da "eşyalar" demek bugünkü Türkçede doğaldır ve yanlış değildir; Türkçe bu kelimeleri tekil olarak benimsemiştir. Osmanlıca bir metinde ise اولاد kelimesini gördüğünüzde çoğul anlamını düşünmek, cümleyi doğru anlamanıza yardım eder.
Çoğul gibi görünen tekil kelimeler
Çokluk eklerini tanımayı öğrenince bir tuzağa dikkat etmek gerekir: sonu ات, ین ya da ان ile biten her kelime çoğul değildir. Bu harfler pek çok tekil kelimenin kökünde ya da kalıbında da bulunur. Ekin varlığını kabul etmeden önce, ek ayrıldığında geriye anlamlı bir tekil kalıp kalıp kalmadığını kontrol edin.
| Kelime | Okunuş | Neden çoğul değil? |
|---|---|---|
| حیات | hayât | "Hayat" tekildir; sondaki elif-te kelimenin kendisine aittir |
| زكات | zekât | Tekil bir isimdir; -ât eki değildir |
| دین | dîn | Üç harfli tek kelime; ye ve nun kökün parçasıdır |
| یقین | yakîn | Faîl kalıbında bir kelimedir (kesin bilgi) |
| حسین | Hüseyin | Bir özel isimdir; sondaki ye-nun ikil eki değildir |
| انسان | insân | Tekildir; sondaki elif-nun Farsça çokluk eki değildir |
| زمان | zamân | Tekildir |
| لسان | lisân | Tekildir (dil) |
Bu ayrımı yaparken en iyi yardımcınız kelimenin uzunluğudur. Ek ayrıldığında geriye bir ya da iki harf kalıyorsa (örneğin دین kelimesinden ین çıkarıldığında yalnız dal kalır) büyük ihtimalle elinizdeki kelime çoğul değildir. Tersine, معلمین gibi bir kelimede ek ayrıldığında geriye tanıdık bir kelime, muallim, kalır; bu da çokluk ekinin varlığını doğrular.
Bir başka ipucu cümlenin geri kalanıdır. Çoğul bir özne, Türkçe yüklemde de çoğu zaman çokluk bildiren bir yapıyla ya da çokluk anlamı taşıyan sıfatlarla birlikte gelir. Tek bir kelimeye takılıp kalmak yerine cümleyi bütün olarak okumak, hem çoğul ile tekili ayırmayı hem de -în ile -eyn gibi aynı yazılan ekleri doğru okumayı kolaylaştırır.
Çoğul kelimelerle kurulan Osmanlıca tamlamalar
Arapça çoğullar Osmanlıcada çoğu zaman tek başına değil, Farsça tamlamaların içinde görülür. Kurum adları, unvanlar ve resmî terimler bu yapıyla kurulmuştur. Bir tamlamanın parçalarını tanımak, uzun bir ismi birkaç tanıdık kelimeye bölmenizi sağlar. Tamlamaların genel kuralları için tamlamalar ve izafet dersine bakabilirsiniz.
- Düyûn-ı Umûmiyye: Osmanlı'nın dış borçlarını yöneten idarenin adıdır. Düyûn, "borç" anlamındaki deyn kelimesinin fu'ûl kalıbındaki çoğuludur.
- Umûr-ı Hâriciyye: "Dış işler" demektir; Hariciye Nezareti'nin tam adında geçer. Umûr, "iş, buyruk" anlamındaki emr kelimesinin çoğuludur.
- Evkâf Nezâreti: Vakıfları yöneten bakanlıktır. Evkâf, vakf kelimesinin ef'âl kalıbındaki çoğuludur.
- Mekâtib-i Rüşdiyye: Rüştiye mektepleri, yani ortaokul düzeyindeki okullar. Mekâtib, mekteb kelimesinin mefâ'il kalıbındaki çoğuludur.
- Heyet-i Vükelâ: Bakanlar kurulu. Vükelâ, vekîl kelimesinin fu'alâ kalıbındaki çoğuludur.
Bu örneklerde dikkat çekici bir dilbilgisi ayrıntısı vardır: insan dışındaki varlıkları bildiren Arapça çoğullar, Arapça kurala göre dişil tekil sıfat alır. Bu yüzden düyûn (borçlar) "umûmî" değil umûmiyye ile, mekâtib (mektepler) "rüşdî" değil rüşdiyye ile nitelenir. Osmanlıca bir kurum adında -iyye ile biten bir sıfat gördüğünüzde, önündeki kelimenin çoğul olma ihtimali yüksektir.
Arapça çoğullar ne zaman kullanılır, ne zaman bırakıldı?
Arapça ve Farsça çoğulların kullanımı üsluba bağlıydı. Divan şiiri, resmî yazışma ve ilmî eserler bu biçimleri yoğun biçimde kullanırken, halka yönelik metinlerde ve konuşma diline yakın yazılarda Türkçe -ler eki daha sık tercih edilirdi. Aynı yazar bile bir resmî yazıda ulemâ, bir mektupta "âlimler" yazabilirdi.
- yüzyılın ikinci yarısından itibaren gazetelerin yaygınlaşmasıyla birlikte daha sade bir yazı dili arayışı güçlendi. 1911'de Selanik'te çıkan Genç Kalemler dergisinde yayımlanan "Yeni Lisan" makalesi, Türkçe cümlede Arapça ve Farsça dilbilgisi kurallarının, özellikle bu dillere ait çokluk biçimlerinin ve tamlamaların bırakılmasını savundu. Bu tartışma, bugünkü Türkçede "âlimler", "şairler", "kitaplar" gibi biçimlerin yerleşmesinin arka planını oluşturur.
Bu tarihsel arka plan okuyucu için şu anlama gelir: metnin türü ve tarihi, karşılaşacağınız çoğul biçimlerinin yoğunluğunu büyük ölçüde belirler. 16. yüzyıldan bir kaside ya da bir ferman ile 20. yüzyıl başından bir gazete makalesi bu bakımdan çok farklıdır. Gazete dilinin özellikleri için Osmanlıca gazeteler yazımıza göz atabilirsiniz.
Osmanlıca okurken çoğullarla nasıl çalışılır?
Çoğul biçimleri ezberlemenin en verimli yolu, onları tekilleriyle çift olarak öğrenmektir. Önerdiğimiz sıra şöyle:
- -ât ve -în eklerini tanıyın. Bunlar sonda göründükleri için en kolay yakalanan çoğullardır. ات ile biten bir kelimede önce eki ayırın, sonra tekili okuyun.
- En sık on kırık çoğulu öğrenin. Ulemâ, ahvâl, efkâr, ulûm, kütüb, evlâd, eşyâ, medâris, mesâcid, kavâid gibi kelimeler matbu metinlerde sürekli tekrar eder.
- Kalıpları tablodan değil kelimeden öğrenin. Medâris kelimesini bildiğinizde mesâcid ya da menâzil aynı kalıbın kardeşi olarak kolayca yerine oturur.
- İkil ile -în ayrımını bağlamdan yapın. طرفین gibi bir kelimede "iki" anlamı cümleden anlaşılır.
- Bol okuyun. Çoğul kalıpları en iyi gerçek metinlerde tanınır. Kısa metinlerle başlamak için okuma metinleri dersine ve alıştırma sayfasına göz atabilirsiniz.
Özetle: Osmanlıcada bir kelimenin sonunda لر görürseniz Türkçe çokluk, ات ya da ین görürseniz büyük ihtimalle Arapça çokluk, ان görürseniz Farsça çokluk vardır. Sonunda hiçbir ek yokken kelime yine de çoğul olabilir; bu durumda kırık çoğul kalıplarından birine bakın.
Çokluk biçimleri, Osmanlıcanın üç dilden beslenen yapısını en açık gösteren konulardan biridir. İlk başta kalabalık görünse de birkaç düzine sık kelimeyi tanıdıktan sonra kalıplar kendiliğinden yerine oturur ve metinlerde bir kelimenin çoğul olduğunu çoğu zaman bir bakışta fark edersiniz.
Sık sorulan sorular
Osmanlıcada çoğul eki nasıl yazılır?
Türkçe çoğul eki -lar/-ler her iki okunuşta da lam ve re harfleriyle (lr) yazılır. Arapça kelimelerde ise -ât, -în gibi ekler ya da kelimenin iç yapısının değiştiği kırık çoğul kullanılabilir. Farsça kökenli canlı adlarında -ân eki görülür.
Kırık çoğul (cem-i mükesser) nedir?
Kırık çoğul, Arapça bir kelimenin sonuna ek almadan, iç yapısı değişerek çoğul yapılmasıdır. Kitâb kelimesinin kütüb, ilm kelimesinin ulûm, medrese kelimesinin medâris olması buna örnektir. Bu çoğullar belli kalıplara göre kurulur.
-ât ve -în ekleri arasındaki fark nedir?
-în eki Arapçada akıllı erkek varlıkları bildiren kelimelere gelir (muallimîn: öğretmenler). -ât eki ise dişil kelimelerin ve pek çok cansız varlık adının çoğulunu yapar (ma'lûmât: bilgiler). Osmanlıcada -ât çok daha verimlidir.
Evlat, eşya, akraba kelimeleri neden çoğul sayılır?
Bu kelimeler aslında Arapça kırık çoğullardır: evlâd veled'in, eşyâ şey'in, akrabâ karîb'in çoğuludur. Türkçede tekil gibi kullanıldıkları için üzerlerine ayrıca -lar eki eklenir.
Osmanlıcada Türkçe kelimelere Arapça çoğul eki gelir mi?
Kural olarak gelmez, ama Osmanlı resmî dilinde istisnalar vardır. Örneğin bağ kelimesinin bâğât, çiftlik kelimesinin çiftlikât biçiminde -ât ekiyle çoğul yapıldığı görülür. Bunlar bürokratik dile özgü kullanımlardır.