Dil ve Tarih
Osmanlıca ne zaman kaldırıldı? Harf İnkılabı ve sonrası
· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Osmanlıca, yani Türkçenin Arap harfleriyle yazımı, 1 Kasım 1928'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 1353 sayılı "Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun" ile resmî kullanımdan kaldırıldı. Kanun 3 Kasım 1928'de yayımlanarak yürürlüğe girdi; basında, resmî dairelerde ve okullarda yeni harflere geçiş birkaç aylık bir takvimle tamamlandı. Kısacası Osmanlıca ne zaman kaldırıldı sorusunun cevabı 1928'dir; ama bu tarih bir dilin değil, bir alfabenin değiştiği andır.
Aşağıda Harf İnkılabı'na giden yolu, kanunun öngördüğü geçiş takvimini, yetişkinlere okuma-yazma öğreten Millet Mekteplerini ve sık sorulan "Osmanlıca yasaklandı mı?" sorusunu ele alıyoruz. Osmanlıcanın genel tanımı ve dönemleri için Osmanlıca'ya giriş dersine bakabilirsiniz.
Osmanlıca ne zaman kaldırıldı: kısa cevap ve önemli tarihler
"Osmanlıca kaldırıldı" ifadesi gündelik dilde yaygındır, fakat tam olarak doğru değildir. Kaldırılan, Türkçenin yazımında kullanılan Arap harfleriydi. Türkçe konuşulmaya ve yazılmaya devam etti; yalnızca artık yeni, Latin harflerine dayanan bir alfabeyle yazılıyordu. Arapça ve Farsça kelimelerin dilden ayıklanması ise ayrı ve çok daha uzun bir süreçtir; ona aşağıda ayrıca değineceğiz.
Harf değişikliğine giden yıllarda bir dizi reform art arda yapıldı. Bunlar, alfabenin değişmesini daha anlaşılır kılan bir bağlam oluşturur:
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 1 Ocak 1926 | Uluslararası takvim ve saat kullanılmaya başlandı (kanun Aralık 1925'te kabul edildi). |
| 20 Mayıs 1928 | Uluslararası rakamların kabulüne dair kanun kabul edildi. |
| Haziran 1928 | Yeni alfabeyi hazırlamakla görevli bir komisyon (Dil Encümeni) kuruldu. |
| 9 Ağustos 1928 | Mustafa Kemal, İstanbul Sarayburnu'nda yeni harfleri halka duyurduğu konuşmayı yaptı. |
| 1 Kasım 1928 | 1353 sayılı Harf Kanunu TBMM'de kabul edildi. |
| 3 Kasım 1928 | Kanun Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. |
| 24 Kasım 1928 | Mustafa Kemal, Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini kabul etti. |
| 1 Ocak 1929 | Millet Mektepleri açıldı. |
Bu tablodaki adımlar birbirinden kopuk değildir. Takvim ve rakam değişiklikleri, Arap harfli yazının gündelik hayattaki yerini zaten daraltmıştı. Rakamlar konusu özellikle ilginçtir: Osmanlı metinlerinde kullanılan ١, ٢, ٣ gibi rakamlar harf değişikliğinden birkaç ay önce resmî kullanımdan çıktı. Osmanlı rakamlarını ve tarih yazımını rakamlar ve tarih dersinde öğrenebilirsiniz.
Harf İnkılabı'na giden yol: alfabe tartışmasının geçmişi
Harf İnkılabı bir gecede ortaya çıkmış bir fikir değildir. Arap alfabesinin Türkçeye uygunluğu, 19. yüzyılın ortasından itibaren Osmanlı aydınları arasında tartışılıyordu.
Tartışmanın kaynağı: ünlüler sorunu
Arap alfabesi, Arapçanın ses yapısı için geliştirilmiştir. Arapçada üç temel ünlü vardır ve kısa ünlüler genellikle yazılmaz. Türkçede ise sekiz ünlü bulunur ve ünlü uyumu dilin temel kurallarından biridir. Osmanlı imlası bu açığı elif, vav, ye ve he harflerini ünlü işareti olarak kullanarak kapatmaya çalıştı, ancak tam bir eşleşme hiçbir zaman sağlanamadı. Örneğin vav harfi و tek başına o, ö, u ve ü seslerinin dördünü birden karşılayabilir; اوت yazımı bağlama göre ot, öt- ya da ut- okunabilir. Ünlülerin nasıl gösterildiğini ünlülerin yazılışı dersinde ayrıntılı olarak görebilirsiniz.
Buna ek olarak Arapçada farklı sesleri karşılayan bazı harfler Türkçede aynı sesi verir. S sesi için se ث, sin س ve sad ص; z sesi için zel ذ, ze ز, dad ض ve zı ظ kullanılır. Hangi kelimenin hangi harfle yazılacağını bilmek için kelimenin kökenini bilmek gerekir. Bu durum, okuma-yazma öğrenmeyi uzatan etkenlerden biri olarak sık sık dile getirilmiştir.
Islah mı, değiştirme mi?
- yüzyılın ikinci yarısında tartışma iki ana yöne ayrıldı. Bir grup, mevcut alfabenin ıslah edilmesini, yani ünlüleri daha düzenli gösterecek işaretler ve kurallarla iyileştirilmesini savunuyordu. Diğerleri ise alfabenin tamamen değiştirilmesini öneriyordu. 1860'larda Münif Efendi (sonradan Paşa) gibi Osmanlı aydınları ve Azerbaycanlı yazar Mirza Fethali Ahundzade, alfabe meselesini gündeme getiren isimler arasında anılır.
Islah yönündeki en dikkat çekici deneme, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Enver Paşa'nın adıyla anılan ve harflerin birbirine bitiştirilmeden, ünlüler de gösterilerek yazıldığı yazı biçimidir. Bu yazı ordu yazışmalarında bir süre denendi, fakat pratikte yavaş ve zahmetli bulunduğu için yaygınlaşmadı.
Cumhuriyet döneminde son adım
Cumhuriyet'in ilanından sonra tartışma yeniden alevlendi. 1926'da Bakü'de toplanan Türkoloji Kongresi, Sovyetler Birliği'ndeki Türk halkları için Latin harflerine dayalı alfabeleri tavsiye etti; bu gelişme Türkiye'deki tartışmayı da etkiledi. 1928 yazında kurulan komisyon yeni alfabeyi hazırladı ve Mustafa Kemal'in 9 Ağustos 1928'de Sarayburnu'nda yaptığı konuşmayla yeni harfler kamuoyuna duyuruldu. Ardından Mustafa Kemal yurt içinde gezilere çıkarak yeni harfleri bizzat tanıttı.
1353 sayılı Harf Kanunu ne getirdi?
1 Kasım 1928'de kabul edilen kanun kısa bir metindir; ancak etkisi çok geniş olmuştur. Kanunun temel hükmü, Türk alfabesinin Latin esasından alınan harflerle oluşturulması ve bu alfabenin devlet dairelerinde, basında ve eğitimde zorunlu tutulmasıdır. Geçiş, bir gecede değil kademeli olarak gerçekleşti:
| Alan | Yeni harflerin zorunlu hâle geldiği tarih |
|---|---|
| Gazete ve dergiler | 1 Aralık 1928 |
| Türkçe basılan kitaplar | 1 Ocak 1929 |
| Devlet daireleri ve resmî kurumların yazışmaları | 1 Ocak 1929 |
| Tapu, nüfus ve evlenme kayıtları, askerî kimlik belgeleri | Haziran 1929 başı |
| Halkın resmî dairelere başvuruları | Haziran 1929 başına kadar eski harflerle de kabul edildi |
| Dairelerde eldeki eski harfli basılı defter ve formlar | Haziran 1930'a kadar kullanılabildi |
Bu takvim, kanunun pratik bir yaklaşımla hazırlandığını gösterir. Gazeteler bir ay içinde dizgi malzemelerini değiştirmek zorunda kaldı; kitap basımına ve resmî kurumlara iki ay tanındı; halkın yeni yazıyı öğrenmesi içinse birkaç ay daha süre bırakıldı. Kanun ayrıca para, hisse senedi, pul ve eski harflerle düzenlenmiş belgelerin, üzerlerinde değişiklik yapılmadıkça geçerliliğini koruduğunu açıkça belirtti.
Okullarda da Arap harfleriyle Türkçe öğretimi sona erdi ve ders kitapları yeni harflerle basılmaya başladı. Kur'an-ı Kerim ve Arapça dinî metinler ise Arapça oldukları için kendi yazılarıyla basılmaya devam etti; harf değişikliği Türkçenin yazımına ilişkindi. Osmanlıca bilgisinin Kur'an okumayla ilişkisini merak ediyorsanız Osmanlıca bilen Kur'an okuyabilir mi yazısına göz atabilirsiniz.
Özetle: Kanun 1 Kasım 1928'de kabul edildi, 3 Kasım'da yürürlüğe girdi; gazete ve dergiler Aralık 1928'de, kitaplar ve resmî daireler Ocak 1929'da yeni harflere geçti.
Millet Mektepleri ve yeni harflerin öğretilmesi
Yeni alfabe kanunla kabul edilmişti; ama asıl iş, milyonlarca insana bu alfabeyi öğretmekti. Bunun için kurulan Millet Mektepleri, 1 Ocak 1929'da faaliyete başladı. Bu okullar, okul çağını geçmiş yetişkinlere yeni harflerle okuma-yazma öğretmeyi amaçlıyordu. Dersler genellikle akşamları ve çalışan insanların katılabileceği saatlerde yapılıyordu.
Mustafa Kemal 24 Kasım 1928'de Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini kabul etti. Bugün Türkiye'de 24 Kasım'ın Öğretmenler Günü olarak kutlanması bu tarihe dayanır.
Millet Mekteplerinde iki düzey vardı: okuma-yazma bilmeyenler için temel kurslar ve eski harflerle okuma-yazma bilenler için yeni harfleri öğreten kısa kurslar. İkinci grup için geçiş görece kolaydı; çünkü Türkçeyi yazıya dökmeyi zaten biliyorlardı, yalnızca harfleri değiştirmeleri gerekiyordu. Nitekim pek çok kişi, özellikle aile içi yazışmalarda ve kişisel notlarda, uzun yıllar eski harfleri de kullanmayı sürdürdü. Bu yüzden 1928 sonrasına ait mektuplarda, defterlerde ve mezar taşlarında da Osmanlı harflerine rastlamak mümkündür.
Osmanlıca ne zaman yasaklandı? Yaygın bir yanlış anlama
"Osmanlıca ne zaman yasaklandı" sorusu, harf değişikliğiyle ilgili en çok merak edilen konulardan biridir. Bu soruyu cevaplarken iki şeyi ayırmak gerekir: dil ve yazı.
Dil olarak: Osmanlıca, dil bakımından Türkçedir. Cümle yapısı, ekleri ve temel kelimeleri Türkçedir. Dolayısıyla "Osmanlıca adında ayrı bir dil yasaklandı" demek doğru değildir. 1928'de insanlar aynı dili konuşmaya devam etti.
Yazı olarak: Harf Kanunu, Türkçenin resmî alanlarda (devlet daireleri, basın, eğitim) Arap harfleriyle yazılmasına son verdi. Bu alanlarda eski harflerin kullanımı artık mümkün değildi. Yani resmî ve kamusal yazı hayatında Osmanlı harfleri yerini yeni alfabeye bıraktı.
Bu ayrımın pratik bir sonucu vardır: Osmanlı harfleri bilgisi bilimsel ve kültürel alanda hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmadı. Üniversitelerin tarih, edebiyat ve ilahiyat bölümlerinde Osmanlı Türkçesi dersleri okutulmaya devam etti; arşivlerde çalışan tarihçiler ve edebiyat araştırmacıları bu yazıyı okumayı sürdürdü. Bugün Osmanlı Türkçesi liselerde seçmeli ders olarak da okutulmakta, halk eğitim merkezlerinde ve özel kurslarda öğretilmektedir.
Dilde sadeleşme ayrı bir süreçtir
Harf değişikliği ile dildeki Arapça-Farsça kelimelerin azalması sık sık karıştırılır. Aslında dilde sadeleşme fikri 1928'den önce de vardı. Selanik'te çıkan Genç Kalemler dergisinde 1911'de yayımlanan "Yeni Lisan" makalesiyle Ömer Seyfeddin ve arkadaşlarının başlattığı hareket, yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılmasını istiyordu. Cumhuriyet döneminde ise 1932'de Türk Dili Tetkik Cemiyeti (bugünkü Türk Dil Kurumu) kuruldu ve dilde özleştirme çalışmaları hız kazandı.
Bu nedenle 1928 sonrasında yeni harflerle basılan metinlerin önemli bir kısmında bile bugün ağır gelen Arapça ve Farsça kelimeler bulunur. Örneğin معلومات ma'lûmât (bilgiler), حكومت hükûmet ya da مكتب mektep gibi kelimeler harf değişikliğinden sonra da uzun süre kullanıldı. Harfler 1928'de değişti; kelime hazinesi ise on yıllar içinde, adım adım değişti.
Osmanlı harfleri yeni alfabede hangi harflere karşılık geldi?
Yeni alfabe hazırlanırken temel ilke, Türkçedeki her sesi tek bir harfle göstermekti. Bu yüzden Osmanlı alfabesinde aynı sesi karşılayan birden fazla harf, yeni alfabede tek harfe indirildi. Tersine, Osmanlı imlasında tek harfle gösterilen birden fazla ünlü de yeni alfabede ayrı ayrı harflere kavuştu. Aşağıdaki tablo bu eşleşmenin başlıca örneklerini gösteriyor:
| Osmanlı harfleri | Türkçedeki ses | Yeni alfabedeki karşılığı |
|---|---|---|
| ث se, س sin, ص sad | s | s |
| ذ zel, ز ze, ض dad, ظ zı | z (dad bazen d) | z, d |
| ت te, ط tı | t | t |
| ح ha, خ hı, ه he | h | h |
| ق kaf, ك kef | k | k |
| غ gayın, گ gef | g, ğ | g, ğ |
| ڭ nef (sağır kef) | genizden n | n |
| و vav | v, o, ö, u, ü | v, o, ö, u, ü |
| ی ye | y, ı, i | y, ı, i |
Tablo iki yönlü bir sadeleşmeyi gösterir. Bir yanda üç farklı s harfi tek bir harfe indi; öte yanda tek bir vav harfinin karşıladığı beş ses beş ayrı harfle yazılmaya başlandı. Sağır kef ya da nef denen harfin karşıladığı genizden gelen n sesi ise yeni alfabede ayrı bir harfle gösterilmedi ve zamanla standart dilde n sesiyle birleşti. Bu harf hakkında daha fazla bilgi için nef harfi sayfasına bakabilirsiniz.
Bu eşleşmenin bir sonucu da şudur: Osmanlı harfli bir metni yeni harflere aktarmak kolaydır, fakat yeni harfli bir metni Osmanlı harflerine geri çevirmek bilgi ister. "Sabah" kelimesinin صباح diye sad ve ha ile yazıldığını kelimenin kökenini bilmeden tahmin edemezsiniz. Osmanlıca öğrenenlerin imla konusunda zorlanmasının sebebi de budur.
Osmanlıca ne zaman kaldırıldı sorusuna verilen yanlış cevaplar
Bu konuda internette ve gündelik sohbetlerde farklı tarihler dolaşır. En sık karşılaşılan karışıklıkları kısaca düzeltelim:
- "1923'te, Cumhuriyet'le birlikte": Cumhuriyet 29 Ekim 1923'te ilan edildi, ancak Arap harfleri beş yıl daha resmî yazı olarak kullanılmaya devam etti. Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki kanunlar, gazeteler ve kitaplar Osmanlı harfleriyle basıldı.
- "1926'da": 1926 yılı takvim ve saat değişikliğinin yılıdır. Alfabe ile doğrudan ilgisi yoktur, ama aynı reform dizisinin parçası olduğu için karıştırılır.
- "1932'de": Bu tarih, Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluş yılıdır ve dilde özleştirme çalışmalarının başlangıcıyla ilgilidir; harf değişikliğiyle değil.
- "Osmanlıca bir gecede ortadan kalktı": Kanunun kendisi bile birkaç aylık bir geçiş takvimi öngördü. Gündelik hayatta ise eski harfler, özellikle yaşlı kuşaklar arasında, kişisel yazışmalarda ve notlarda uzun yıllar kullanılmaya devam etti.
Doğru cevap, resmî kullanım açısından 1 Kasım 1928 ve onu izleyen birkaç aylık geçiş dönemidir. Bu tarih bugün de Harf İnkılabı'nın yıl dönümü olarak anılır.
Harf değişikliği bugün okuyucuyu nasıl etkiliyor?
1928 bir eşik olduğu için Osmanlı harfleriyle yazılmış metinlerin büyük kısmı bu tarihten öncesine aittir. Bu birikim çok geniştir:
- Basılı eserler: 18. yüzyılın ilk yarısında İbrahim Müteferrika'nın matbaasıyla başlayan ve 19. yüzyılda büyük ölçüde artan kitap basımı. Tanzimat'tan sonra yayımlanan romanlar, tiyatro eserleri ve şiir kitapları.
- Gazete ve dergiler: 1831'de çıkmaya başlayan resmî gazete Takvîm-i Vekāyi'den itibaren yüzlerce süreli yayın. Bu konu Osmanlıca gazeteler yazısında ayrıca ele alınıyor.
- Arşiv belgeleri: Fermanlar, beratlar, mahkeme kayıtları, vakfiyeler, nüfus ve tapu kayıtları.
- Kitabeler ve mezar taşları: Çeşmelerde, camilerde, köprülerde ve mezarlıklarda bulunan yazılar.
Bugün bu metinleri okumak isteyen biri için iyi haber şudur: 1928 öncesi matbu metinlerin dili, özellikle 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başına ait olanlar, günümüz Türkçesine sanıldığından çok daha yakındır. Alfabeyi ve temel imla kurallarını öğrenen biri bu metinleri kısa sürede okumaya başlayabilir. Alfabeye göz atmak için Osmanlı alfabesi sayfası iyi bir başlangıç noktasıdır; sıralı bir öğrenme planı isteyenler için Osmanlıca nasıl öğrenilir yazısında adım adım bir yol haritası hazırladık.
Eski belgelerin hukuki durumu
Harf değişikliğinden önce düzenlenmiş tapu, nüfus ve benzeri belgelerin bugün ne anlama geldiği de sık sorulan bir konudur. Harf değişikliği, belgelerin hukuki niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmamıştır; ancak bir belgenin bugünkü durumu ilgili kayıtların incelenmesini gerektirir. Bu tür sorularda doğru adres, tapu için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, arşiv kayıtları için ise Devlet Arşivleri Başkanlığıdır. Tapu belgelerini okumaya dair genel bilgiyi Osmanlıca tapu nasıl okunur yazısında bulabilirsiniz.
Osmanlı alfabesi ile yeni alfabe arasındaki temel farklar
Harf İnkılabı'nın neden bu kadar köklü bir değişiklik olduğunu anlamak için iki yazı sistemini yan yana koymak faydalıdır:
| Özellik | Osmanlı alfabesi | Yeni Türk alfabesi |
|---|---|---|
| Yazı yönü | Sağdan sola | Soldan sağa |
| Harf sayısı | Sayım biçimine göre 31–33 | 29 |
| Ünlülerin gösterilmesi | Kısmen; kısa ünlüler çoğu zaman yazılmaz | Her ünlü için ayrı harf |
| Harflerin biçimi | Kelimedeki yerine göre değişir | Sabit (büyük/küçük harf dışında) |
| Büyük-küçük harf | Yok | Var |
| Aynı ses için birden fazla harf | Var (ör. s için se, sin, sad) | Yok |
| Rakamlar | Kendine özgü rakamlar, soldan sağa | Uluslararası rakamlar |
Bu farklar, Osmanlıca öğrenen birinin hangi noktalarda zorlanacağını da gösterir. Harflerin kelime içindeki değişen biçimleri ve kısa ünlülerin yazılmaması, yeni başlayanların en çok emek verdiği iki konudur. Harflerin birbirine nasıl bağlandığını harflerin yazılışı dersinde örneklerle çalışabilirsiniz.
Harf İnkılabı'nın sonuçları nasıl değerlendirilir?
Harf İnkılabı, Türkiye tarihinin en çok tartışılan reformlarından biridir ve farklı açılardan değerlendirilir. Destekleyenler, yeni alfabenin Türkçenin ses yapısına daha uygun olduğunu, okuma-yazma öğrenimini kolaylaştırdığını ve okuryazarlığın Cumhuriyet döneminde hızla yaygınlaşmasına katkı sağladığını vurgular. Eleştirenler ise harf değişikliğinin yeni kuşaklarla yüzyıllık yazılı miras arasına bir mesafe koyduğuna dikkat çeker.
Her iki görüşün de üzerinde birleştiği bir nokta vardır: 1928 öncesine ait arşivlerin, kitapların ve kitabelerin okunabilmesi için Osmanlı harflerini bilen insanlara ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç, günümüzde Osmanlıcaya duyulan ilginin de temel nedenlerinden biridir. Osmanlıcanın kökenini ve dönemlerini merak ediyorsanız Osmanlıca ne zaman ortaya çıktı yazısı, 1928'e gelene kadar geçen yaklaşık yedi yüz yıllık süreci anlatıyor.
1928 öncesi metinleri okumak için nereden başlamalı?
Harf değişikliğinin üzerinden yaklaşık bir asır geçti ve bugün Osmanlı harflerini okuyabilen kişi sayısı, bu yazıyla üretilmiş metinlerin miktarına oranla oldukça azdır. Bu durum, Osmanlıca öğrenmeyi hem kişisel hem de kültürel açıdan değerli kılar. İşe başlamak için büyük bir hazırlık gerekmez. Önce harfleri ve harflerin kelime içindeki biçimlerini tanıyın, ardından ünlülerin nasıl gösterildiğini ve Türkçe kelimelerin imlasını öğrenin. Sitedeki dersler bu sırayı izler; her dersin sonunda kısa bir sınav vardır. Öğrendiklerinizi pekiştirmek için alıştırma sayfasındaki harf ve kelime sorularını kullanabilirsiniz.
İlk hedef olarak 1920'lerin sonuna ait sade bir gazete yazısını ya da kısa bir hikâyeyi seçmek iyi bir fikirdir. Bu dönemin dili günümüz Türkçesine yakın olduğu için hem harfleri pekiştirir hem de Harf İnkılabı'nın hemen öncesindeki yazı dünyasını doğrudan görmenizi sağlar.
Sık sorulan sorular
Osmanlıca hangi tarihte kaldırıldı?
Osmanlı harflerinin resmî kullanımı, 1 Kasım 1928'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ile sona erdi. Kanun 3 Kasım 1928'de Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi; geçiş birkaç aylık bir takvime yayıldı.
Osmanlıca yasaklandı mı?
Harf Kanunu, resmî daireler, basın ve okullar için yeni Türk harflerini zorunlu kıldı; bu alanlarda Arap harfli Türkçe kullanımı sona erdi. Ancak Osmanlıca, dil olarak Türkçenin kendisi olduğu için ayrıca yasaklanmış bir dil değildir; değişen, resmî alfabedir. Osmanlıca bugün üniversitelerde, liselerde seçmeli ders olarak ve kurslarda öğretilmektedir.
Harf İnkılabı neden yapıldı?
Arap alfabesinin Türkçenin ünlülerini göstermekte yetersiz kalması, okuma-yazma öğrenmenin uzun sürmesi ve okuryazarlığı hızla yaygınlaştırma hedefi başlıca gerekçeler olarak gösterilir. Alfabe tartışması Osmanlı aydınları arasında 19. yüzyılın ortasından beri sürüyordu.
Millet Mektepleri ne zaman açıldı?
Yetişkinlere yeni harfleri öğretmek için kurulan Millet Mektepleri 1 Ocak 1929'da çalışmaya başladı. Mustafa Kemal, 24 Kasım 1928'de bu okulların Başöğretmenliğini kabul etti; 24 Kasım'ın Öğretmenler Günü olarak kutlanması bu tarihe dayanır.
Osmanlıca ile yazılmış belgeler bugün geçerli mi?
Harf değişikliği, eski belgelerin hukuki niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmadı. Bir tapu ya da kaydın bugünkü durumunu ise ancak ilgili resmî kurum, örneğin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü belirleyebilir; bu konuda kurumun kendisine başvurmak gerekir.