Kelimeler
Osmanlıca aylar: Rûmî ve Hicrî ay adları nasıl yazılır?
· 11 dk okuma · Osmanlıca Öğren editörleri
Osmanlıca aylar iki ayrı diziden oluşur: güneş yılına dayanan Rûmî aylar (Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Teşrîn-i evvel, Teşrîn-i sânî, Kânûn-ı evvel, Kânûn-ı sânî, Şubat) ve ay yılına dayanan Hicrî aylar (Muharrem, Safer, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemâziyelâhir, Receb, Şâbân, Ramazan, Şevvâl, Zilkade, Zilhicce). Osmanlı belgelerinde ve gazetelerinde ikisi de kullanılır; Hicrî ay adları çoğu zaman tek bir harfle kısaltılır.
Bu yazıda her iki dizinin Osmanlıca yazılışını, okunuşunu ve kökenini, Hicrî ayların belgelerde kullanılan kısaltmalarını ve tarih satırlarında sık geçen "gurre, selh, evâhir" gibi kelimeleri bulacaksınız. Tarihin Milâdî yıla nasıl çevrileceği ise Rakamlar ve tarih dersinin konusu; burada yalnızca ay adlarını tanımaya odaklanıyoruz.
Rûmî aylar: Osmanlıca yazılışı ve bugünkü karşılıkları
Rûmî takvim, Osmanlı Devleti'nde 1840 yılından (Hicrî 1256) itibaren mali işlerde kullanılmaya başlanan güneş takvimidir. Bu yüzden Mâlî takvim diye de anılır. Ay hesabı Jülyen takvimine dayanır ve yıl, 1917'deki düzenlemeye kadar Mart ayında başlar. Rûmî ayların sırası bu nedenle Mart'tan başlayarak verilir:
| Sıra | Rûmî ay | Osmanlıca | Bugünkü adı | Köken |
|---|---|---|---|---|
| 1 | Mart | مارت | Mart | Latince Martius |
| 2 | Nisan | نیسان | Nisan | Süryanice |
| 3 | Mayıs | مایس | Mayıs | Latince Maius |
| 4 | Haziran | حزیران | Haziran | Süryanice |
| 5 | Temmuz | تموز | Temmuz | Süryanice |
| 6 | Ağustos | آغستوس | Ağustos | Latince Augustus |
| 7 | Eylül | ایلول | Eylül | Süryanice |
| 8 | Teşrîn-i evvel | تشرین اول | Ekim | Süryanice teşrîn + Arapça evvel "birinci" |
| 9 | Teşrîn-i sânî | تشرین ثانی | Kasım | teşrîn + Arapça sânî "ikinci" |
| 10 | Kânûn-ı evvel | كانون اول | Aralık | Süryanice kânûn + evvel |
| 11 | Kânûn-ı sânî | كانون ثانی | Ocak | kânûn + sânî |
| 12 | Şubat | شباط | Şubat | Süryanice |
Rûmî ay adlarının büyük bölümü Orta Doğu'da yüzyıllardır kullanılan Süryanice ay adlarıdır; Mart, Mayıs ve Ağustos ise Latince kökenlidir. Arap harfli yazımda bazı küçük farklar görülebilir. Örneğin Ağustos için آغستوس yanında اغستوس yazımına da rastlanır. Okuma açısından bu farklar sorun yaratmaz; kelimenin iskeleti aynıdır.
Teşrîn ve Kânûn çiftlerinde "evvel" ve "sânî" kelimeleri Arapçadır. اول evvel "birinci, önceki", ثانی sânî "ikinci, sonraki" demektir. Yani Teşrîn-i evvel "birinci teşrin", Teşrîn-i sânî "ikinci teşrin" anlamına gelir. Bu iki kelime yalnızca ay adlarında değil, Osmanlıcanın her alanında çok sık geçer; padişah adlarında da (örneğin II. Mahmud için "Mahmûd-ı Sânî") aynı kelime kullanılır. Sayı ve sıra bildiren bu kelimeler hakkında daha fazlası için Osmanlıca sayılar yazısına bakabilirsiniz.
Rûmî ayların sonraki serüveni
Rûmî takvimin ay adları Cumhuriyet döneminde de bir süre kullanılmaya devam etti. Kısaca:
- 1840: Rûmî (Mâlî) takvim mali işlerde kullanılmaya başlandı. Yıl Mart'ta başlıyordu ve ay hesabı Jülyen takvimine göre yapılıyordu.
- 1917: Rûmî takvim, gün bakımından Gregoryen takvimle eşitlendi; aradaki 13 günlük fark atlandı. Ertesi yıldan itibaren Rûmî yılın başı Ocak ayına (Kânûn-ı sânî) alındı.
- 1926: 1925 sonunda kabul edilen kanunla, 1 Ocak 1926'dan itibaren Milâdî takvim ve Milâdî yıl numarası resmen kullanılmaya başlandı.
- 1945: Teşrîn-i evvel, Teşrîn-i sânî, Kânûn-ı evvel ve Kânûn-ı sânî adları Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak olarak değiştirildi. Diğer sekiz ay bugün de Rûmî takvimdeki adlarını taşır.
Bu tarihler, belgelerdeki bir Rûmî tarihin Milâdî karşılığını bulurken önemlidir. 1917'den önceki belgelerde Ocak ve Şubat ayları bir önceki Rûmî yıla aittir. Bu yüzden çevirme kuralı aya göre değişir. Hesabın ayrıntısını tekrar etmeyelim; adım adım anlatım için Rakamlar ve tarih dersine bakabilirsiniz.
Hicrî aylar: Osmanlıca yazılışı ve anlamları
Hicrî takvim, Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretinin gerçekleştiği 622 yılını başlangıç alan bir ay takvimidir. Aylar 29 ya da 30 gün çeker ve yıl yaklaşık 354 gündür. Osmanlı resmî yazışmalarında, kadı sicillerinde, vakfiyelerde, kitabelerde ve mezar taşlarında en yaygın kullanılan takvim budur.
| Sıra | Hicrî ay | Osmanlıca | Okunuş | Not |
|---|---|---|---|---|
| 1 | Muharrem | محرم | Muharrem | "Haram kılınmış" ay; yılın ilk ayı |
| 2 | Safer | صفر | Safer | |
| 3 | Rebîülevvel | ربیع الاول | Rebîülevvel | "birinci rebî" |
| 4 | Rebîülâhir | ربیع الآخر | Rebîülâhir | "ikinci rebî"; Rebîüssânî de denir |
| 5 | Cemâziyelevvel | جمادی الاولی | Cemâziyelevvel | "birinci cemâzî" |
| 6 | Cemâziyelâhir | جمادی الآخره | Cemâziyelâhir | "ikinci cemâzî" |
| 7 | Receb | رجب | Receb | "Üç aylar"ın ilki |
| 8 | Şâbân | شعبان | Şâbân | |
| 9 | Ramazan | رمضان | Ramazan | Oruç ayı |
| 10 | Şevvâl | شوال | Şevvâl | Ramazan Bayramı'nın ayı |
| 11 | Zilkade | ذی القعده | Zilka'de | |
| 12 | Zilhicce | ذی الحجه | Zilhicce | Hac ve Kurban Bayramı'nın ayı |
Bu tablo, Arapça kelimelerin Osmanlıca yazımı için güzel bir alıştırmadır. Birkaç noktaya dikkat edelim:
- صفر Safer kelimesi sad, fe, re harflerinden oluşur. Aynı yazım "sıfır" anlamında da kullanılır; hangisinin kastedildiğini bağlam belirler. Tarih satırında, bir rakamın ardından geliyorsa ay adıdır.
- شعبان Şâbân kelimesinin ortasında ayın harfi bulunur. Türkçe okunuşta ayın yalnızca hafif bir duraklama ya da uzatma olarak hissedilir, ama yazıda mutlaka yer alır.
- Rebî ve Cemâzî çiftlerinde ikinci kelimenin başındaki ال Arapça belirlilik takısıdır. Okunurken önceki kelimeye bağlanır: Rebî-ül-evvel, Cemâzi-yel-evvel.
- Cemâziyelevvel'in Arapçadaki asıl adı "Cumâde'l-ûlâ"dır; Osmanlıcada yazım bu aslı korur (جمادی الاولی), okunuş ise Türkçeleşmiş biçimiyle Cemâziyelevvel'dir. Cemâziyelâhir için جمادی الآخره yanında جمادی الآخر yazımı da görülür.
- Zilkade ve Zilhicce'nin başındaki ذی zî "sahibi" demektir; ilk harf zel harfidir. Zilhicce "hac sahibi ay", yani hac ayı anlamına gelir.
Hicrî yıl güneş yılından yaklaşık 11 gün kısa olduğu için Hicrî aylar mevsimlere bağlı değildir. Ramazan ayı yaklaşık 33 yılda bütün mevsimleri dolaşır. Bu nedenle bir Hicrî ay adını görünce "hangi mevsim" sorusunun cevabını yalnızca yıl bilgisiyle birlikte verebilirsiniz.
Hicrî ayların kısaltmaları: belgelerde tek harfle yazılan aylar
Osmanlı belgelerinin tarih satırlarında Hicrî aylar çoğunlukla tam yazılmaz, kısaltılır. Bu kısaltmaları tanımak, bir belgenin tarihini okuyabilmenin ön şartıdır. Yerleşik kısaltmalar şunlardır:
| Ay | Kısaltma | Harf | Mantığı |
|---|---|---|---|
| Muharrem | م | mim | ilk harf |
| Safer | ص | sad | ilk harf |
| Rebîülevvel | را | re + elif | ilk harf + "evvel"in elifi |
| Rebîülâhir | ر | re | ilk harf |
| Cemâziyelevvel | جا | cim + elif | ilk harf + "evvel"in elifi |
| Cemâziyelâhir | ج | cim | ilk harf |
| Receb | ب | be | son harf |
| Şâbân | ش | şın | ilk harf |
| Ramazan | ن | nun | son harf |
| Şevvâl | ل | lam | son harf |
| Zilkade | ذا | zel + elif | ilk harf + ayırıcı elif |
| Zilhicce | ذ | zel | ilk harf |
Kısaltma sisteminin mantığını kavrarsanız ezberlemek kolaylaşır. Aynı harfle başlayan ay çiftlerinde (Rebî, Cemâzî, Zil) "evvel" ya da ilk olan aya fazladan bir elif eklenir. Receb, Ramazan ve Şevvâl'de ilk harf başka bir ayla karışacağı için son harf seçilmiştir: Receb'in re'si Rebî aylarıyla, Ramazan'ın re'si yine onlarla, Şevvâl'in şın'ı Şâbân ile karışırdı.
Kısaltmalar tarih satırında, günü gösteren rakamın hemen ardından ve yıldan önce yazılır. Bazı belgelerde kısaltma harfinin üzerine küçük bir çizgi ya da işaret konur. El yazısı belgelerde bu harfler bazen çok küçük ve aceleyle yazılmış olabilir; özellikle ب ile ن gibi tek noktalı harfleri birbirinden ayırmak için noktanın konumuna (altta mı, üstte mi) dikkat edin.
Rûmî ay adları ise belgelerde çoğunlukla tam yazılır. Bu adlar kısa olduğu için Hicrî aylardaki kadar yerleşik bir tek harfli kısaltma sistemine ihtiyaç duyulmamıştır. Uzun ad taşıyan Teşrîn ve Kânûn aylarında "evvel" ve "sânî" kısımlarının kısaltıldığı yazımlarla karşılaşabilirsiniz; böyle durumlarda tarihin yılına bakmak, ayın Rûmî mi Hicrî mi olduğunu anlamanıza yardım eder.
Örnek: kısaltmalı bir tarihi adım adım okumak
Bir belgenin altında şu satırı gördüğünüzü düşünelim: فی ١٥ ن سنه ١٣٠٠. Bu satırı parçalara ayırarak okuyalım:
- فی fî: Tarihin başladığını haber veren kelime; "-de, -da" anlamındadır.
- ١٥: Ayın günü. Rakamlar soldan sağa okunur; burada on beş yazıyor.
- ن: Tek başına duran nun harfi. Kısaltma tablosuna göre Ramazan ayıdır.
- سنه sene: "Yıl" demektir; ardından yıl numarası gelir.
- ١٣٠٠: Yıl. Ay Hicrî olduğuna göre yıl da Hicrîdir.
Sonuç: "fî 15 Ramazan sene 1300", yani Hicrî 1300 yılının Ramazan ayının on beşinci günü. Bu tarihin Milâdî karşılığını bulmak bir sonraki adımdır ve Rakamlar ve tarih dersinde anlatılan yöntemle yapılır. Gördüğünüz gibi kısaltmayı tanıdığınızda tarih satırının büyük kısmı çözülmüş olur; geri kalan iş rakamları okumaktır.
Gerçek belgelerde bu satır her zaman bu kadar düzenli olmayabilir. فی ya da سنه kelimeleri atlanabilir, yıl numarasının ilk hanesi (örneğin binler basamağı) yazılmayabilir ya da rakamlar harflere bitişik yazılabilir. Bu yüzden ay kısaltmasını, tarih satırının "çapası" gibi düşünün: Önce onu bulun, sonra sağındaki günü ve solundaki yılı okuyun.
Özetle: Hicrî bir tarihte günden sonra tek bir harf görüyorsanız, büyük ihtimalle ay kısaltmasıdır. Yukarıdaki tabloyu yanınızda tutun; birkaç belgeden sonra kısaltmalar kendiliğinden yerleşir.
Tarih satırında sık geçen kelimeler
Ay adlarının yanında, Osmanlı tarih kayıtlarında belirli kalıp kelimeler de tekrar tekrar karşınıza çıkar. Bunları tanımak, tarihi çözmenin diğer yarısıdır.
| Kelime | Osmanlıca | Anlamı |
|---|---|---|
| fî | فی | "-de, -da"; tarihin başında gelir |
| sene | سنه | yıl |
| tarih | تاریخ | tarih |
| şehr | شهر | ay (Arapça) |
| gurre | غره | ayın ilk günü |
| selh | سلخ | ayın son günü |
| muntasaf | منتصف | ayın ortası, on beşi |
| evâil | اوائل | ayın ilk on günü |
| evâsıt | اواسط | ayın ortadaki on günü |
| evâhir | اواخر | ayın son on günü |
Tipik bir Hicrî tarih satırı şu sırayı izler: فی fî, ardından gün (rakamla ya da gurre, selh gibi bir kelimeyle), ardından ay (tam ya da kısaltılmış), ardından سنه sene ve yıl. Örneğin "gurre-i Muharrem" ifadesi Muharrem ayının ilk günü demektir. Ayın tam günü bilinmediğinde ya da belirtilmek istenmediğinde evâil, evâsıt, evâhir kelimeleri kullanılır; "evâhir-i Ramazan" Ramazan'ın son on günü anlamına gelir.
Hangi takvimin kullanıldığı bazen açıkça yazılır: هجری Hicrî, رومی Rûmî, مالی Mâlî. Gregoryen takvim için ise میلادی Milâdî yanında افرنجی Efrencî (Avrupalılara ait) kelimesi de kullanılmıştır. Geç dönem gazetelerin künyelerinde çoğunlukla hem Hicrî hem Rûmî tarih birlikte verilir; bu da iki takvimi karşılaştırmalı öğrenmek için mükemmel bir kaynaktır. Osmanlı basını hakkında daha fazla bilgi için Osmanlıca gazeteler yazısını okuyabilirsiniz.
Rûmî ve Hicrî yıl numaraları neden farklıdır?
Osmanlıca tarihlerle ilk karşılaşan birçok kişinin kafasını karıştıran soru şudur: Aynı gün için neden iki farklı yıl numarası yazılıyor ve bu numaralar neden birbirine bu kadar yakın? Cevap, Rûmî takvimin doğuşunda saklıdır.
Rûmî takvim 1840'ta kullanılmaya başladığında, yıl numarası olarak o sırada geçerli olan Hicrî yıl, yani 1256 alındı. Ancak bu andan itibaren iki takvim farklı hızlarda ilerledi. Rûmî yıl güneş yılıdır ve yaklaşık 365 gün sürer; Hicrî yıl ise ay yılıdır ve yaklaşık 354 gün sürer. Hicrî takvim her yıl yaklaşık 11 gün öne geçtiği için, aşağı yukarı her 33 güneş yılında Hicrî yıl numarası Rûmî yıl numarasından bir yıl daha ileri gider.
| Milâdî yıl (yaklaşık) | Rûmî yıl | Hicrî yıl |
|---|---|---|
| 1840 | 1256 | 1256 |
| 1876 | 1292 | 1293 |
| 1908 | 1324 | 1326 |
| 1923 | 1339 | 1341 |
Tablodaki eşleşmeler yaklaşıktır, çünkü Rûmî ve Hicrî yıllar farklı aylarda başlar ve bir Milâdî yıl genellikle iki Hicrî yılın parçalarını içerir. Yine de genel eğilim açıktır: 1840'tan uzaklaştıkça iki yıl numarası arasındaki fark büyür. Bir belgede iki yıl numarası birlikte yazılmışsa, küçük olanın Rûmî, büyük olanın Hicrî olduğunu bu sayede kolayca anlayabilirsiniz.
Hicrî ay nasıl başlar ve kaç gün çeker?
Hicrî ay, geleneksel olarak yeni ayın ilk ince hilâlinin görülmesiyle başlar. Osmanlıcada hilâlin gözlenmesine رؤیت هلال rü'yet-i hilâl denir; هلال hilâl yeni ayın ince yayıdır. Hilâl görülemediğinde ay 30 güne tamamlanır. Bu nedenle Hicrî aylar 29 ya da 30 gün çeker ve hangi ayın kaç gün süreceği önceden kesin olarak bilinemeyebilir.
Bu durumun belge okuyan biri için pratik bir sonucu vardır: Hicrî bir tarihin Milâdî karşılığı, dönüşüm tablolarında bir gün kadar farklı çıkabilir. Hesaplanmış takvim ile gözleme dayanan uygulama arasında küçük farklar olması doğaldır. Kesin gün gerektiren durumlarda Türk Tarih Kurumu gibi kurumların yayımladığı tarih çevirme kılavuzlarına ya da güvenilir çevrimiçi dönüştürücülere başvurmak gerekir.
"Ay" kavramı için Osmanlıcada üç kelime kullanılır. Türkçe آی ay hem gökteki ayı hem de takvim ayını anlatır. Arapça شهر şehr "ay" demektir; çoğulu شهور şuhûr "aylar"dır. Farsça ماه mâh ise hem gökteki ay hem takvim ayı anlamında, özellikle edebî dilde ve kalıp ifadelerde görülür. Bu üç kelimeyi tanımak, ay adlarının geçtiği cümleleri anlamayı kolaylaştırır.
Hicrî ayların dinî ve kültürel önemi
Hicrî aylar yalnızca resmî tarihlerde değil, dinî ve kültürel hayatın takviminde de belirleyicidir. Osmanlı toplumunda yılın önemli gün ve geceleri Hicrî aylara göre belirlenirdi. Türkiye'de bugün de yaygın olarak bilinen bazı günler şunlardır:
- 10 Muharrem: Âşûrâ günü.
- 12 Rebîülevvel gecesi: Mevlid Kandili.
- Receb ayının ilk cuma gecesi: Regaib Kandili.
- 27 Receb gecesi: Mîrac Kandili.
- 15 Şâbân gecesi: Berat Kandili.
- Ramazan ayı: Oruç ayı; Kadir Gecesi geleneksel olarak 27 Ramazan gecesi kabul edilir.
- 1 Şevvâl: Ramazan Bayramı'nın ilk günü.
- 10 Zilhicce: Kurban Bayramı'nın ilk günü.
Receb, Şâbân ve Ramazan ardışık olarak "üç aylar" diye anılır. Bu bilgiler, Osmanlı dönemi metinlerde geçen "Ramazan-ı şerîf" ya da "Muharrem" gibi ifadelerin hangi zaman dilimine işaret ettiğini anlamanızı kolaylaştırır. Örneğin bir hatıratta "bayramdan bir gün önce" deniyorsa, metnin Hicrî tarihinden hangi bayramın kastedildiğini çıkarabilirsiniz.
Halk takviminde ise güneş yılına dayanan başka bir bölünme de vardı: Yıl, Hıdırellez (Rûz-ı Hızır, bugünkü takvimle 6 Mayıs) ve Kasım günü (bugünkü takvimle 8 Kasım) ile yaz ve kış diye iki parçaya ayrılırdı. Bu halk takvimi tarım, hayvancılık ve kira dönemleri gibi gündelik işlerde uzun süre kullanılmıştır.
Osmanlıca ay adlarını okurken nelere dikkat etmeli?
Bir belgede ay adını gördüğünüzde ilk sorulacak soru, ayın hangi diziye ait olduğudur. Bunu anlamanın birkaç pratik yolu vardır:
- Ad bakımından: Muharrem'den Zilhicce'ye uzanan adlar Hicrî, Mart'tan Şubat'a uzananlar Rûmîdir. İki dizide ortak ad yoktur.
- Yıl bakımından: Aynı dönemde Rûmî yıl numarası Hicrî yıl numarasından daha küçüktür. Örneğin 1900 yılı civarında Hicrî yıl 1317-1318, Rûmî yıl 1315-1316 dolaylarındadır. İki yıl arasındaki fark zamanla büyür, çünkü Hicrî yıl daha kısadır.
- Belge türü bakımından: Mali kayıtlarda, bütçelerde ve geç dönem resmî yazışmalarda Rûmî tarih sıktır. Kadı sicilleri, vakfiyeler, kitabeler ve mezar taşlarında Hicrî tarih ağır basar. Mezar taşlarındaki tarihleri okumak için Osmanlıca mezar taşı okuma yazısına bakabilirsiniz.
- İbare bakımından: Tarihin yanında رومی, مالی ya da هجری kelimelerinden biri yazıyorsa iş kolaylaşır.
Ay adlarını okurken harfleri de dikkatle izleyin. محرم ile مارت aynı harfle (mim) başlar ama ikinci harf (ح ya da ا) hemen farkı gösterir. شوال ile شعبان ve شباط ise üçü de şın ile başlar; Hicrî kısaltmada şın'ın Şâbân'a, lam'ın Şevvâl'e ayrılmış olmasının sebebi budur.
Ay adlarını öğrenmek için çalışma önerileri
Yirmi dört ay adını kısa sürede öğrenmek mümkündür. Aşağıdaki sıra işinizi kolaylaştırır:
- Önce Rûmî ayları öğrenin. Sekizi bugün de kullandığımız adlardır; yalnızca Teşrîn ve Kânûn çiftlerini yeni öğrenmeniz gerekir. Arap harfli yazımlarını okumak, harf tanıma pratiği için de iyidir.
- Hicrî ayları çiftler hâlinde çalışın. Rebî, Cemâzî ve Zil çiftlerini birlikte öğrenmek, "evvel/âhir" mantığını ve kısaltmalardaki fazladan elifi kavramanızı sağlar.
- Kısaltma tablosunu ayrı bir kartla ezberleyin. Önüne tek harf koyup ayı tahmin edin. On iki kart, kısa bir tekrar süresi için yeterlidir.
- Gerçek tarihlerle pratik yapın. Kitabelerde, gazete künyelerinde ve dijital arşivlerdeki belgelerde ay adlarını arayın. Belge okumaya genel bir giriş için Osmanlıca belge okuma yazısı yol gösterici olur.
- Günlerle birleştirin. Bir tarih satırında ay adının yanında haftanın günü de bulunabilir. Gün adlarının yazılışı için Osmanlıca günler yazısını okuyun.
Tarihlerde harflerin sayı değeri de karşınıza çıkabilir. Özellikle kitabelerde ve şiirlerde yıl, harflerin ebced değerleri toplanarak verilir; buna "tarih düşürme" denir. Bu yöntemi Ebced hesabı yazısında ayrıca ele alıyoruz. Osmanlıca okumanın temellerini sistemli biçimde ilerletmek için ise dersler sayfasındaki sıralamayı izleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Osmanlıca aylar nelerdir?
Osmanlı belgelerinde iki ay dizisi kullanılır. Rûmî aylar Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Teşrîn-i evvel, Teşrîn-i sânî, Kânûn-ı evvel, Kânûn-ı sânî ve Şubat'tır. Hicrî aylar ise Muharrem, Safer, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemâziyelâhir, Receb, Şâbân, Ramazan, Şevvâl, Zilkade ve Zilhicce'dir.
Teşrinievvel, Teşrinisani, Kânunuevvel ve Kânunusani hangi aylardır?
Teşrîn-i evvel Ekim, Teşrîn-i sânî Kasım, Kânûn-ı evvel Aralık, Kânûn-ı sânî ise Ocak ayıdır. Bu dört ayın adı Türkiye'de 1945'te bugünkü Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak adlarıyla değiştirilmiştir.
Rûmî yıl neden Mart'ta başlar?
1840'ta mali işler için kullanılmaya başlanan Rûmî (Mâlî) takvimde yıl, vergi ve hasat dönemine uygun olarak Mart ayında başlıyordu. 1917'deki düzenlemeden sonra Rûmî yılın başı Ocak ayına alındı.
Osmanlı belgelerinde Hicrî ay kısaltmaları nasıl okunur?
Hicrî aylar belgelerde çoğunlukla tek ya da iki harfle kısaltılır: Muharrem mim, Safer sad, Rebîülevvel re-elif, Rebîülâhir re, Cemâziyelevvel cim-elif, Cemâziyelâhir cim, Receb be, Şâbân şın, Ramazan nun, Şevvâl lam, Zilkade zel-elif, Zilhicce zel ile gösterilir. Kısaltma tarih satırında, günü gösteren rakamdan sonra gelir.
Hicrî ve Rûmî ayları birbirine eşleyebilir miyim?
Hayır. Hicrî aylar ay yılına dayandığı için her yıl güneş yılına göre yaklaşık 11 gün geriye kayar; bu yüzden Muharrem bazen kışa, bazen yaza denk gelir. Rûmî aylar ise güneş yılına bağlıdır ve mevsimlerle sabit kalır. İki dizi arasında sabit bir eşleşme yoktur; çeviri için dönüşüm tablosu gerekir.
Belgelerde 'gurre' ve 'selh' ne anlama gelir?
Gurre ayın ilk günü, selh ise ayın son günü demektir. Osmanlı tarih kayıtlarında ayın ilk on günü için evâil, ortadaki on gün için evâsıt, son on gün için evâhir ifadeleri de kullanılır.